13. Ceza Dairesi 2013/33348 E. , 2014/25538 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Beraat Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılan vekilinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 15.09.2014 gününde…
**13. Ceza Dairesi 2013/33348 E. , 2014/25538 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Beraat Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılan vekilinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 15.09.2014 gününde oyçokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Müşteki kuruluş çalışanları ile kolluk görevlilerinin imzaları bulunan 22.06.2010 tarihli tespit tutanakta ... köyündeki (... mezrası) 250 kw gücündeki trafonun abonesiz ve sayaçsız olarak ... adlı kişi tarafından tarımsal sulamada kullanıldığının belirlendiği hususunun kayda geçirildiği, hatta aynı tutanakta ...'in vatandaşlık numarası ile anne ve baba adının da doğru olarak yazılı olduğu; sanığın...mezrasına 2 km mesafedeki ... köyünde oturduğunu, bu köyde 80 dönüm tarlasının olduğunu, sevmeyen birinin beyanıyla hakkında tutanak tutulduğunu söylediği şüphesizdir. Tutanak tanığı ve bilirkişi götürülerek yapılan keşifte tutanak konusu yerde trafo söküldüğüne faaliyetteki iki kuyunun faal değilmiş gibi gizlendiğine, trafo yokluğuna rağmen sulamada kullanılan boruların mevcut olduğuna trafo konsolunun 250 kw'lık trafoya göre olduğuna dair tespitler yapıldığı, bilirkişinin de bu yönde açık görüş sunduğu; bu trafo ile pamuk ekili bir arazide tespit anında sulama yapıldığı ve bağlı enerjinin yine tespit anında kesildiği, buğday ekili tarlaların da mevcut olduğu, olay yerindeki dört trafodan tespit yapılan trafonun kime ait olduğunun kayda geçirildiği hususlarının tutanak düzenleyicisi tarafından beyan edildiği, bu beyanlarının tutanak içeriği ile örtüştüğünün zapta geçirildiği, duruşmada dinlenen diğer tutanak tanığının beyanının da tutanağın doğruluğunu ortaya koyduğu; kolluk görevlisi tutanak düzenleyicisinin duruşmada alınan beyanında, söz konusu trafonun ...'e ait olduğunu iki ... görevlisinin huzurunda tespit ettiklerini belirttiği yönündeki deliller de tartışmaya yer bırakmayacak şekilde görülmektedir. Tüm bunlar karşısında suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğu; trafonun tespitten sonra sökülmesinin cezadan kurtulmaya yönelik olduğu gözetilmeden ve keşif tutanağında yazılı geçen hakim gözlemi de dikkat alınmayıp, kovuşturma evresinde temin edilip dinlenen kişilerin sanığı kurtarmaya yönelik ve dosya içeriği ile örtüşmeyen (örnek olarak; sanık ... köyünde tarlası olduğunu bizzat beyan ettiği halde, tanık Halil'in sanığın Küçükköprü köyünde tarlası olmadığını söylediği) maddi gerçeğe aykırı beyanlarına itibarla, sunulan deliller yokmuş gibi beraat hükmü kurulmasının yerinde olmadığı kanaatindeyim. Beraat hükmünün bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun onama hükmüne karşıyım.15.09.2014