DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/931 E. , 2024/519 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/931 Karar No : 2024/519 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ... 2- ... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI): ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacıların hissedarı oldu…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/931 E. , 2024/519 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/931 Karar No : 2024/519 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ... 2- ... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI): ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacıların hissedarı oldukları ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararı ile ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına rağmen yapı ruhsatı verilmemesi nedeniyle 05/04/2006 tarihinden itibaren uğranıldığı ileri sürülen kira geliri kaybı ve inşaat maliyetleri farkından kaynaklı toplam 699.988,11 TL’nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin...... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğunun hükme bağlandığı, idarenin ödemekle yükümlü tutulacağı zararın, ilgilinin idari eylem ve işlemlerden doğan maddi ve manevi zararları olduğunda herhangi bir duraksama bulunmadığı, idari eylem ve işlemlerden doğan maddi ve manevi zararların idarece tazmini için bu zararların idarenin hukuka aykırı eylem ve işlemlerinden doğması gerektiği, bakılan davada, uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerindeki mevcut yapının maliklerince yıkılarak yenisi yapılmak üzere ilk kez 1987 yılında imar durumu alındığı, sonraki dönemlerde davalı idarece bu taşınmaza ilişkin olarak imar plan değişiklikleri yapıldığı, bu kapsamda açılan davalar da dikkate alınarak ruhsat başvuruları hakkında ... İdare Mahkemesinin E:... esas sayılı dosyasında devam etmekte olan davanın sonuçlanmasından sonra taşınmazla ilgili işlemlere devam edileceği belirtilerek yapı ruhsatı talebinin reddedildiği, tüm bu süreç içerisinde, davacı tarafından açılan davaların lehine ve davalı idare tarafından açılan davanın ise aleyhine sonuçlandığı, yapı ruhsatı başvurusunun reddine ilişkin işleme karşı ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan davada da, "ruhsat talebinin, Kurul, Mahkeme ve Kanun hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği" gerekçesiyle iptal kararı verildiği, yani mahkeme kararları ile davacılara mutlak surette taleplerine uygun şekilde yapı ruhsatı verilmesi gerektiği sonucunun ortaya çıkmadığı, davacıların 1987 yılından itibaren durumu tartışmalı taşınmaz üzerinde yıllara sari başvurular ile yapı yapma girişimlerinde bulunduğu, bu zaman zarfında açılan dava süreçlerinin beklenilmesi gibi hususlar göz önünde bulundurulduğunda davalı idarenin hizmet kusuru işlemediği, buna karşın hukuki hata yaptığının kabulü gerektiği, bu durumun ise idarenin tazminat ödeme yükümlülüğünü doğrudan oluşturmayacağı, idarenin tazmin sorumluluğunun doğabilmesi için hukuki hatanın belli nitelikte ve ağırlıkta olması ve hizmet kusuru teşkil etmesi gerektiği; olayda ise hizmet kusuru oluşturacak nitelikte ve ağırlıkta bir hukuki hata yapıldığının kabulüne olanak bulunmadığı, diğer yandan davacıların maddi zararının tazminine hükmedilebilmesi ve idarenin kusurlu veya kusursuz sorumluluk ilkeleri uyarınca sorumlu tutulabilmesi için reel bir zararın olması gerektiği, olası zararlar veya beklenilen olası kazançtan mahrum kalındığının iddia olunduğu durumlarda ilgililer lehine tazminata hükmedilmesinin söz konusu olmadığı, yukarıda yapılan anlatımlardan, ortada maddi tazminat ödenmesini gerektirecek nitelikte davalı idarenin hizmet kusuru bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 31/05/2017 tarih ve E:2013/3657, K:2017/4335 sayılı kararıyla; Temyiz edilen kararın kira geliri nedeniyle maddi tazminat istemine yönelik kısmında bozma nedenlerinden hiçbirisinin bulunmadığı, Uyuşmazlık, inşaat maliyetleri farkı nedeniyle maddi tazminat talebi yönünden incelendiğinde: Anayasa'nın 2, 125 ve 138. maddeleri ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesine yer verilerek, Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerindeki mevcut yapının maliklerince yıkılarak yenisi yapılmak üzere ilk kez 1987 yılında imar durumu alındığı, sonraki dönemlerde davalı idarece taşınmaza ilişkin olarak imar plan değişiklikleri yapıldığı, davalı idarece davacıların yaptığı proje uygun görülerek 24/02/1995 tarihinde tasdik edildiği, bitişik komşu parseldeki yapının eski eser olması nedeniyle ... Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulundan ... tarih ve ... sayılı kararla proje onayı alındığı, kurul onayından sonra yapılan ruhsat başvurularının reddedildiği ve tekrar plan değişikliklerinin yapıldığı, plan değişikliğine Bursa (Daire kararında sehven Balıkesir yazılmış) Kültür veTabiat Varlıkları Koruma Kurulunun onay vermediği, tüm bu süreç içinde davacı tarafından açılan davaların lehine, davalı idare tarafından açılan davanın ise aleyhine sonuçlandığı, davalı idarenin yargı kararlarının uygulanmasını sürümcemede bırakacak şekilde irade sergilemek suretiyle hizmet kusuru işlendiği, bu nedenle davacının uğradığı inşaat maliyetleri farkından kaynaklı zararının davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği, Bu durumda davalı idarenin ruhsat verilmemesine gerekçe gösterdiği ...tarih ve ... sayılı belediye meclisi kararıyla onaylanan ilk imar plan değişikliğinin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edilmesi karşısında, idarenin 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesi uyarınca gecikmeksizin işlem tesis etmeye mecbur olduğu, bu sürenin kararın idareye tebliğinden itibaren hiç bir şekilde 30 günü geçemeyeceği hususu dikkate alındığında anılan iptal kararının idareye tebliğinden itibaren en geç 30 gün sonrasına karşılık gelen tarih ile dava tarihi arasında oluşan inşaat maliyetleri farkının bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle tespit edilerek tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kira geliri nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin kısmının onanmasına, inşaat maliyetleri farkı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; inşaat maliyetleri farkı nedeniyle maddi tazminat isteminin reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacılar tarafından, temyize konu ısrar kararında idare hukukunda yeri olmayan, hukuk devleti ilkesi ve mülkiyet hakkıyla bağdaşmayan, Anayasa'nın 125. maddesine aykırı, idareye sorumluluk yüklemeyen "hukuki hata" diye yepyeni bir kavramın ortaya atıldığı, yaklaşık 40 seneden beri kendilerine türlü türlü bahanelerle yapı ruhsatı vermeyen, kesinleşmiş mahkeme kararını uygulamayan bir belediye ile karşı karşıya olunduğu, Dairece verilen bozma kararında da belirtildiği üzere açtıkları çok sayıda davanın lehlerine sonuçlandığı, ancak davalı idarece bu kararların uygulanmadığı ve sürüncemede bırakıldığı, bu nedenle de davalının hizmet kusuru işlediği ve tazminatla sorumlu olduğu, taşınmazdaki mevcut binanın yıkıldığı, ancak 40 yılı aşkın bir süredir inşaat yapılamadığı, bugün yapılacak bir inşaat için daha fazla maliyete katlanmak zorunda kalacakları, harcı yatırılarak yapılan çok sayıda yapı ruhsatı başvurusunun reddine dair işlemlere karşı dava açılması ve takip edilmesinin taşınmazın üzerinde yapı yapma niyetlerini açıkça ortaya koyduğu, dolayısıyla inşaat maliyetleri farkından kaynaklı zararın artık muhtemel zararın ötesinde bir zarar olarak kabulü gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: İdarenin tazmin sorumluluğundan bahsedilebilmesi için idari faaliyet nedeniyle uğranılmış gerçek bir zararın bulunması gerekmekte olup davanın açıldığı tarihte henüz gerçekleşmemiş zararların tazminine hukuken olanak bulunmamaktadır. Davanın açıldığı tarihte, davacılar tarafından taşınmazları üzerinde inşa edilmiş bir yapının bulunmadığı, dolayısıyla bu yapı için yapılmış bir masraf, yapının inşasındaki gecikme nedeniyle katlanılmak zorunda kalınan bir maliyet farkı ve nihayet gerçekleşmiş bir zarardan bahsedilmesine olanak bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, inşaat maliyetleri farkından kaynaklı zararın tazmini isteminin reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi ısrar kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacıların temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.