11. Hukuk Dairesi 2022/6825 E. , 2023/6563 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/365 Esas, 2022/481 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve T
**11. Hukuk Dairesi 2022/6825 E. , 2023/6563 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/365 Esas, 2022/481 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; 86 tencere 1720 kg. balın, Hizan'dan İzmir'e taşınması için davalı şirkete sağlam teslim edildiğini, varış yerinde tencerelerin ezilmiş, bal petekleri kırılmış, birbirine karışmış, akmış ve özelliğini kaybetmiş bir şekilde bulunduğunu, istiflemenin yanlış yapıldığını, aktarma istasyonlarında gerekli özenin gösterilmediğini, balların kilogramını 60,00 TL'den satın aldığını, İzmir'de ise kilogramının 175,00-200,00 TL karşılığında satıldığını, diğer zararlarının yanında kilogram başına 20,00 TL kâr mahrumiyetinin bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 142.170,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; gönderici tarafından taşıyıcının hasarlardan sorumlu olmadığına dair imzalanan belge uyarınca davalıya sorumluluk yüklenemeyeceğini, ambalajlamanın yetersiz olduğunu, teslim tutanağında sadece 14 adet tencerenin hasarlı olduğunun belirtildiğini, tüm emtianın hasarlı olduğu iddiasını kabul etmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemece 27.05.2019 tarih, 2019/272 E. ve 2019/312 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, 64.800,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin 01.07.2020 tarih, 2020/12 E. ve 2020/3403 K. sayılı kararıyla Mahkemece hasarın her iki taraf kusuruna bağlı olarak gerçekleştiği kabul edilerek sonuca gidilmişse de, davalının “kasten veya pervasızca bir davranışta bulunduğu” ispat edilememiş olmakla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 886 ncı maddesi koşulları bulunmayan somut olayda tazminat hesabının taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun düzenlendiği aynı Kanun'un 882 nci maddesi uyarınca yapılması gerektiği, anılan Kanun'un 882 nci maddesi kapsamında yapılmadığı anlaşılan hesaplamaya dayanan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının doğru olmadığı, kabule göre de, dosya içinde bulunan 06.12.2014 tarihli teslim tutanağında “14 adet hasarlı teslim” şerhini içeren tutanak bulunması karşısında taşıma konusu emtianın bütünü üzerinde hasarın varlığını gösterecek kabul gerekçelerinin de karar yerinde tartışılmaması ve aradaki süre dikkate alındığında muhafazaya ilişkin koşulların düşünülüp tartışılmadan teslimden dört ay sonra yapılan tespit raporundaki verilerin esas alınarak tazminat hesabının yapılması da doğru olmadığı, bu durumda Mahkemece, davalı vekilinin somut itirazlarını da karşılayacak yeni bir bilirkişi raporu veya ek rapor alınarak oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile ve yetersiz olduğu anlaşılan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulması yerinde görülmediği gerekçeleriyle Mahkeme kararı bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının kasten veya pervasızca bir davranışta bulunması halinin ispatı açısından davalının aktif, icrai bir hareketi görülmemekle birlikte pervasızca hareket bağlamında değerlendirilebilecek surette ihmali davranışının bulunduğu, zira alelade tencereler içerisinde ve tenceleri koli, kasa-sandık vb. muhafaza edici eşya içinde değil yine alelade çuvallara doldurulmuş şekilde davalı tarafından kabul edildiği, halin icabı ve genel teamüller, ticari standartlar bağlamında yetersiz ambalajlamanın her halükarda taşıtan taraf için sınırsız ve istisnasız bir mükellefiyet getirmediği, ek raporda da delil tespiti sonrası düzenlenen rapora atfen “bal peteklerinin kırılmış, bozulmuş, birbiri içine geçip bütünlüğü bozulmuş” olmasına dair tespitten hareketle bu halin malın evsafı ve kalitesine yönelik olması itibari ile malın tüketim ve satım kabiliyetine tesir eder vasıfta olduğundan, ayrıca muhafaza yükümlülüğün bulunmadığı, bu durumun muhafaza süresi ve bu esnada davacının muhafaza yükümlülüğünden değil 135 gün geçse de uygun olmayan taşıma koşullarından kaynaklandığı, illiyet bağının kusurlu taşımadan ileri geldiği, zira tencere ve kapakların da vuruk ve eziklerin, darbe ve isabetlerin bulunduğunun belirtildiği, davalı taşımacının uzun mesafe taşıma ara aktarmaları, elleçmeleri, istiflemeleri dikkate alarak eşyayı taşımaya uygun hale getirmesini davacıdan istemesi veya kendisi istiflemeye uygun hale getirmesi gerekmesine rağmen bu hususlara riayet etmeden taşıma yaptığı, özenli taşıma yükümlülüğünü yerine getirmediği, nakliye sonrasında davaya konu balların petekli bal özelliğini kaybettiği ve satış değerini yitirdiği, davalının zararın meydana gelmesindeki kusurunun 3/4 oranında olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, evvelki kararın sadece davalı tarafça temyizi sebepli usuli müktesep hak ilkesi mucibince 64.800,00 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 14 adet kabın hasarlandığının bozma ilamı ile kesinleştiğini, bilirkişi raporundaki 70 kabın hasarlandığına yönelik değerlendirmesinin bozma gerekçesine aykırılık taşıdığını, tutanak içeriğinin davacının kabulünde olduğunu, aksini iddia etmediğini, sorumluluk belgesinde davacının zararlardan sorumluluğu kabul ettiğini, bilirkişinin bozma gerekçesini anlamadığını, teslim ile tespit tarihleri arasında 16 ayın bulunduğunu, muhafaza koşulları tartışılmadan yapılan değerlendirmenin hatalı ve noksan incelemeye dayandığını, bozma ilamı ile 6102 sayılı Kanun’un 882 nci maddesi uyarınca sınırlı sorumluluğun kesinlik kazandığını, müvekkilinin gönderinin niteliğine uygunsuz ambalajlandığı yönündeki uyarısı ile sorumluluğunu yerine getirdiğini, 1.440 kg. üzerinde hesaplama yapılmasının da bozma ilamına aykırılık taşıdığını, tespit aşamasındaki fotoğraflardan anlaşılacağı üzere tencerelerde ezilme ve kırılma bulunmadığını, iki yıldan fazla davacı uhdesinde bulunan balların bu süreçte hasar görmesinin ve özelliğini kaybetmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu, müvekkili yönünden müktesep hak teşkil eden bozma gerekçeleri dikkate alındığında kararın usul ve yasaya aykırılık taşıdığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6102 sayılı Kanun'un 882 ve 886 ncı maddesi. 3. Değerlendirme Mahkemenin 27.05.2019 tarih, 2019/272 E. ve 2019/312 K. sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne, 64.800,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 01.07.2020 tarih, 2020/12 E. ve 2020/3403 K. sayılı kararıyla Mahkemece hasarın her iki taraf kusuruna bağlı olarak gerçekleştiği kabul edilerek sonuca gidilmişse de, davalının “kasten veya pervasızca bir davranışta bulunduğu” ispat edilememiş olmakla, 6102 sayılı Kanun'un 886 ncı maddesi koşulları bulunmayan somut olayda tazminat hesabının taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun düzenlendiği aynı Kanun'un 882 nci maddesi uyarınca yapılması gerektiği, anılan Kanun'un 882 nci maddesi kapsamında yapılmadığı anlaşılan hesaplamaya dayanan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının doğru olmadığı belirtilmek suretiyle Mahkeme kararı davalı yararına bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmakla davalı yararına oluşan yöntemsel kazanılmış hak uyarınca 6102 sayılı Kanun'un 882 nci maddesi kapsamında davalının sorumluluk sınırlarına göre bir inceleme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bozmaya aykırı olarak davalının tazmin yükümünün 6102 sayılı Kanun'un 882 nci maddesi kapsamında kalmadığı, ihmali davranışla 886 ncı maddesi kapsamına girdiği kabul edilip sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanmaması yerinde olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Mahkeme kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.