(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/3963 E. , 2013/26785 K. MAHKEMESİ :... Mahkemesi DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, milli ve dini bayram tatili ve ücret alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya ince…
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/3963 E. , 2013/26785 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :... Mahkemesi DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, milli ve dini bayram tatili ve ücret alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.11.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara ... kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili; davacının 10.04.2000 tarihinden itibaren davalı şirkete ait işyerinde çalışmaya başladığını, aylık son ücretinin net 1.630,00 TL olduğunu, davalı işyerinde çalışmasını özenle sürdürmesine rağmen gerek davacının çalıştığı bölümün değiştirilmesi ve gerekse işyerinde işinin dışında işler yaptırılmak istenmesi sebebiyle hemodiyaliz hemşireliği kursuna gönderilmesini istediğini, defalarca gönderileceğinin söylenmesine ve başka çalışanlarının gönderilmesine rağmen, davacının gönderilmediğini, haklarını talep etmiş olmasından dolayı, sürekli olarak üzerinde baskılar kurulduğunu, işyerinden ayrılması için tehditler yapıldığını, eşinin de aynı işyerinde çalışıyor olmasından dolayı eşinin işinin de sona erdirileceğinin söylendiğini, on yıl çalıştığı ve ... verdiği işyerinden hem eşinin işinden olmaması hem de işyerinde çalışma huzuru kalmaması sebebiyle, istifa dilekçesi vermesi halinde kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer alacaklarının kendisine ödeneceğinin beyan edildiğini, davacıya bu konuda söz verilmiş olması sebebiyle yazdırılan istifa dilekçesini imzaladığını, tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili; davacının 29.05.2000 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığını, görev yerinin işe girdiği tarihten itibaren hiç değiştirilmediğini, hemodiyaliz hemşiresi olmak üzere kursa gönderilmesini istediğini, kurs müddetince fiilen çalışmadığı halde aylık ücretlerinin ve kurs ücretlerinin ödenmesini talep ettiğini, merkezin halen diyaliz hemşiresine ihtiyacının bulunmadığını, kaç tane hemşire çalıştırılabileceğinin Bakanlık tarafından belirlendiğini, bu sebeple davacının diyaliz hemşiresi sertifikası almak üzere kursa gönderilmesi talebinin kabul edilmediğini, işverenin davacıyı kursa göndermesi mecburiyetinin de bulunmadığını, davacının statüsünden daha düşük bir seviyede ve ücretle çalıştırılmak istendiği iddialarının doğru olmadığını, davacının işe başlama tarihinden itibaren altı ayrı kursa gönderildiğini, yetişmiş bir eleman olmasının sağlandığını, bu kadar yetişmiş ve ... harcanan bir elemanın işten ayrılmasının istenmediğini, çalıştığı dönem boyunca yıllık izinlerini kullandığını, alacaklarının zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının 29.05.2000-25.08.2009 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde diyaliz teknisyeni olarak çalıştığı, brüt ücretinin 1.831,32 TL, tazminata esas ücretinin ise 1.630,00 TL olduğu, davacının, davalı ... yerinden kendi isteği ile ayrılmak istediğine dair dilekçe sunulmuş ise de, davalı işverenin davacıyı hemşirelik kursuna göndermediği, bu sebeple işyerinden ayrılmak zorunda kaldığı ve davacının, davalı işyerinde yaklaşık dokuz yıllık çalışmalarının bulunduğu ve bu çalışmalarına ilişkin kıdem tazminatının ödenmediği ve davacının haklı bir sebebi olmaksızın bu tazminatı almadan işyerinden ayrılmasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, bu sebeple davacının işyerinden ayrılması için istifaya zorlandığı, buna göre de kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının, işyerinden kendisinin ayrılması sebebiyle ihbar tazminatına hak kazanmadığı, yıllık izin, fazla çalışma ücreti, dini ve milli bayram çalışmalarına ilişkin ücretlerin işveren tarafından ödendiği gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı kanuni süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasında davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Dosya içeriğinden, davacının 18.09.2009 tarihli ihtarname ile 10.04.2000 tarihinde sağlık memuru olarak çalışmaya başladığını, röntgen çekimi, malzeme alımı, tıbbi cihazların kontrolü, hasta bakımı gibi işlerde çalıştığını, teknik donanımını sağlamak için hemodiyaliz hemşireliği kurusuna gitmek istediğini açıkladığında işyeri yetkililerince sert şekilde karşılanarak statüsü düşük işlerde çalıştırılacağını söylediklerini, kursa gitme konusunda ısrar edince işten çıkarılma tehdidinde bulunulduğunu, başka işyerlerinde çalışması için sertifika verilmeyeceği tehdidi ile istifa etmesinin istendiğini, davacının tazminat ve alacaklarının ödeneceği vaadi ve işverenin tenditleri sebebiyle 25.08.2009 tarihinde istifa dilekçesi verdiğini, dilekçe verilmesine rağmen tazminatlarının ödenmediğini, on yıllık çalışan bir işçinin tazminatlarını almayarak istifa etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyan ederek, tazminat ve alacaklarının ödenmesini istediği, işverenin 02.10.2009 tarihli ihtarnamesi ile cevap dilekçesinde beyan ettiği sebepleri belirterek, davacının iddialarının doğru olmadığını ileri sürdüğü, 25.08.2009 tarihli el yazısı ile yazılan dilekçede davacının, işyerinden kendi isteği ile ayrılmak istediğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Somut olayda, davacının görev tanımında, mesleki kurslara katılmayı talep etmenin olduğu dikkate alınarak, hemodiyaliz kursuna katılma şartlarının neler olduğu, işverenin hemodializ hemşiresi için boş kadrosunun bulunup bulunmadığı, aynı kursa katılan fesih öncesi ve sonrasında başka işyeri çalışanı olup olmadığı, hemodiyaliz kursuna katılmak için işverenin izni ile Bakanlığın işverene kadro tahsisi koşullarının olup olmadığı v.b. konular araştırılarak, ... sözleşmesinin işçi tarafından haklı olarak feshedilip feshedilmediği belirlendikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekiken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.