başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir kurmay albay rütbesinde olan başvurucu güney kore askeri ataşeliği emrinde kara ataşesi olarak tarihleri arasında görev yapmıştır bu dönemde gerçekleştiği iddia edilen bir olaya ilişkin olarak kur kü güney kore askeri ataşesi olarak görev yaparken türk dostu koreli sekretere tecavüze yeltenmiş başlıklı ses kaydı tarihinde bir sitesinde yayımlanmıştır ayrıca söz konusu ses kaydının yayımlandığına dair kur küden dipl
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir kurmay albay rütbesinde olan başvurucu güney kore askeri ataşeliği emrinde kara ataşesi olarak tarihleri arasında görev yapmıştır bu dönemde gerçekleştiği iddia edilen bir olaya ilişkin olarak kur kü güney kore askeri ataşesi olarak görev yaparken türk dostu koreli sekretere tecavüze yeltenmiş başlıklı ses kaydı tarihinde bir sitesinde yayımlanmıştır ayrıca söz konusu ses kaydının yayımlandığına dair kur küden diplomatik skandal konu başlıklı isimsiz bir eposta genelkurmay başkanlığına gönderilmiştir yayımlanan bu ses kaydı hakkında genelkurmay dairesi başkanlığınca bir idari tahkikat heyeti oluşturulmuştur tahkikat heyeti jandarma genel komutanlığı kriminal daire başkanlığından ses kaydında herhangi bir manipülasyon yapılıp başvuru numarası karar tarihi yapılmadığının tespit edilmesini talep ayrıca heyet tarafından ses kaydında gerçekleştiği iddia edilen konuyla ilgili olarak başvurucunun ifadesi alınmıştır heyet güney kore askeri ataşeliğine de giderek başvurucu ile birlikte görev yapan ataşelik personelinin ifadesine başvurmuştur tarihli uzmanlık raporunun kurgu ve manipülasyon başlıklı kısmında yer alan numaralı açıklamada kaydın kesintiye uğradığı söz konusu kesintinin anlamsal bütünlüğü etkilemediği kanaatine varılmıştır şeklinde bir değerlendirmede bulunulmuştur raporun sonuç kısmında ise ses kaydında yer alan konuşmalar üzerinde anlam bütünlüğünü bozmak amacıyla kelimelerin yerlerini değiştirerek farklı anlamlar üretmek farklı sesler eklemek veya çıkarmak gibi herhangi bir manipülasyon yapılmadığı belirtilmiştir tahkikat heyeti tarafından hazırlanan tarihli raporda ses kaydındaki kişinin askeri ataşelikte mütercim olarak görev yapan güney kore vatandaşı bir kadın olduğu belirtilmiştir ses kaydında başvurucu tarafından eve davet edilen söz konusu kişiye karşı başvurucunun cinsel saldırı teşebbüsünde bulunduğuna ilişkin anlatımların olduğu aktarılmıştır raporda yılı ağustos ayında meydana geldiği iddia edilen olayla ilgili olarak ifadeleri alınan kişilerce anılan olayın gerçekleştiğine yönelik beyanlar verildiği ve başvurucu tarafından konunun kapatılması amacıyla girişimde bulunulduğu belirtilmiştir raporun sonuç kısmında bahse konu olayın gerçekleştiği kanaatine varıldığı ifade edilmiştir başvurucu hakkında yürütülen idari tahkikat sonucunda tsknın itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunduğu gerekçesiyle başvurucu hakkında ayırma sicil belgesi düzenlenmiştir tarihli ve sayılı resmi gazetede yayımlanan subay sicil yönetmeliğinin sicil yönetmeliği işlem tarihinde yürürlükte olan ve maddeleri gereğince kara kuvvetleri komutanlığı bünyesinde oluşturulan komisyonda başvurucunun durumu değerlendirilmiştir komisyon tarihli kararı ile başvurucu hakkında ayırma işlemi yapılmasının kara kuvvetleri komutanının tasvibine sunulmasına karar vermiştir kara kuvvetleri komutanı tarafından tasvip edilen ayırma kararının tarihinde milli savunma bakanı tarafından onaylanması ile ayırma süreci tamamlanmıştır başvurucu ahlaki yönden kınanmayı gerektiren veya tsk disiplinine aykırı bir davranışının bulunmadığını tskyı yıpratma amacı taşıyan ve ortamında kim tarafından yayımlandığı belli olmayan ses kaydında yer alan anlatımların gerçek olmadığını ve kaydın hukuka aykırı yöntemlerle oluşturulduğunu belirterek ayırma işleminin iptali talebiyle milli savunma bakanlığı aleyhine askeri yüksek mahkemesinde tarihinde dava açmıştır sunduğu dava dilekçesinde başvurucu yılında servis edilen ve yılına ait olan ses kaydının hukuka aykırı delil niteliğinde olduğunu bu nedenle ayırma işlemine dayanak olarak alınamayacağını ileri sürmüştür başvurucu takdirlerle dolu başarılı bir mesleki sicile sahip olmasına ve güney koredeki olumlu çalışmaları nedeniyle güney kore cumhuriyeti tarafından milli güvenlik liyakat madalyası ile onurlandırılmasına rağmen bu durumun dikkate alınmadığını belirtmiştir başsavcılığı dava konusu işlemin iptali yönünde görüş sunmuştur başsavcılığın tarihli düşünce yazısında tahkikat kapsamında dinlenen tanıkların görgüye dayalı bilgilerinin olmadığı tanıklar tarafından çıkarım ve kanaat bildirmekten öte somut bir bilgi sunulmadığı başvurucu hakkında şikayetçi olunmadığı işleme esas alınan ses kaydının hukuka aykırı şekilde ele geçirildiği ve dört yıl gibi bir süre geçtikten sonra tesis edilen işlemin ölçülü olmadığı belirtilmiştir birinci dairesinin tarihli ve sayılı kararıyla dava reddedilmiştir kararda başvurucunun geçmiş dönemdeki sicil taltif ve başvuru numarası karar tarihi disiplin kayıtları incelendiğinde ayırma işlemini gerektirecek ölçüde bir disiplinsizliğinin bulunmadığı gibi başarılı bir personel olduğu ancak ortamında yayımlanan ses kaydı üzerine olayın araştırılması neticesinde kayıtta yer alan anlatımların doğru olduğu kanaatine ulaşıldığı ifade edilmiştir tarafından olay hakkında mağdur kişi dışında doğrudan doğruya bilgi verebilecek bir görgü tanığının olmadığı mağdurun beyanlarına itibar etmemeyi gerektirecek somut bir vakıa ve delilin de bulunmadığı belirtilmiştir kararda mağdur kişinin şikayetçi olması durumunda diplomatik bir krizin meydana geleceği başvurucunun eylemlerinin vasıtasıyla kamuoyuna yansıması nedeniyle tsknın toplum nazarındaki itibarının sarsıldığı bu tür davranışların askeri disiplin üzerinde tahribat oluşturduğu ve başvurucunun subay statüsünde kamu görevlisi olma nitelik ve yeterliliğini kaybettiği şeklinde değerlendirmeler yer almıştır karara katılmayan iki mahkeme üyesi tarafından kaleme alınan karşı oy yazısında ise hangi tarihte nasıl bir usulde ve şekilde hangi amaçlarla kaydedildiği belli olmayan bir kez kesinti yapıldığı anlaşılan ve ortamında yayımlanan ses kaydının hukuka aykırı olarak elde edildiği belirtilmiştir ayrıca mağdur kişinin tek taraflı açıklamalarının somut bulgu ve delillerle desteklenmediği vurgulanmıştır karşıoy yazısında tanık sıfatıyla ifade veren personelin soyut nitelikteki çıkarımlarından ibaret anlatımlarına itibar edilerek başvurucunun türkiyeye dönmesinden dört yıl gibi uzun bir süre geçtikten sonra ve hakkında herhangi bir adli soruşturma ve kovuşturma olmaksızın tesis edilen ayırma işleminin hukuka aykırı olduğu ifade edilmiştir karar düzeltme talebi aynı dairenin tarihli ve sayılı kararıyla reddedilmiştir nihai karar tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş ve tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur iv anayasa mahkemesi daha önceki kararlarında tskda görev yapan askeri personel hakkında ahlaki nedenlerle ayırma işlemi tesis edilmesine dayanak oluşturan mevzuata gg b no ve benzer durumlara ilişkin uluslararası hukuka yaşar türkmen b no yer vermiştir v