Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/885 E. , 2024/1858 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/885 Karar No : 2024/1858 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) … Belediye Başkanlığı-… VEKİLİ: Av. … 2-(DAVACI) … Odası VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı esnaf odasının hissedarı olduğu taşınma…
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/885 E. , 2024/1858 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/885 Karar No : 2024/1858 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) … Belediye Başkanlığı-… VEKİLİ: Av. … 2-(DAVACI) … Odası VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı esnaf odasının hissedarı olduğu taşınmaza ilişkin … Sulh Hukuk Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı ortaklığın satış suretiyle giderilmesi kararına istinaden yapılan ihale ve satış nedeniyle hissesine isabet eden kısmı için tahsil olunan tellaliye harcının iptali ve tahsil olunan 238.594,95-TL tellaliye harcının, tahsil tarihinden düzeltme fişinin davacıya tebliğ edileceği tarihe kadar işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 5362 sayılı Yasanın 65. maddesi ile esnaf ve sanatkarlar meslek kuruluşlarının kuruluş amaçlarını gerçekleştirmek ve bu amaçlarına uygun olarak kullanılmak üzere iktisap ettikleri gayrimenkullerin, katma değer vergisi ile emlak vergisi hariç her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğunun hüküm altına alındığı, davacı İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası'nın da anılan Yasa kapsamında esnaf meslek kuruluşu niteliğinde olduğu, dolayısıyla Yasada belirtilen muafiyet kapsamında bulunan davacı esnaf odasından hissedarı olduğu gayrimenkulün, ortaklığın giderilmesi suretiyle gerçekleştirilen satışı sonucunda tahsil edilen dava konusu tellallık harcı tahsili işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı, faiz istemi yönünden ise, dava konusu fazla ve yersiz tahsilatın davacıdan kaynaklanmadığı anlaşıldığından, davacıdan yersiz olarak tahsil edilen verginin tahsil tarihinden düzeltme fişinin tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanacak tecil faizi oranında hesaplanacak faiziyle birlikte iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı adına tahakkuk eden tellallık harcının iptaline, 238.594,95-TL tutarındaki tellallık harcının tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarenin istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının, tellallık harcının tahsiline ilişkin işlemin iptali ve ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren iadesine dair kısmına dair hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığı, davalı idarenin, istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının, tellallık harcının işleyecek tecil faizi ile birlikte iadesine ilişkin kısmı yönünden ise, Danıştay'ın yerleşik hale gelen içtihatlarıyla kabul edilen ve bu husustaki genel hükümleri içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun'da öngörülen oranda faiz uygulanarak ödenmesi gerektiği, haksız olarak tahsil edildiği saptanan harcın, tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle iadesine karar verilmesi gerekirken, tecil faiziyle iadesine karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, Vergi Mahkemesi kararının, faize ilişkin kısmının kaldırılmasına, tahsil edilen tellallık harcının tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine, fazlaya ilişkin kısmının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: DAVACININ İDDİALARI: 213 sayılı Kanun'un 112. maddesinde, fazla veya yersiz olarak tahsil edilen veya vergi kanunları uyarınca iadesi gereken vergilerin tecil faizi oranında hesaplanacak faizi ile mükellefe ödenmesi gerektiğinin belirtildiği, bu sebeple taraflarından haksız ve yersiz olarak alınmış harcın, tecil faizi ile iade edilmesi gerektiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. DAVALININ İDDİALARI: Belediyenin hizmeti karşılığı alınan tellallık harcının, satış yerinde ihalenin yapılmasıyla tahakkuk ettiği ve ihale sonucunda belirlenen satış bedeli üzerinden ihale tutanağı düzenlendikten sonra belediye hesabına yatırılması suretiyle tahsil edildiği, 2464 sayılı Kanunda, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanunu hükümlerince kurulan kurumların belediyelerce alınacak harçlardan ve belediyece verilen bir hizmetin karşılığı olan ücretten muaf olduğuna ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı ve belediyece verilecek hizmet karşılığında alınacak harçtan muaf tutulmaması gerektiği, gayrimenkul satışının, odanın görevleri ile ilgili gelirlerinden de sayılmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Davalı idare temyiz isteminin reddi, davacı temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının faize ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı esnaf odasının hissedarı olduğu taşınmaza ilişkin ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı ortaklığın satış suretiyle giderilmesi kararına istinaden yapılan ihale ve satış nedeniyle hissesine isabet eden kısmı için tahsil olunan tellaliye harcının iptali ve tahsil olunan 238.594,95-TL tellaliye harcının, tahsil tarihinden düzeltme fişinin davacıya tebliğ edileceği tarihe kadar işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesi istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa Mahkemesinin 10/2/2011 tarihli ve E:2008/58, K: 2011/37 sayılı iptal kararı üzerine, 15/06/2012 tarihli, 28324 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe giren 6322 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la yeniden düzenlenen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrasında "fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın, mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120. madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edileceği, söz konusu 120. maddede ise; vergi hatalarının düzeltme fişine dayanılarak düzeltileceği, hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla verginin, aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunacağı, düzeltme fişinin bir nüshasının, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek suretiyle mükellefe tebliğ edileceği belirtilmiştir. 213 sayılı Kanun'un yine aynı Kanunla eklenen geçici 29. maddesinde ise bu Kanunun 112. maddesinin 4. fıkrasının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanacağı öngörülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemesi kararlarının bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptali ile 238.594,95-TL tutarındaki tellallık harcının iadesine ilişkin hüküm fıkrası, usul ve hukuka uygun olup, davalı idarece ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının, faize ilişkin kısmına yönelik davacı temyiz istemi yönünden; Dosyanın incelenmesinden, davacı esnaf odasının hissedarı olduğu, İzmir İli, Konak İlçesi, … Mahallesi, … ada, ... parselde kayıtlı taşınmazın, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin … tarih E:…, K:… sayılı kararı ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesine kararı verildiği, söz konusu Mahkeme kararının … Bölge Adliye Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı kesinleşmesi üzerine ... Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğu'nun … satış dosyası ile 20/12/2018 tarihinde açık artırma sureti ile satışın gerçekleştirildiği, davacı esnaf odasının hissesi oranında tahakkuk ettirilen 238.594,95-TL tellaliye harcının tahsil edildiği, davacı esnaf odası tarafından, söz konusu tellaliye harcının, 5362 sayılı Yasanın 65. maddesi uyarınca, Esnaf ve Sanatkarlar Meslek kuruluşlarının, kuruluş amaçlarını gerçekleştirmek ve bu amaçlarına uygun olarak kullanılmak üzere iktisap ettikleri ve edecekleri gayrimenkullerin katma değer vergisi ve emlak vergisi hariç her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu gerekçesiyle hukuka aykırı olarak taraflarından tahsil edildiği gerekçesiyle iptali ve tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mükelleflerden fazla ve yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesi durumunda, iade edilen tutarlara hangi oranda faiz ödeneceği konusunda açık bir düzenleme bulunmadığından, hukuk yaratma yetkisi kapsamında yerleşik Danıştay içtihatları ile 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca hesaplanacak faiz oranının uygulanması öngörülmüş bulunmaktaydı. Ancak, 15/06/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6322 sayılı Kanun ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/4. maddesi yeniden düzenlenmiş ve fazla ve yersiz tahsil edilen vergilerin 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faiziyle iade edileceği açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır. Bununla birlikte, 112. maddesinin 4. fıkrasının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanacağı öngörülmüştür. Diğer bir ifadeyle, vergi idaresince, mükelleflerden, 15/06/2012 tarihinden sonra fazla ve yersiz olarak tahsil edilen tutarların 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faiziyle iade edileceği açıkça hüküm altına alınmış bulunmaktadır. Bu durumda, dava konusu tellaliye harcının ödendiği tarih itibarıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/4. maddesinin yürürlükte olmasına ve tecil faiziyle davacıya ödenmesine hükmedilmesi gerekirken, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun uyarınca yasal faizin uygulanması gerektiği yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının faiz istemine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalının temyiz isteminin reddine, 2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının faize ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, diğer kısmının ONANMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 18/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.