14. Ceza Dairesi 2014/9993 E. , 2017/4332 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi (... Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi) SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet Cumhuriyet Savcısı İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Suça sürüklenen çocuk ... müdafiin, 29.05.2012 tarihli duruşmada tanık olarak dinlenmek üzere hazır bulundurduğu ...'in dinlenilmemesi suretiyle 5271 sa
**14. Ceza Dairesi 2014/9993 E. , 2017/4332 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi (... Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi) SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet Cumhuriyet Savcısı İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Suça sürüklenen çocuk ... müdafiin, 29.05.2012 tarihli duruşmada tanık olarak dinlenmek üzere hazır bulundurduğu ...'in dinlenilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 178. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, Dosyada bulunan mağdura ait raporların içerikleri itibariyle yetersiz olduğu anlaşılmakla, mağdurun dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna sevk edilerek olay tarihi itibariyle herhangi bir akıl hastalığı ya da akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, varsa bu durumunun hekim olmayanlar ile çevresinde yaşayanlar ve kendisini tanıyanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmiş olup olmadığı, beden veya ruh bakımından eyleme karşı kendisini savunabilecek durumda olup olmadığı, ifadelerine itibar edilip edilemeyeceği, eylem nedeniyle ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususlarında ayrıntılı rapor alındıktan sonra suça sürüklenen çocukların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması, Aralarında fikir ve eylem birliği bulunan suça sürüklenen çocukların mağdura karşı aynı mekanda birbirini takiben cinsel istismar eylemlerini gerçekleştirdikleri ve her bir suça sürüklenen çocuğun bizzat işlediği eylemden ayrı olarak diğerinin eylemine de 5237 sayılı TCK'nın 37. maddesi anlamında katılmasından dolayı haklarında ayrıca aynı Kanunun 43/1. maddesinin tatbiki gerektiğinin gözetilmemesi, Hükümlerden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 13. maddesi ile TCK'nın 103. maddesinin yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkân verecek şekilde kararda gösterilmesinde zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuklar müdafileri ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.