8. Ceza Dairesi 2023/1550 E. , 2024/7800 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/2622 D.İş SUÇ : Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 28.01.2022 tarihli kararı ile şüpheli hakkında gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu karara karşı şik…
**8. Ceza Dairesi 2023/1550 E. , 2024/7800 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/2622 D.İş SUÇ : Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 28.01.2022 tarihli kararı ile şüpheli hakkında gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu karara karşı şikayetçinin itirazda bulunması üzerine Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.04.2022 tarihli kararı ile itirazın süresinde yapılmaması nedeniyle reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.03.2023 tarihli ve 2022/22790 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2023 tarihli ve KYB-2023/38884 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2023 tarihli ve KYB-2023/38884 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliğince, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 28/01/2022 tarihli kovuşturmaya yer olmadığı kararının müştekiye 02/03/2022 tarihinde elektronik yolla tebligatın yapıldığı, aynı gün tebligatın alıcısı tarafından açıldığı, tebliğin 02/03/2022 tarihinde yapıldığı, buna rağmen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itirazın 17/03/2022 tarihinden sonra 18/03/2022 tarihinde 15 günlük süreden sonra yapıldığından bahisle süre yönünden itirazın reddine karar verildiği anlaşılmış ise de; 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinde; "Tebligata elverişli bir elektronik adres vererek bu adrese tebligat yapılmasını isteyen kişiye, elektronik yolla tebligat yapılabilir. Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle belirlenir." hükümleri dikkate alındığında, elektronik yolla müşteki ...'nin 15602-06155-94765 sayılı UETS elektronik posta adresine 02/03/2022 tarihinde yapılan tebliğin 5 gün sonra 07/03/2022 tarihinde tebliğ yapılmış sayılması gerektiği ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 173/1. maddesinde yer alan "Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir." şeklindeki düzenlemeler uyarınca, 15 günlük yasal itiraz süresinin 22/03/2022 salı günü sona erdiği, müşteki tarafından 18/03/2022 tarihinde UYAP üzerinden gönderdiği dilekçesinin yasal süresinde olduğu kabul edilerek, itirazın esastan incelenmesi yerine yazılı şekilde usulden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 28.01.2022 tarihli kararı ile şüpheli hakkında gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Bu karara karşı şikayetçi, 18.03.2022 tarihli dilekçesi ile itirazda bulunmuştur. Şikayetçinin itirazı üzerine Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.04.2022 tarihli kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın şikayetçiye 02.03.2022 tarihinde elektronik yolla tebligatın yapıldığı, aynı gün tebligatın alıcısı tarafından açıldığı, tebliğin 02.03.2022 tarihinde yapıldığı, buna rağmen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itirazın 17.03.2022 tarihinden sonra 18.03.2022 tarihinde 15 günlük süreden sonra yapıldığı belirtilerek itirazın süresinde yapılmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir. 2. 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinde; "Tebligata elverişli bir elektronik adres vererek bu adrese tebligat yapılmasını isteyen kişiye, elektronik yolla tebligat yapılabilir. Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle belirlenir.” 5271 sayılı Kanun'un 173 üncü maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası; "(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 28.01.2022 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın şikayetçiye elektronik yolla 02.03.2022 tarihinde yapılan tebliğin 5 gün sonra 07.03.2022 tarihinde tebliğ yapılmış sayılması gerektiğinden, şikayetçinin 18.03.2022 tarihli itirazının yasal süresinde olduğu kabul edilerek, itirazın esastan incelenmesi yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.04.2022 tarihli ve 2022/2622 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2024 tarihinde karar verildi.