1. Hukuk Dairesi 2021/9578 E. , 2022/2492 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : MEN'İ MÜDAHALE VE KAL Taraflar arasında görülen men'i müdahale ve kal davasında bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine vekili, Anayasa’nın…
**1. Hukuk Dairesi 2021/9578 E. , 2022/2492 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : MEN'İ MÜDAHALE VE KAL Taraflar arasında görülen men'i müdahale ve kal davasında bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine vekili, Anayasa’nın 43. maddesi ve Kıyı Kanunu’nun 5. ve 6. maddelerindeki açık düzenlemelere rağmen davalı ... İşl. ve İnş. San. Tic. A.Ş. tarafından davaya konu 2447 parsel sayılı taşınmazın önüne isabet eden devletin hüküm ve tasarrufu altındaki kıyıda ve deniz yüzeyinde gölgelik, kıyı düzenlemesi şeklinde inşaat işi ve 2 adet iskele yapılarak işgal edildiğinin idarece yapılan denetimde tespit edildiğini; yine davalı ... İşl. Taah. Tur. Tic. Ltd. Şti.’nin de aynı yerde bazı müdahalelerle iskele yapmak suretiyle anılan yerleri işgal ettiğinin tespit edildiğini ileri sürerek, davalıların kıyı vasfındaki alana ve deniz yüzeyine yönelik müdahalelerinin menine ve taşınmaz üzerindeki tüm muhdesatların kaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 2.1. Davalı ... İşl. ve İnş. San. Tic. A.Ş. vekili, zilyetliğe ilişkin davada sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, davaya konu yerlerin müvekkili tarafından 10 yılı aşkın süredir kullanıldığını ve 2001 yılından beri ecrimisil ödendiğini, davanın TMK’nın 984. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinde açılmadığını, dosyada kıyı kenar çizgisinin kesinleştiğine ilişkin belge bulunmadığını, müvekkili şirket kamu hizmeti gördüğünden kamu yararına aykırı yapılaşmanın bulunmadığını, gölgelik ve şezlongların müdahalenin menine konu edilecek taşınmaz niteliğinde yapılaşma sayılamayacağını, bu muhdesatların taşınabilir ve mevsimlik olduğunu, 2 adet iskelenin ise müvekkili tarafından yapılmayıp önceden de var olan ve ... botlarının yanaştığı kamu kullanımına açık iskeleler olduğunu, 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 12. ve 13. maddelerinde Turizmi Teşvik Kanunu’na göre turizm bölgelerinde yapılabilecek tesislerin belirlendiğini, bu nedenle kıyıda uygulama imar planı bulunup bulunmadığı tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin anılan kanundan yararlandığını, bu nedenle kıyıdan yararlanmanın müvekkilinin hakkı olduğunu, bu tesislerin özelliği gereği kıyıdan başka yerde yapılmasının mümkün olmadığını, kali istenen iskelelerle ilgili olarak müvekkilinin izinlerinin bulunduğunu ve kurum yazışmalarının tamamlanmasının beklendiğini, Bodrum Belediye Başkanlığı İmar Müdürlüğü İmar Planı suretinde de bu durumun mevcut bulunduğunu, 2001 yılı için şezlong alanı ve iskele için ecrimisil tahakkuk ettirilmiş olmasının da bu bölümün mevzuata uygun kullanıldığını göstereceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.