(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/2194 E. , 2011/3800 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.05.2008 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine dava konusu yerin tescil harici bırakılan yer olması nedeniyle dava Hazine'ye ihbar edilerek yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi ihbar olunan ve davalı vekili tarafından istenilmekle dosya ve içerisinde…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/2194 E. , 2011/3800 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.05.2008 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine dava konusu yerin tescil harici bırakılan yer olması nedeniyle dava Hazine'ye ihbar edilerek yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi ihbar olunan ve davalı vekili tarafından istenilmekle dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 60 sayılı parsel maliki hasım gösterilerek geçit hakkı tesisi istemiyle açılmıştır. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 640, 641 ve 60 sayılı parseller arasında kalan ve bilirkişi raporunda yeşil renkle gösterilen 687,70 m2’lik kısmın yol olarak tespiti ile tapudan terkinine karar verilmiştir. Hükmü, davalı ... ile ihbar olunan Hazine temyiz etmiştir. 1-Mahkeme kararı hükmü temyiz edenlerden davalı ...’e 20.01.2011 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, hüküm 15 günlük yasal süre geçmesine rağmen temyiz edilmemiş, ancak davalıya Hazinenin temyiz dilekçesini 01.02.2011 tarihinde tebliğ edildikten sonra 10 günlük süre geçtikten sonra 14.02.2011 tarihinde temyiz edildiği gibi, temyiz dilekçesi de harçlandırılmadığından, davalı ...’in temyiz isteminin reddi gerekmiştir. 2-Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; Bilirkişi raporuna göre, çekişme konusu taşınmazın bulunduğu yer boşluktur. Ancak, dinlenen tanık çekişme konusu yerin köylülerin gelip geçtiği bir boşluk olduğunu ifade etmiştir. Bilirkişi raporuna ekli olan uydu fotoğrafından da krokide yeşil renkle gösterilen taşınmaz bölümünün yol olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim mahkemece de, dava konusu yer yol olarak nitelendirilmiştir. Bu tür taşınmazların tapuya kaydı olanaklı bulunmadığı gibi, tapuya kayıtlı olmadığından tapudan terkini de söz konusu edilemez. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi uyarınca yol olduğu saptanan yerin haritasında gösterilmekle yetinilmesi gerekirken, tapuya bağlanmış gibi kayıttan terkinine dair hüküm kurulması doğru olmamıştır. Kararın bu sebeple bozulması gerekirse de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm HUMK’nun 438/VII.maddesince düzeltilerek onanması gerekmiştir.