(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2006/7276 E. , 2008/1979 K. "" Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat .... Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bı…
**(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2006/7276 E. , 2008/1979 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat .... Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, Borçlar Kanunu’nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı iş sahibi kooperatif, 25.02.1987 tarihli sözleşme ile inşaatların yapımını üstlenen davalının sözleşme gereği yapması gereken işleri yarım bıraktığını, sözleşmeye aykırı biçimde davranarak eksik ve kusurlu iş yapması nedeniyle dava dilekçesinde 4 kalem olarak gösterdiği toplam 374.678.864.886 lira asıl alacak ile işlemiş 201.389.901.000 lira faiz alacağının tahsilini istemiştir. Davalı yüklenici, dava dilekçesinde ileri sürülen tüm talepler yönünden zamanaşımının gerçekleştiğini, sözleşme konusu işin 24.10.1996 tarihli kooperatif yönetim kurulu kararı ile tasfiyesine karar verilerek, 25.02.1997 tarihinde “iş bitirme belgesi” tanzim edildiğini, 26.02.1997 tarihli “İbraname ve Mutabakat Belgesi” ile de mevcut inşaat, imalât ve mukavelelerden dolayı yüklenicinin ibra edildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece BK’nın 126/4.maddesi uyarınca müteahhidin kasıt veya ağır kusuru ile akdî hiç veya gereği gibi yerine getirmemiş ve bilhassa ayıplı malzeme kullanmış olması sebebiyle açılacak davalarda 10 yıllık zamanaşımının sözkonusu olacağı belirtilerek, davalının zamanaşımı def’i reddedilmiş, davacı tarafça ileri sürülen iddia ve taleplerin, mevcut taahhüt işlerinin tümünü kapsar biçimde tarafların karşılıklı anlaşmaları sonucu düzenlenen “Teknik Tasfiye Protokolü” ile “İbraname ve Mutabakat Belgesi” kapsamındaki işlerle ilgili bulunduğu, Teknik tasfiye heyeti tarafından alenen görüldüğü halde tasfiye protokolünde değerlendirilmediklerinden sulh ve ibra kapsamında kaldıkları, davacı taleplerinin ibranın kapsamı dışında bırakılan “kesin hesap sonucu belirlenecek alacak ve verecek bakiyeleri” olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın tamamen reddine karar verilmiş, karar davacı iş sahibi tarafından temyiz olunmuştur.