T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2030 KARAR NO : 2025/2204 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/06/2023 NUMARASI : 2020/450 E. - 2023/470 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada A…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2030 KARAR NO : 2025/2204 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/06/2023 NUMARASI : 2020/450 E. - 2023/470 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13/06/2023 tarih ve 2020/450 E. - 2023/470 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında taşıma sözleşmesi bulunduğunu, buna istinaden 31/05/2019 tarih ve A seri nolu 090253 sıra nolu 28.384,90 TL bedelli fatura ile 30/06/2019 tarih ve A seri nolu 090255 sıra nolu 39.520,01 TL bedelli faturaların düzenlendiğini, ancak fatura bedellerinin davalı tarafça ödenmediğini, bu nedenle 16/07/2020 tarihinde Ankara 23. İcra Dairesinin 2020/6085 Esas sayılı dosyasıyla davalıya karşı söz konusu faturalardan kaynaklı ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu-davalı şirkete 23/07/2020 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ yapıldığını, ancak 23/07/2020 tarihinde davalı şirketin dosyayı ve alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla herhangi bir gerekçe göstermeden başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, yapılan haksız itiraz neticesinde icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, haksız yapılan itirazın nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında taşıma sözleşmesinin yapıldığını, ancak müvekkilinin söz konusu iki faturaya ait oluşmuş olan borcunu ödediğini, davacı taraf adına kayıtlı ... plakalı tırın ... Petrol Ürünleri Gıda Nak. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den düzenli olarak akaryakıt aldığını, bu hususun davacı taraf çalışanları tarafından imzalanarak düzenlenmiş olan veresiye fişleri ile de sabit olduğunu, ... plakalı aracın borcunun 59.177,70 TL olduğunu, davacıya ait ... plakalı araca ait tüm akaryakıt bedellerinin müvekkili şirket tarafından ödendiğini, ayrıca davacı taraf ve çalışanları ..., ..., ... hesabına ödeme yapıldığını, müvekkilinin yalnızca elinde mevcut dekontlar hesap edildiğinde toplam 11.300,00 TL ödeme gerçekleştirildiğini, yine müvekkili tarafından ... plakalı araca ait toplam 1.571,70 TL HGS ve geçiş ihlali gerçekleştirildiğini, müvekkili şirket tarafından yalnızca mevcut dekontlar hesaba katılmadığından davacıya ve davacının borçlarına ilişkin toplam 72.049,40 TL ödeme yapıldığını, tüm bu nedenlerle müvekkilinin haksız ve kötüniyetli icra takibine itirazında haklı olduğunu savunarak davanın reddini, takipte haksız ve kötüniyetli olan davacı hakkında alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yaptırılan incelemede tarafların ticari defterlerinin birbirini doğrulamadığının, davacının düzenlediği faturaların, davalının kayıtlarına alındığı ancak, davalının defter kayıtlarında yer alan ödeme kayıtlarının davacının defter kayıtlarında yer almadığının, defterler arasındaki farkın bundan kaynaklandığının belirlendiği, ... plakalı aracın akaryakıt alımına ilişkin belgelerin gönderilmesi için ... Petrol Şirketine yazılan müzekkere cevabında, ... plakalı aracın almış olduğu akar yakıt bedellerini davalı ... Ltd. Şirketinin ödediğinin ve fiş döküm detayına göre 59.177,70 TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, sunulan dekont ve belgelerden davacıya ait hesaptan kredi kartı ödemesi olarak davacı, eşi ve çalışanları hesabına 11.300,00 TL ödeme yapıldığı, yine davacıya ait aracın HGS geçiş bilgilerinden 18 adet geçişe ilişkin 195,50 TL'nin davalı tarafından ödendiği, (11.300,00 TL + 59.177,00 TL + 195,50 TL =) 70.673,20 TL ödemenin 2 adet fatura alacağı olan 67.904,91 TL'den çıkarılmasında davalının 2.768,29 TL alacaklı olduğunun belirlendiği, davalı bilirkişi raporuna itirazında taraflar arasında taşıma ilişkisi olduğunu, davalının akaryakıt alım ve HGS hizmet bedeli olarak davacı adına yaptığı ödemeler ile davacı, çalışanına yaptığı ödemelerin fatura alacağından mahsubunda haklı olduğu, davacının icra takip tarihi itibari ile davalıdan alacaklı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya ve icra takibine konu hizmetlerin faturalandırıldığını ve bu faturaların davalı firmanın ticari defterlerine işlendiğini, iddianın ve savunmanın genişletilmesi yasağı başladıktan sonra davalı tarafça sunulan bir takım bilgiler mahkeme kararına esas alınmış olup bunun açıkça usul hatası olduğunu, söz konusu bilgi ve belgelerde müvekkili adına yapılan bir ödeme bulunmadığı gibi ödemelere mahsup edilen evrakların akaryakıt fişlerinden ibaret olduğunu, bu fişlere dayanılarak müvekkiline ödeme yapıldığını ve bakiye kalmadığını kabul etmenin mümkün olmadığını, ödeme iddiasında bulunan tarafın ödeme iddiasını HMK 20. maddede sayılan evraklardan bir tanesi ile ispat etmesi gerektiğini, her yerde düzenlenmesi mümkün olan ve ilgili maddede sayılmayan belgenin ödeme iddiasının ispatına esas teşkil etmesinin hatalı olduğunu, açılan davanın müvekkilince davalı firmanın taşıma işlerinin yapılması neticesinde kesilen nakliye bedellerine ilişkin faturalara dayalı olarak yapılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olduğunu, bu kapsamda alınan raporda tarafların ticari defterlerinin incelenmediğini, davalı firma yetkilisi ...'ya ait hesaptan farklı tarihler ve miktarlarda olan bir takım ödemelerin esas alındığını, bu ödemelerin toplam tutarının 11.300,00 TL olarak raporda yer aldığını, ancak bu ödemelerin müvekkili tarafından kesilen faturaya istinaden kabul edilmesinin, raporda ve kararda yer verildiği üzere bu borca mahsup edilmesinin mümkün olmadığını, bu ödemelerden yalnızca 03.06.2019 tarihinde yapılan 500,00 TL'lik ödemenin müvekkiline gönderildiğini, bunun haricindeki tüm ödemelerin farklı isim ve şahıslara yapılmış olup taraflar arsındaki ticari ilişkiye istinaden gönderildiğine dair de bir beyan ve kayıt bulunmadığını, söz konusu borcun nakliye bedelinden kaynaklandığını, sunulan akaryakıt fişlerinin ... plakalı araca ait bulunduğunu, akaryakıt fişleri resmi belge niteliğinde olmayıp başka bir araca alınan akaryakıtın istasyonda farklı bir plaka beyanı ile kesilmesi ve esasında akaryakıt alınan araç dışındaki bir aracın plakasının girilmesi sıkça görülen bir durum olduğunu, ayrıca söz konusu aracın müvekkiline ait olması ve gerçekten de akaryakıtın bu araca alınması durumunda dahi söz konusu borçtan mahsup edilmesinin mümkün olmadığını, söz konusu bedellerin fatura alacağından mahsup edilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağa yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda tarafların ticari defterlerinin birbirini doğrulamama sebebinin davacının düzenlediği faturaların, davalının kayıtlarına alındığı ancak, davalının defter kayıtlarında yer alan ödeme kayıtlarının davacının defter kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı, davalının akaryakıt alım ve HGS hizmet bedeli olarak davacı adına yaptığı ödemeler ile davacı, çalışanına yaptığı ödemelerin fatura alacağından mahsubunun yerinde bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 21/11/2025 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/11/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...