12. Ceza Dairesi 2022/3070 E. , 2024/89 K. B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle Öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılanlar vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma ilamına uyularak kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayıl…
**12. Ceza Dairesi 2022/3070 E. , 2024/89 K.** **"İçtihat Metni"** B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle Öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılanlar vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma ilamına uyularak kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesi 10.02.2022 tarih ve 2021/160 esas- 2022/27 sayılı kararıyla sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeden 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.05.2022 tarihli ve 2022/62520 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, bilinçli taksire ve ceza miktarına, katılanlar vekilinin temyiz sebepleri ise sanığın kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "Sanığın da aralarında bulunduğu 2. Komando Eğitim Bölüğünün, icra edeceği mağara ve sığınak araması eğitimi için, olay günü saat 08.45 sularında nizamiyeden çıkış yaparak, en önde 2. takım, arkasında 1. takım ve onun da arkasında 3. takım olacak şekilde, birerli kol düzeninde intikale başladığı, eğitimin icra edileceği Çeşme bölgesindeki Büyükhacılar Köyü yakınında bulunan Kayalıtepe batı sırtları mevkiine gelindiğinde, 2. takımın eğitim düzeni almak için durması üzerine, diğer takımların da patika yol üzerinde bulundukları yerlere hat düzeninde olacak şekilde çökerek oturdukları, 1. takım 11. kol'da görevli olan sanık P.Er ...'in zimmetli Bixi makinalı tüfeğinin yanında olduğu, oturduktan sonra sigara yakıp içtiği sırada, oturduğu yerden "hava değişimi almak istiyorum" diye bağırdığı, bu sırada 1. takımın ön tarafında bulunan P.Uzm.Çvş. Köksal Taş'ın bunu duyarak, kimin söylediğin sorduğu, sanığın hemen yanında bulunan P.Komd.Er Hasan Akbayram'ı göstererek "Komutanım bu söyledi" dediği, ancak P.Komd.Er Hasan Akbayram'ın "Komutanım ben söylemedim, İsmail söyledi" demesi üzerine P.Uzm.Çvş. Köksal Taş'ın sanığı yanına çağırıp konuşarak tavsiyelerde bulunduktan sonra yerine gönderdiği; sanık dönüp yerine oturduktan 1-2 dakika sonra, sanığın kısmi ikrarı ile sabit olduğu üzere dolu şarjör takılı, kurma kolu çekilip bırakılmak suretiyle tam dolduruş haline getirilmiş ve emniyeti açık vaziyette bulunan tüfeğin kazaen tetik düşürmesi sonucu bir el ateşlendiği, sanığın "Arka taraftan ateş ettiler, mermi kulağımın yanından geçti, yere yatın" diye bağırdığı, bunun üzerine, askerlerin yere yatarak tam siper yaptıkları, o sırada bağrışmalardan, sanığın sol tarafında 7-8 metre mesafede oturmakta olan P.Komd.Er ... ile P.Komd.Er Onur Koç'un yaralandıkları anlaşılınca; P.Uzm.Çvş. Köksal Taş'ın "yaralı var" diye bağırarak yaralıların yanına koştuğu, P.Komd.Er Onur Koç'un yarasının ağır olduğunu ve kan kaybettiği görülünce ambulans istenmekle birlikte, durumunun ağır olması nedeniyle yoldan geçmekte olan sivil bir araçla tugay revirine sevk edildiği, yaralı askerleri bekleyen doktorların, ilk müdahaleyi revir önünde sivil aracın içinde yapmalarını müteakip P.Komd.Er Onur Koç'un ve P.Komd.Er ...'ın Askeri Hastaneye sevk edildikleri, P.Komd.Er Onur Koç'un hastanede acil olarak ameliyata alındığı, ameliyat sonrası S.D.Ü Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Anestezi Yoğun Bakım Servisine sevk edilmekle birlikte kurtarılamayarak, saat 18.00 sularında vefat ettiği, yapılan klasik otopside "ölenin vücudunda bir adet ateşli silah mermi çekirdeği girişi bulunduğu, mermi çekirdeğinin, vücuda sağ uyluk üst lateral kısımdan girdiği; sağ femoral arter sağ iliak ven, mesane kubbesi, çekum, ileum, rektosigmoid kolon ve sol iliak vende yaralamaya neden olduğu; sol iliak kanat iç kısmında elde edildigi ve kesin ölüm sebebinin, ateşli harp silahı yaralanmasına bağlı büyük arter ven ve iç organ yaralanmalarıyla birlikte iç ve dış kanama sonucu gelişen, solunum ve dolaşım durması olduğunun" tespit edildiği; mağdur P.Komd.Er ...'ın ise, sol diz medialinde 1 cm. genişliğinde muhtemel mermi giriş deliği ve sol diz lateralinde 1 cm. genişliğinde muhtemel mermi çıkış deliği olduğu; yumuşak doku travmasi geçirdiği tespit edilerek, ortopedi servisine yatırıldığı ve 3 gün sonra taburcu edildiği, Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığınca düzenlenen uzmanlık raporundan, anılan silahın atışa mani mekanik herhangi bir arızasının bulunmadığı, emniyet sisteminin sağlam ve işler durumda olduğu; laboratuarda yapılan deneme, mukayese atışlarında çap ve tipine uygun fişekleri patlattığı ve gönderilen boş kovanın ve otopsi sirasinda ölenin vücudundan çıkartılan mermi çekirdeğinin, sanığa zimmetli bixi makineli tüfekten atıldığının tespit edildiği şeklinde gerçekleşen maddi olayda; sanığın savunmaları doğrultusunda silah üzerinde yapılan incelemeler neticesinde bilirkişi Sedat Yetişen ve Gökhan Demirel'in alınan beyanlarına göre, sanığın olayda kullandığı silahın kurulabilmesi yani silaha mermiyi yerleştirilebilmesi için emniyetinin açık olması gerektiği, emniyet açık olmadan mekanizma kolunun geriye çekilebileceği, ancak mekanizmanın kurulamayacağı, mayonlu mermi veya tek mermi mayon yatağına yerleştirilerek ya da tek mermi namlu atım yatağına yerleştirilerek bu şekilde kurulu silah tetiğe basılmak suretiyle tüfeğin mermiyi ateşleyeceği, tetiğe basıldığında da şerit yatağındaki ya da atım yatağına konulmuş olan mermiyi ileri giden mekanizma içindeki iğne, kovan dip tablasındaki kapsüle garpmak suretiyle ateşleme sağlandığı, bu silahla mermi mayon yatağında veya namlu atım yatağında iken mayon yatağındaki boşluğa bez konulabileceği, aynı şekilde gövdenin içerisindeki boş kovan atma yatağı kapağı kaldırılarak da bez konulabildiği, bu silahin G-3 ve benzeri silahlardan farkının mekanizma ileri giderken mermiyi alip namlu yatağına sürüp ondan sonra iğnenin ateşleme yaptığı, diger G-3 gibi silahlar atım yatağına mermi yerleştikten sonra tetiğin çekilmesini müteakip iğnenin ateşleme yaptığı, silahın bu kısmına bez konulduğu takdirde bu bölge silahın çalışma sisteminin parçası olduğundan çalışmasını engelleyeceği, bu takdirde silahın tutukluk yapacağı, mekanizmanın geriye çekilip bırakılması durumunda arazi şartlarında çok fazla ses çıkarmadığından duyulmayabileceği, kurulmuş bir şekilde sağlam bir bixi silahının yere düştüğü takdirde patlamayacağı, yere düştüğünde patlaması için tetik manivelasının kırık olması gerektiği ancak bu silahı kontrol ettiklerinde manivelasının kırık olmadığı, sağlam ve çalışır vaziyette olduğunu belirttikleri, böylelikle sanığın savunmasında "namlusunu sağ omzuna, dipçiğini de sağ baldırının yanına koyduğunu söylediği silahın namlusunun solunu gösterecek şekilde yere düşerek patladığı, silaha mermi yerleştirmediği ve silahını kontrol etmediği" yönündeki savunmasının mümkün görülmediği, oluş ve dosya kapsamına göre, sanığın kendisine tebliğ edilen emir ve talimatların aksine bir çok personelin bulunduğu alanda silahı ile oynamak, silahı tam dolduruş pozisyonuna getirmek, silahın ateş almasına engel olacak emniyet ve tetiğe ilişkin tedbirleri almamak suretiyle kazaen tetik düşürmek suretiyle bir kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olduğu olayda sanığın taksire dayalı kusurunun TCK'nın 22/3.maddesinde düzenlenen "Bilinçli Taksir" düzeyinde olduğu anlaşılmış, sanığın eylemine uyan 85/2 ve TCK'nın 61.maddelerine göre cezasının belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine geçilmiştir; Sanık ...'in taksirle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olduğu Mahkememizce sabit görüldüğünden, Askeri Ceza Kanununun 146 Maddesi delaleti ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 61. maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı göz önünde bulundurularak, eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununu'nun 85/2. Maddesi gereğince takdiren ve teşdiden ceza tayini ile sanığın 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın eylemini bilinçli taksirle gerçekleştirdiği kanaatine varıldığından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 22/3. maddesi uyarınca, taksirin derecesine göre cezada takdiren 1/2 oranında artırım yapılarak sanığın 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın yargılama sürecindeki saygılı tutumu ve cezanın sanık üzerindeki olası etkileri nazara alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62/1. Maddesi uyarınca tayin edilen sonuç cezası 1/6 oranında indirilerek 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen ceza süresi itibariyle yasal olanak bulunmadığından sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının düzenlendiği CMK 231 ve hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmesinin düzenlendiği TCK 51. Madde hükümlerinin uygulanmasına yer ve olanak olmadığına; sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması nedeniyle yasal olanak bulunmadığından TCK 50/4 fıkrası hükümlerinin uygulanmasına yer ve olanak olmadığına,..." şeklindedir. 2. Sanığın alınan savunmasında tevil yollu ikrarda bulunduğu görülmüştür. 3. Katılan ... hakkında düzenlenen 08.11.2010 tarihli Adli Muayene Raporu ve ölen Onur Koç hakkında düzenlenen 09.11.2010 tarihli Otopsi Raporu dosyada mevcuttur. 4.08.11.2010 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporu ve olay tespit tutanağı ile 26.11.2010 tarihli Uzmanlık Raporu dosyaya eklenmiştir. II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen neticenin ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği; ayrıca suç vasfının doğru şekilde belirlendiği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Oluşa ve dosya kapsamına göre sanığın, kasıtlı hareket ettiğine, meydana gelen sonucu istediğine dair bir delil olmadığı, eylemin kasten öldürme olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesi 10.02.2022 tarih ve 2021/160 esas- 2022/27 karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi.