4. Hukuk Dairesi 2022/7209 E. , 2024/2599 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/405 E., 2022/405 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/21100 DAVA TARİHİ : 28.09.2021 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi/İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/41766 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilm…
**4. Hukuk Dairesi 2022/7209 E. , 2024/2599 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/405 E., 2022/405 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/21100 DAVA TARİHİ : 28.09.2021 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi/İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/41766 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.09.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 42.000,00 TL talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;sigortalı araç sürücüsü ile davacı arasında uzlaşma sağlandığından davanın CMK'nın 253/19 uncu maddesi uyarınca esastan reddi gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranına göre yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...uzlaştırma tutanağının dosyaya kazandırıldığı, kaza nedeniyle tüm sorumlular açısından dava açılamayacağı" gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir. B. İtiraz sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; dosya kapsamındaki uzlaşmanın ceza dosyasına ilişkin olduğunu, davacının uğramış olduğu bedeni zarara ilişkin olmadığını belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamındaki uzlaşmanın ceza dosyasına ilişkin olup davacının uğramış olduğu bedeni zarara ilişkin olmadığını, bir hakkın doğumundan önce feragatın mümkün olmadığını, maluliyet raporunun 30.07.2021 tarihli olduğunu ve müvekkilinin rapor tarihinde maluliyetinden haberdar olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile tazminat miktarına ilişkin olup da yetersiz ve fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmaların geçersiz olduğunu, uzlaştırma tutanağının teselsülden feragat niteliği taşımadığını, TBK'nın 28 inci maddesine göre hak düşürücü süre içinde her zaman sözleşme ile bağlı olmadığının ileri sürülebileceğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zarardan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Anayasa Mahkemesi'nin 18.10.2023 yürürlük tarihli iptal kararı. 3. Değerlendirme Somut olayda, davacı trafik kazası nedeni ile uğramış olduğu bedensel zarara ilişkin olarak tazminat talep etmekte olup, Uyuşmazlık Hakem Heyetince; ceza soruşturması safhasında davacı ile sanık sürücü arasında (edimli) uzlaşma sağlanmış olması nedeni ile davacının talebi reddedilmiş ve İtiraz Hakem Heyeti davacının itirazını reddetmiştir. Anayasa Mahkemesi 26.07.2023 tarihli kararı ile, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değiştirilen 253 üncü maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün; "...5271 sayılı Kanun’un itiraz konusu kuralın yer aldığı 253 üncü maddesinin (5) numaralı fıkrasında uzlaşma teklifinde bulunulması hâlinde kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukuki sonuçlarının anlatılacağı belirtilmiştir. Buna göre ilgililere uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda tazminat davası açamayacakları yönünde bilgi verilecektir. Dolayısıyla kişinin tazminat davası açamayacağının bilincinde olmadan uzlaşması ihtimalinin önüne geçebilecek önemli bir güvence bulunmaktadır. Bununla birlikte anılan maddenin (17) numaralı fıkrasında Cumhuriyet savcısının uzlaşmanın tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlemesi hâlinde uzlaştırma raporunu veya ilgili belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza edeceği belirtilmek suretiyle uzlaşmanın ilgililerin özgür iradeleriyle gerçekleşmesine, ayrıca bu kapsamdaki edimin hukuka uygunluğunun sağlanmasına yönelik bir hüküm de öngörülmüştür. Uzlaşma sürecinde suç nedeniyle ortaya çıkan tüm sonuçların öngörülebildiği ve gerçek zararın belirlenebildiği durumlarda uzlaşan kişinin tazminat davası açamaması anayasal bir soruna sebep olmayacaktır. Zira anılan süreçte öngörülebilen ve hesaplanabilen zararlar yönünden uzlaşılması durumunda ilke olarak uyuşmazlık ortadan kalkacaktır. Buna göre uzlaşan kişinin tazminat davası açamamasının katlanılamayacak bir külfet olmadığından söz edebilmek için soruşturma konusu suç nedeniyle uğranılan zarar, uzlaşma görüşmeleri esnasında en azından yaklaşık olarak belirlenebilmelidir Suç teşkil eden fiil nedeniyle uğranılan zararın uzlaşma süreci içinde bilinmesi her durumda mümkün olmayacaktır. Özellikle maluliyet oranı gibi teknik bazı verilere ihtiyaç duyulan hâllerde uzlaşma süreci içinde zararın sağlıklı şekilde belirlenebilmesi güçleşecektir. Buna göre ilgililerin uzlaşmanın sağlanması durumunda edimi aşan ve tazminat davasına konu edilemeyecek zarara ilişkin her durumda eksiksiz ve doğru bilgiye sahip olabilecekleri söylenemez. Bu bağlamda uzlaşma görüşmeleri esnasında sağlıklı şekilde belirlenmesi güç olan veya öngörülmesi mümkün olmayan zararlara ilişkin açılacak davalar yönünden herhangi bir ayrım yapılmaksızın uzlaşma sağlandığında tazminat davası açılamayacağını düzenleyen kuralla ilgililere katlanamayacakları bir külfet yüklenmiştir. Sonuç olarak kuralda yargının iş yükünün azaltılması amacı ile mahkemeye erişim hakkına getirilen sınırlama arasında makul bir denge kurulamadığı değerlendirilmiştir." gerekçeleri ile Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş, iptal kararı Resmi Gazete’de yayımladığı 18.10.2023 tarihi itibarı ile yürürlüğe girmiştir. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince işin esasına girilerek, davacının tazminat alacağı bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davacının itirazının reddine karar verilmiş olması doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine 07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.