Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/735 E. , 2024/2545 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/735 Karar No : 2024/2545 TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR): 1- ... Tarım İşletmeleri Anonim Şirketi 2- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : ..., Hukuk Müşaviri İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul İli, Silivri İlç
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/735 E. , 2024/2545 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/735 Karar No : 2024/2545 TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR): 1- ... Tarım İşletmeleri Anonim Şirketi 2- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : ..., Hukuk Müşaviri İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul İli, Silivri İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel (eski ... ada, ... parsel) sayılı taşınmaz üzerinde, "Lisanssız Rüzgar Enerji Santrali Projesi Kapasitesi Artışı (1 Türbin 4,2 MWM/4,2 MWE'den, toplam 2 Türbin MWM/9,2'ye Çıkarılması) projesiyle ilgili 18/07/2023 tarihli "nihai çevresel etki değerlendirme (ÇED) raporunun" iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; ÇED Yönetmeliğinin Ek-1 listesinde yer alan veya Bakanlıkça "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı verilen projeler için ÇED raporunun hazırlanmasının nihai işlemin tesisi için uygulanması zorunlu bir hazırlık işlemi niteliğinde olduğu, nihai işlemin ÇED sürecinin sonlandırılarak dosyanın iade edilmesi veya ÇED Olumlu/Olumsuz kararlarının verilmesiyle ortaya çıkacağı, bu nedenle nihai karar öncesi hazırlanan ÇED raporunun ise, kesin ve icrai sonuç doğurmayacağı açıktır. Bu durumda; dava konusu ÇED raporunun idari davaya konu olabilecek kesin ve icrai bir işlem niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Nitekim, Danıştay Altıncı Dairesinin 02/03/2022 tarih ve E:2021/10525, K:2022/2516 sayılı kararı da bu yöndedir. Belirtilen gerekçelerle; dava konusu işlem, idari davaya konu olabilecek kesin ve icrai bir işlem niteliğinde bulunmadığından, davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, İdare Mahkemesince; dava dilekçesinin bir bütün olarak dikkate alınması suretiyle açılan davanın ÇED Olumlu kararına ilişkin olduğu yönünde nitelendirme yapılması veya dava konusunun belirlenmesi amacıyla 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesi uyarınca dava dilekçesinin reddine karar verilmesi mümkün iken, davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi hakkaniyete, hak arama hürriyetine, usul ve yasaya aykırı olduğu, kaldı ki internet sitesinde ÇED Olumlu kararının ayrıca ilan metninin olmadığı ve bu ilanda da ÇED raporuna atıf yapılması nedeniyle ÇED raporunun içeriğine ulaşılabildiği, sonuç olarak asıl amacın ÇED Olumlu kararının iptali olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın açıldığı 28/12/2023 tarihi itibarıyla söz konusu projeyle ilgili 02/10/2023 tarihli "ÇED Olumlu" kararının verildiği ve internette yer alan ÇED Olumlu kararına dair ilan metninden de ÇED raporuna ulaşılabildiği dikkate alındığında, dava dilekçesinde dava konusu işlem olarak, dava tarihi itibarıyla çok önce verilmiş olan ÇED Olumlu kararı yerine ÇED raporunun sehven gösterilmiş olduğu sonucuna varıldığından, 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca sırasıyla inceleme yapılmak suretiyle karar verilmek üzere, Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve Başkan ... ile üye ...'in, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararların ivedi yargılama usulüne tabi olduğu, dolayısıyla proje sahibi tarafından sunulan nihai ÇED raporunun bu kapsamda yer almadığı dikkate alındığında, yalnızca nihai ÇED raporuna karşı açılan davanın ivedi yargılama usulüne tabi olmadığı sonucuna varıldığından, İdare Mahkemesi kararı hakkında istinaf incelemesi yapılmak üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesi gerektiği yönündeki azlık oylarına karşın, nihai ÇED raporunun, idarece verilecek ÇED kararından bağımsız değerlendirilemeyeceğinden, nihai ÇED raporuna karşı açılan davanın da ÇED kararına karşı açılan davada olduğu gibi ivedi yargılama usulüne tabi olduğu sonucuna varılarak, işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 17/04/2024 tarihinde usulde oyçokluğuyla, esasta oybirliğiyle karar verildi.