T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/7 - 2026/78 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/7 KARAR NO : 2026/78 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/10/2024 NUMARASI : 2023/791 Esas - 2024/1066 Karar OĞLU - [16684-86955-26042] UETS DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 22/01/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 06/02/202…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/7 - 2026/78 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/7 KARAR NO : 2026/78 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/10/2024 NUMARASI : 2023/791 Esas - 2024/1066 Karar OĞLU - [16684-86955-26042] UETS DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 22/01/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 06/02/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı taraf vekillerince süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.12.2022 tarihinde müvekkili ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Anadolu Otoyolu 63. km mevkiinde seyir halinde iken yolun sol kısmında bulunan çelik bariyerlere çarpması sonucu sol şeritte hasarlı vaziyette beklemekte iken, aynı istikamette seyreden sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımları ile çarpması sonucu meydana gelen kazada, müvekkili ...’in yaralandığını, Ankara Bilkent Şehir Hastanesinde tedavi gördüğünü, sürekli ve geçici iş göremezliğe maruz kaldığını, bakıcı ihtiyacı doğduğunu, Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen raporda müvekkilinin % 28 oranında sürekli engelinin bulunduğunun tespit edildiğini, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkilinin ise herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kaza tespit tutanağında kazaya sebebiyet veren aracın ... Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı olduğu yazılmış ise de yapılan başvuruda poliçenin daha önce vefat eden malik adına düzenlendiğinin, bu sebeple batıl olduğunun ve iptal edildiğinin, mevcutta poliçenin bulunmadığının bildirildiğini, bu sebeple ve ... Yönetmeliğinin 9/1-b maddesi uyarınca uğranılan zararlardan ... sorumlu olacağını, 10.02.2023 tarihinde e-mail yoluyla davalı ... başvuruda bulunulduğunu ancak taleplerinin karşılanmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek, HMK m. 107 uyarınca geçici ve sürekli iş göremezlik ile bakıcı gideri olarak şimdilik 50.000,00TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 13.11.2023 tarihli dilekçesinde; 50.000,00TL’lik maddi tazminat talebinin 48.000,00TL’sinin sürekli iş göremezliğe, 1.000,00TL’sinin geçici iş göremezliğe, 1.000,00TL’sinin bakıcı gideri tazminatına ilişkin olduğunu açıklamıştır. Davacı vekili 09/09/2024 tarihli dilekçe ile bedel artırım talebinde bulunmuş ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 288.288,83TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 12.403,53TL'ye ve bakıcı gideri tazminatı talebini 1.271,29TL'ye artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; 17.12.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası ile ilgili olarak ... tarafından yazılı başvuru dilekçesinin müvekkiline tebliğ edildiğini, yapılan inceleme sonucu kazaya karışan ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş nezdinde geçerli bir Zorunu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bulunduğu gerekçesiyle başvurunun reddedildiğini, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar ZMMS poliçesi bulunup bulunmadığı hususunun tespitini talep ettiklerini, ... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli bir ZMMS poliçesinin bulunmadığının tespiti durumunda öncelikle kazanın oluşumundaki kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, sorumluluklarının ZMMS poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zarar ile sınırlı olduğunu, SGK tarafından zarar görenlere gelir bağlanıp bağlanmadığının, müterafik kusurlarının olup olmadığının araştırılması ve gerekli indirimlerin yapılması gerektiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 17/12/2022 tarihinde, ... plakalı araç sürücüsü davacı ...'in Anadolu otoyolunun 63. kilometresinde tek taraflı olarak karıştığı kaza neticesinde çelik bariyerlere çarpması sonucu yol kenarında duruşa geçerek 1. kazanın meydana geldiği, aracın kazalı bir şekilde yol kenarında beklediği sırada maliki dava dışı ... olan, sürücüsü dava dışı ... olan ... plakalı aracın ön kısmıyla yol kenarında kazalı olarak bekleyen ... plakalı aracın sol kısmına çarpmasıyla 2. kazanın meydana geldiği, bu kazada davacı sürücü ...'in yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde ...'in asli düzeyde %85 oranında, sürücü ...'ın ise tali düzeyde %15 oranında kusurlu olduğu, karşı aracın kaza tarihinde geçerli bir trafik sigortası bulunmadığı, kaza nedeniyle davacının Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engel oranının %30 olduğu, 9 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 1 ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu, devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı, aktüer bilirkişi raporuna göre davacının 12.403,53TL geçici iş göremezlik, 288.288,83TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile, 1.271,29TL bakıcı gideri talep edebileceği gerekçesiyle; davanın kabulü ile 12.403,53TL geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, hüküm altına alınan tutara temerrüt tarihi olan 23/02/2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davalı ... sorumluluğunun ZMMS poliçeleri limiti olan 1.000.000,00TL ile sınırlı tutulmasına, 288.288,83TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, hüküm altına alınan tutara temerrüt tarihi olan 23/02/2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davalı ... sorumluluğunun ZMMS poliçeleri limiti olan 1.000.000,00TL ile sınırlı tutulmasına, 1.271,29TL bakıcı gideri tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, hüküm altına alınan tutara temerrüt tarihi olan 23/02/2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davalı ... sorumluluğunun ZMMS poliçeleri limiti olan 1.000.000,00TL ile sınırlı tutulmasına karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece müvekkilinin %85 oranında kusurlu olduğuna yönelik tespitini kabul etmediklerini, olay tarihinde Anadolu Otoyolu üzerinde seyir halinde olan müvekkilinin çelik bariyerlere çarpması sonucu meydana gelen kaza sonrası sol şeritte aracı hasarlı vaziyette beklemekte iken aynı istikamette sol şeritte seyir halende bulunan sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki araçla çarpması sonucu meydana gelen kazada sürücü ...’ın kusurlu olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, ilk kaza sonrası dörtlülerini yakarak indiği aracının yanında beklediği sırada ...’ın aracına çarpması ile savrularak yere düştüğünü, olay yerinde fren izi bulunmadığını, oluş şekli itibariyle kazada davalı tarafın asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkili asgari ücret üzerinde gelir elde ettiği halde aktüer bilirkişi raporunda asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılmasının doğru olmadığını ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kazaya neden olduğu ileri sürülen ... plakalı aracın ... Sigorta AŞ. nezdinde geçerli bir sigortası olduğu için davacının başvurusunun reddedildiğini, müvekkilinin bu sebeple sorumlu olmadığını, poliçenin tespiti sonrasında geçerliliğinin değerlendirilmesi için iptal işlemlerinin yerine getirilmesi gerektiğini, poliçenin geçerliliğinin ilk derece mahkemesi tarafından denetime elverişli şekilde değerlendirilmediğini, hükme esas alınan raporlara yönelik itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini, aktüer bilirkişi raporundaki hesap yönteminin doğru olmadığını, maluliyete ilişkin raporun da yetkili sağlık kuruluşu tarafından düzenlenmediğini, davacı fiziken muayene edilmeden maluliyet belirlemesi yapılmasının hatalı olduğunu, Bilkent Şehir Hastanesi raporunda davacının araç içinden fırladığına dair bir tespit yer aldığından bu durumun müterafık kusur olarak indirilmesi gerektiğini, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmadan karar verildiğini müvekkilinin geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararlarından sorumlu olmadığını, kusur tespitinin hatalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacının %100 kusurlu olduğunu, hükmedilen alacağa 23/02/2023 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 17/12/2022 günü saat 04:00 sıralarında davacı/sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Anadolu Otoyolu 63. kilometrede seyir halinde iken yolun sol kısmındaki çelik bariyerlere çarparak sol şeritte kazalı olarak durmakta iken, aynı istikamette sol şeritte seyir halinde bulunan dava dışı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımları ile davacıya ait araca çarpması neticesinde ikinci kazanın meydana geldiği, kaza nedeniyle yararlanan davacı tarafından maddi zararlarının ödetilmesi istemi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... isimli kişi adına kayıtlı olduğu, ...’ın kaza tarihi olan 17/12/2024 tarihinden önce 11/12/2022 tarihinde öldüğü fakat ölü kişi adına ... Sigorta AŞ. nezdinde 14/12/2022-14/12/2023 tarihlerini kapsar şekilde düzenlenen ZMMS poliçesinin daha sonra dava dışı sigorta şirketi olan ... Sigorta AŞ. tarafından zeyilname düzenlenmek suretiyle iptal edildiği, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından gönderilen yazı ile kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar şekilde ZMMS poliçesi bulunmadığının bildirildiği anlaşılmış olup, kaza tarihi itibariyle geçerli bir trafik sigorta poliçesi bulunmayan ... plakalı araç ile ilgili olarak davalı ...’na husumet yöneltilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. İlk derece mahkemesi tarafından dava konusu kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur durumunun tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, alınan raporda davacı ...’in %85 oranında, ... plakalı araç sürücüsünün ise %15 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiş olup, belirlenen kusur oranı dosya kapsamına ve oluşa uygun düştüğü gibi, Kahramankazan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 16/03/2023 tarihli rapor ile de benzer mahiyette olduğundan, taraf vekillerinin ilk derece mahkemesince benimsenen kusur tespitine yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Dava konusu kaza nedeniyle davacı ...’in maluliyet durumunun tespiti için Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 07/12/2023 tarihli raporda kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının engel oranının %30 olduğu, 9 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 1 ay süresince başkasının bakımına ihtiyaç duyduğu mütalaa edilmiş, 18/03/2024 tarihli ek raporda ise; “Yukarıda muayene ve rapor tetkik bulguları bildirilen ... ve ... oğlu, 03/03/1980 doğumlu, ... T.C. numaralı, ...’in 17/12/2022 tarihinde geçirmiş olduğu iki trafik kazası ile ilgili, 2022/Oto-458 kaza sıra numaralı trafik kaza tespit tutanağı, kaza krokisi, hasarlanan araç görüntüleri ve Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi 16/03/2023 tarihli ve 6855-2304 sayılı rapor tarafımızca incelenmiş olup bu belgelere göre, 17/12/2022, olay mahalli yerleşim yeri dışı, zemin asfalt, yol yüzeyi kuru, hava açık, vakit gece, aydınlatma yok, ışıklı/sesli işaret olmayan yol güzergahı olduğu, ... kontrolündeki ... plakalı aracın öncelikle sol şeritte seyir halinde iken aracın sol yan kısımları ile yolun sol kısmında yer alan soldaki bariyerlere çarptığı, sonrasında sol şeritte kazalı olarak yan durmuş şekilde iken aynı şeritte seyir halinde giden ... plakalı aracın ön kısımlarıyla şahsın aracına çarptığı, ... plakalı aracın ilk çarpma noktasında 70 metre mesafe sürüklenerek orta refüje geçtiği, ... plakalı aracın ise diğer araçla arasında 15 metre olacak şekilde orta şeride sürüklendiği belirtildiği, davacının beyanlarına göre; aracı ile sol şeritte seyir halinde iken yolun sol kısmında yer alan bariyerlere çarptığı, aracının yolun sol şeridinde yan bir şekilde kaldığı, aracından inip aracının durumuna bakmak amacıyla aracının sol tarafında durmakta iken ... plakalı aracın ön kısmı ile aracına ve yaya halinde olan kendisine çarptığını, kendisinin iki aracın arasında sıkıştığını, kaza anından sonrasını hatırlamadığını ifade ettiği, Kazaya ait mobese kamera kaydı olmadığı, trafik kaza tespit tutanağı ve kaza krokisinde yaralıların konumlarına ait bilgilerin yer almadığı, ilk kaza sonrasında şahsın yaralanmasını gösteren herhangi bir tıbbi belge bulunmadığı, dava dosyası içeriğinde Ankara Bilkent Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen 17/12/2022 tarihli tek bir Genel Adli Muayene Raporu bulunduğu; bu nedenle mevcut dosya içeriği ile iki kaza arasında tıbben bir ayrım yapılamayacağı…” mütalaa edilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından davacının geçici ve sürekli iş göremezlikten kaynaklanan tazminat talepleri ile bakıcı gideri tazminatı tutarının hesaplanması için aktüer bilirkişi raporu alınmıştır. TRH- 2010 Yaşam Tablosu esas alınıp , Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapılmasında ve davacının asgari ücretin üzerinde bir gelir elde ettiği ispatlanamadığından asgari ücret esas alınmak suretiyle hesaplama yapılmasında yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair istinaf itirazları yerinde değildir. Şöyle ki; 6098 sayılı TBK'nın 50. maddesinde yer alan; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." hükmü gereğince zarar miktarı tespit edilir. Zarar görenin talep edebileceği zarar gerçek zarar olup, zarar gören de bu kaza nedeniyle sebep olunan zararlarını talep edebilir. Dosya kapsamında bulunan kanıt ve belgelerden; olay tarihi olan 17/12/2022 günü saat 04:00 sıralarında davacı/sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Anadolu Otoyolu 63. kilometrede seyir halinde iken yolun sol kısmındaki çelik bariyerlere çarparak sol şeritte kazalı olarak durmakta iken, aynı istikamette sol şeritte seyir halinde bulunan dava dışı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımları ile davacıya ait araca çarpması neticesinde ikinci kazanın meydana geldiği, davacının ilk kazadan sonra aracından inip beklediği sırada ...’ın sevk ve idaresindeki aracın davacıya çarptığı, ilk kaza sonrasında aracından indiğini beyan eden davacının bu beyanının hayatın olağan akışına uygun düşmekle birlikte, Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 18/03/2024 tarihli ek raporda da belirtildiği üzere, kaza sebebiyle %30 oranında maluliyeti oluşacak şekilde yaralanan davacının, tek taraflı olarak gerçekleştirdiği ilk kaza sonrasındaki yaralanmasının derecesini gösteren herhangi bir tıbbi belge ya da delilin dosya kapsamında bulunmadığı, mevcut dosya içeriğine göre iki kaza arasında tıbben bir ayrım yapılamayacağı kanaatine ulaşılmış olup, bu nedenle davalı ...’nın sorumlu tutulduğu ikinci kaza nedeniyle ödenmesi gereken tazminat tutarından TBK’nın 50. maddesi uyarınca taktiren %20 oranında indirim yapılması gerekirken, mahkemece böyle bir indirim yapılmaksızın hüküm kurulması doğru değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi tarafından hüküm altına alınan tazminat tutarından TBK’nın 50/2. maddesi uyarınca takdiren %20 oranında indirim yapılması gerekirken böyle bir indirim yapılmadan hüküm tesis edilmesi doğru değil ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulü ile dosya kapsamında yer alan 26/08/2024 tarihli bilirkişi raporu ile belirlenen 12.403,53 TL geçici iş göremezlik, 288.288,83 TL sürekli işgöremezlik ve 1.271,29 TL bakıcı gideri tutarlarından TBK’nın 50/2. maddesi uyarınca ayrı ayrı ve takdiren %20 oranında indirim yapılarak 9.922,82TL geçici iş göremezlik,230.631,64 TL sürekli iş göremezlik, 1.017,03TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 241.571,49 TL maddi tazminatın davalı ... temerrüt tarihi olan 23/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat tutarlarından 6098 sayılı TBK’nın 50/2. maddesi uyarınca indirim yapıldığı gözetilerek yerleşik Yargıtay uygulaması gereğince davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesine dair düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurularak, davacı vekilinin istinaf itirazlarının ise HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, II-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 15/10/2024 tarihli, 2023/791 Esas - 2024/1066 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre; DAVANIN KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ İLE; 1-9.922,82TL TL geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, hüküm altına alınan tutara temerrüt tarihi olan 23/02/2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davalı ... sorumluluğunun ZMMS poliçe limiti olan 1.000.000,00TL ile sınırlı tutulmasına, 2-230.631,06TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, hüküm altına alınan tutara temerrüt tarihi olan 23/02/2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davalı ... sorumluluğunun ZMMS poliçe limiti olan 1.000.000,00TL ile sınırlı tutulmasına, 3-1.017,03 TL bakıcı gideri tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, hüküm altına alınan tutara temerrüt tarihi olan 23/02/2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davalı ... sorumluluğunun ZMMS poliçe limiti olan 1.000.000,00TL ile sınırlı tutulmasına, 4-Alınması gereken 16.571,74 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85TL harç ile 861,00TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 16.301,89 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.120,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan 269,85TL peşin harç, 269,85TL başvuru harcı, 38,40TL vekalet harcı ile 861,00TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.439,10TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen 470,50TL tebligat ve posta gideri ile 8.000,00TL bilirkişi ücreti ile 1.710,00TL adli tıp muayene ücreti olmak üzere toplam 10.180,50TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 9-Talebin reddedilen kısımları nedeniyle, ret sebebi gözetilerek davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 10- Gider avansının artan kısmının karar kesinleştiğinde HMK’nın 333. maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN III- İstinaf talebi reddedilen davacıdan alınması gereken 732,00TL istinaf karar harcından davacı tarafından istinaf başvurusu sırasında yatırılan 427,60TL harcın mahsubu ile, bakiye 304,40TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, IV-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, IV-İstinaf eden davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 2-İstinaf eden davalı tarafından yapılan 185,00TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 4-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 22/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.