4. Hukuk Dairesi 2010/12152 E. , 2011/14269 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Gazetecilik San. ve Tic. AŞ. aleyhine 14/10/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08/07/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafınd…
**4. Hukuk Dairesi 2010/12152 E. , 2011/14269 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Gazetecilik San. ve Tic. AŞ. aleyhine 14/10/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08/07/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazlarına gelince: Dava, kişilik haklarına yayın yolu ile saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece dava kabul edilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı gazetede yayınlanan haberin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğini ileri sürerek manevi tazminat talep etmiş, davalı ise davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Dava konusu yayınlarda ordudan albay rütbesi ile emekli olan, uzun süre yaptığı apartman yöneticiliğini bıraktıktan kısa bir süre sonra yeniden yönetime seçilen davacının, bina sakinlerine hitaben yazdığı mektupta kullandığı uslubun 1980 ihtilalinde yönetime el koyan darbeci komutanın ...'de yaptığı konuşma uslubuna benzerliği nedeni ile abartılı ve alaycı bir anlatım tarzı ile eleştirildiği, darbeler ve darbecilerle özdeşleştirildiği anlaşılmaktadır. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayda dava konusu yayının içeriği ve yukarıda belirtilen ilkeler dikkate alındığında davacı yararına takdir edilen 5.000 TL manevi tazminat miktarı fazladır. Davacı yararına daha alt seviyede manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 27/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.