6. Ceza Dairesi 2006/16239 E. , 2010/4634 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Oluşa, dosya içeriğine, şikayetinden vazgeçen yakınanın, sanığın ve babasının lokanta ile bir ilgilerinin ve ortaklıklarının olmadığına ilişkin tutarlı iddiasına, aynı işyerinde çalışan tanıklar ... ve ... Tür'ün iddiayı doğrulayan beyanlarına ve oluşa
**6. Ceza Dairesi 2006/16239 E. , 2010/4634 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Oluşa, dosya içeriğine, şikayetinden vazgeçen yakınanın, sanığın ve babasının lokanta ile bir ilgilerinin ve ortaklıklarının olmadığına ilişkin tutarlı iddiasına, aynı işyerinde çalışan tanıklar ... ve ... Tür'ün iddiayı doğrulayan beyanlarına ve oluşa uygun yazılan gerekçeye göre tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir. 5237 sayılı TCK.nun 150.maddesinin 2. fıkrasındaki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, cezadan indirim yapılması; kısmi iade nedeniyle yakınandan, 5237 sayılı Yasanın 168. maddesinin uygulanmasına muaffakatı olup olmadığı açıkça sorulmadan, yakınanın şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle koşullarının bulunduğu kabul edilerek anılan madde uyarınca indirim yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve eleştiri dışında nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı Yasanın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin cümlenin sonuna “5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesindeki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar sürdürülmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/04/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.