1. Hukuk Dairesi 2012/14777 E. , 2013/4058 K. "" MAHKEMESİ : GİRESUN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/04/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil,olm…
**1. Hukuk Dairesi 2012/14777 E. , 2013/4058 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : GİRESUN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/04/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil,olmazsa tenkis isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre; tarafların ortak miras bırakanı H..İ..’in adına kayıtlı 1151 parsel sayılı taşınmazı davalı oğlu S..'a 27.06.1988 tarihinde,251 parseldeki payını ise 11.07.1978 tarihinde,205 parsel sayılı taşınmazdaki payını da 12.06.1973 tarihinde oğlu ve diğer davalıların mirasbırakanı olan A..'a satış suretiyle temlik ettiği, 8 parsel sayılı taşınmazın da A.. adına kayıtlı olduğu,murisin 26.01.1998 tarihinde öldüğü,davacılar miras bırakanı ve murisin oğlu olan M..'nın 2001 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Davacılar, davalı S..ve diğer davalıların murisine yapılan temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçek-ten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.