7. Ceza Dairesi 2011/7217 E. , 2012/1141 K. "" 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet eyleminden dolayı ... hakkında anılan Kanun'un 3/13.maddesine aykırılıktan 270.000 Türk Lirası idari para cezası uygulanmasına dair Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27.04.2009 tarihli ve 2009/391-356 sayılı idari para cezası kararına yapılan itirazın kabulüne, itiraz eden hakkında Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2008 tarihli ve 2008/119 sayılı kararıyla v…
**7. Ceza Dairesi 2011/7217 E. , 2012/1141 K.** **"İçtihat Metni"** 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet eyleminden dolayı ... hakkında anılan Kanun'un 3/13.maddesine aykırılıktan 270.000 Türk Lirası idari para cezası uygulanmasına dair Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27.04.2009 tarihli ve 2009/391-356 sayılı idari para cezası kararına yapılan itirazın kabulüne, itiraz eden hakkında Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2008 tarihli ve 2008/119 sayılı kararıyla verilen idari para cezasının kaldırılmasına ilişkin Kadıköy 5.Sulh Ceza Mahkemesinin 16.07.2010 tarihli ve 2009/545-545 değişik iş sayılı kararına yapılan itirazın kabulüne, Kadıköy 5.Sulh Ceza Mahkemesinin 16.07.2010 tarihli ve 2009/545-545 değişik iş sayılı kararının kaldırılmasına dair KADIKÖY 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 24.11.2010 tarihli ve 2010/1324 müteferrik sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 27.04.2011 gün ve 22473 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 09.06.2011 gün ve KYB. 2011-192236 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, suça konu Almanya'ya ihraç edilen streç film cinsi eşyanın ihracına yönelik olarak eşyaların beyana ve faturasına uygunluğunun ... Gümrük Müdürlüğünde yapıldığı, daha sonra kap adedi kontrolü yapılmak suretiyle mevzuatın öngördüğü tüm işlemlerin yapılarak aracın mühürlenmek suretiyle yurtdışına çıkışının sağlandığı, aracın yurtdışına çıkışından sonra kabahatlinin bir sorumluluğunun bulunmadığı, bu hususun dosyaya sunulan 14.07.2010 tarihli bilirkişi raporu ile de desteklendiğinin anlaşılması karşısında, itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere kanun yararına bozmaya konu olabilecek yasaya aykırılık halleri uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usul hatalarıdır. Buna göre, maddi ceza yasaları ile yargılama yasası kurallarına aykırılık hallerinde bu yola başvurulması mümkün olmakla birlikte hakimin takdir, tercih ve değerlendirmesine ilişkin sorunlar bakımından anılan yola gitme olanaksızdır. Kanun yararına bozma talebine konu olayda mahkemece, dava dosyasındaki tüm deliller birlikte incelenip tartışılarak bu hususların da delil takdiri yapılmak suretiyle karar verilmiş olup, delil takdirine dayanan karar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınan kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 01.02.2012 günü oyçokluğuyla karar verildi. (Muhalif) (Muhalif) KARŞI OY