davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; keşidecisi davacı ... tarafından ... Dış Tic. Ltd. Şti'ye verilen ve ... tarafından cirolanarak ... Ltd. Şti'ye verilen çek ödeme aracı olarak cirolanarak ...'a ve ...'e verildiğini, ... tarafından ödeme gününde (07/12/2012) bankaya ibraz edilen çekin karşılıksız çıkmış olduğun
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, dava dışı ... İnş.Taah.Ltd.Şti.’nin tasfiye öncesinde çalışanı olduğunu, 12.03.2010 tarihinde iş kazası geçirdiğini, iş kazasının tespiti için Antalya 1.İş Mahkemesinin 2017/76 esas ve 2018/415 karar sayılı dosyasında dava açtığını, yapılan yargılama neticesinde iş kazasının tespitine karar verildiğini, davalıların istinaf başvurularının reddedildiğini, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtayın, davalı ... şirketinin ticaret sicilde terkin edildiği belirtilerek tebligat işlemlerinin tamamlanması için dosyanın istinaf dairesine iade edildiğini, iade kararı üzerine Antalya bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 2019/530 Esas ve 2019/1863 Karar sayılı dosyası üzerinden verdiği ek karar ile, adı geçen ... Ltd.Şti.nin ihyası için dava açmak üzere tarafına süre verildiğini, kararda ... A.Ş. olarak yazılmışsa da maddi hata ile bu şekilde yazıldığını, müvekkilinin çalıştığı ihyası istenilen şirketin ... Ltd.Şti. olduğunu, şirketin tasfiye ile sicilden terkin edildiğini, tasfiye işlemlerini şirketin ortağı ve müdürü davalı ...'nun gerçekleştirdiğini belirterek, şirketin yeniden ihyası ile sicile tescilinin yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin görevinin tasfiyenin tamamlandığı tarih itibariyle sona erdiğini, bu aşamadan sonra müvekkilinin tasfiye edilen şirketle ilgili herhangi bir görev ve sorumluluğu kalmadığını, husumet itirazları doğrultusunda davanın reddi gerektiğini, TTK Geç. M. 7/15 maddesi uyarınca hukuki menfaatin gerçekleşmediğini, terkin işleminin usulüne uygun yapıldığını, tasfiye işlemleri sürecinde Ticaret Sicil Gazetesinde 3 defa olmak üzere borçlu ve alacaklılara çağrı ilanı yapıldığını, davacı tarafça şirkete hiçbir şekilde bildirim ya da başvuruda bulunulmadığını, müvekkilinin hiçbir kusuru ve ihmali bulunmayıp, dava açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 20/05/2021 tarih ve 2020/712 Esas - 2021/349 Karar sayılı kararı ile; " ...davacı tarafından Antalya 1.İş Mahkemesinin 2017/76 esas ve 2018/415 karar sayılı dosyasında terkin edilen şirket aleyhine alacak davası ikame edilmiş olduğu, davacının dosyada verilecek hükmün infazı için ihya talep etmekte menfaatinin bulunduğu ve davacının ek tasfiye için ihya talep edebileceği anlaşılmakla ek tasfiye amacıyla şirketin ihyasına, sicile tescil ve ilanına ve yargılama neticesinde ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesini teminen tasfiye memuru atanmasına ve bu hususunda sicile tescil ve ilanına karar verilmesi gerektiği kabul edilmiş, davalı sicilin yasal hasım olması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin sorumlu tutulması mümkün görülmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleri ile; "1-Davanın kabulüne,TTK. 547. maddesi kapsamında ek tasfiyesi amacıyla ...nün ... sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin İHYASINA, Şirketin son tasfiye memuru olarak görülen ...'nun tasfiye memuru olarak atanmasına, Kararın tescil ve ilanına, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece husumet itirazları hakkında değerlendirme yapılmadığını, TTK Geç. M. 7/15 gereğince silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurularak ihya talep edilebileceğini, müvekkilin görevinin tasfiyenin tamamlandığı tarih itibariyle sona erdiğini, bu aşamadan sonra müvekkilin tasfiye edilen şirketle ilgili herhangi bir görev ve sorumluluğu kalmadığını, dolayısıyla müvekkiline işbu davanın yöneltilmesinin mümkün olmadığını, mahkemece bu itirazlarının kabul veya reddi yönünde bir karar verilmediğini, TTK Geç. M. 7/15 maddesi uyarınca hukuki menfaatin gerçekleşmediğini, Davacı tarafça Antalya 1. İş Mahkemesi'nin 2017/76 esas ve 2018/415 karar sayılı dosyasında verilen kararın, tespit niteliğinde olması sebebiyle müvekkili veya terkin edilen ... şirketi aleyhinde verilmiş, kesinleşmiş bir alacak veya ilam niteliğinde kabul edilebilemeyeceğini, icra edilebilirliği olmayan, karşı taraftan bir istemde bulunma hakkı vermeyen bu karara dayalı şirketin ihyası kararı verilmesinin olanaklı olmadığını, Tasfiye ve terkin işleminin yasaya ve usule uygun gerçekleştirildiğini, yeniden ihya kararı verilmesinin mümkün olmadığını, ihya şartının gerçekleşmediğini, ihya talebine dayanak gösterilen Antalya 1. İş Mahkemesi 2017/76 Esas sayılı davanın 07.10.2016 tarihinde ikame edildiğini, karar tarihinin ise 21.11.2018 olduğunu, tasfiye işlemlerinin başlamasından sonra açılan davada, şirket adreslerinin veya son durumunun tespiti mümkünken bu yola gidilmeyerek yargılamanın tamamlanmasının, karar tarihinden sonra terkin edilen şirketin yeniden ihyasının talep edilmesinin hukuk usulüne ve usul ekonomisine aykırı olduğunu, Tasfiye işlemleri sürecinde Ticaret Sicil Gazetesinde 3 defa olmak üzere borçlu ve alacaklılara çağrı ilanı yapıldığını, davacı tarafça şirkete hiçbir şekilde bildirim ya da başvuruda bulunulmadığını, bu itirazlarının mahkemece değerlendirmeye alınmadığını, gerekli araştırma yapılmayarak, ihyaya mesnet gösterilen davada gerekli işlem ve araştırmanın yapılıp yapılmadığı irdelenmeyerek, tüm deliller toplanmayarak usule aykırı olarak ilk oturumda doğrudan ihya kararı verildiğini, Davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkil hakkında yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de usule aykırı olduğunu, müvekkilinin söz konusu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın hak düşürücü süre içinde de açılmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının, kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesini talep etmiştir.