Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/23319 E. , 2024/23108 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/23319 Karar No : 2024/23108 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Kurulu / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU: Davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ...Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan …
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/23319 E. , 2024/23108 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/23319 Karar No : 2024/23108 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Kurulu / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU: Davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ...Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Meslekten çıkarma kararına konu sosyal medya paylaşımları nedeniyle hakkında açılan kamu davası sonucunda beraatine karar verildiği ve anılan kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, söz konusu beraat kararının davalı idarece dikkate alınmamasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, Yargıtayca paylaşımlarının hakaret içermeyip ağır eleştiri niteliğinde kaldığının kabul edildiği, meslek hayatı boyunca herhangi bir disiplin soruşturması geçirmediği, 16/05/2015 ve 22/05/2015 tarihli paylaşımlarında Hakimler ve Savcılar Kurumunu ya da başka kişi veya kurumu ima eden bir kelime dahi bulunmadığı, 15/01/2015 tarihli paylaşımında ise şahısların veya heyetin şeref ve onurunu incitecek herhangi bir ifadenin bulunmadığı, Anayasa'nın emredici hükümlerine aykırı şekilde işlem tesis edildiği, sosyal medya paylaşımlarının ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, meslekten çıkarma kararının ölçülü olmadığı, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları dikkate alınmadan meslekten çıkarma cezası ile cezalandırıldığı ileri sürülmüştür. DAVALININ SAVUNMASI : Davacının başka bir nedenle görevine son verilmiş olmasının disiplin suçu teşkil eden işlem veya eylemleri nedeniyle hakkında disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmediğinden davacının mükerrerlik iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, hakim ve savcıların meslek içi ve dışında tarafsızlığını zedeleyecek tutum ve davranışlardan kaçınması gerektiği, davacının etik ilkelere aykırı şekilde sosyal medya paylaşımlarında bulunduğu, ifade özgürlüğü ve eleştiri sınırlarını aşacak nitelikte paylaşımlar yaptığı ,ceza yargılamasında beraat kararı verilmesinin hâkimler ve savcılar hakkında verilecek disiplin cezaları bakımından bağlayıcılığının bulunmadığı, davacının meslekten çıkarma kararında kişiselleştirme ve değerlendirme yapılmadığı yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığı, 2802 sayılı Kanun'un 69/son maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasını gerektiren durumlarda bir alt ceza hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, davacı hakkında terör örgütü üyeliği suçundan yapılan yargılamada mahkumiyet kararı verildiği ve anılan kararın kesinleştiği, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 69. maddesinin son fıkrası gereğince davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ve davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı tarafından, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ...Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yeniden incelenmesi talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve ... sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir. Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir. Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." düzenlemesine yer verilmiştir Dosyanın incelenmesinden, yapılan soruşturma sonucu davacının da aralarında olduğu ilgili hakim ve cumhuriyet savcıların www.adalet.org, facebook ve twitter adlı sosyal paylaşım sitelerinde değişik tarihlerde yaptığı paylaşımların içeriklerinde; 2014 Ekim ayında yapılan HSYK' ya üye seçimi, HSYK' nın yapısı, HSYK' nın 2015 ocak ayında yapmış olduğu tayinler, hakimlerin müstemir yetkileri ve diğer idari tasarrufları, kamu oyunda 17/25 Aralık kumpas dosyası, Selam ve Tevhid kumpas dosyası, Mit Tırları olarak bilinen soruşturma dosyaları ile bu soruşturma dosyalarında görev alan yargı mensuplarının soruşturma dosyasından içeriği ile siyasal iktidarın yapmış olduğu tasarrufların ağır bir şekilde eleştirilmesiyle ilgili paylaşımlar veya bu paylaşımların benimsendiğine dair yorumlara ilişkin olduğu, bahse konu paylaşımların siyasi görüş içerdiği, hakim ve savcıların dürüstlük, doğruluk ve tarafsızlığını zedelediği, FETÖ/PDY terör örgütünün lehine, planlı ve sistematik olarak terör örgütünün amacına hizmet eden, FETÖ/PDY örgütüne irtibat ve iltisak nedeniyle meslekten çıkarılmalarına karar verilen hakim ve savcılar tarafından yapılan paylaşımlar olduğunun tespit edildiği, bu eylemlerin mesleğin şeref ve onurunu bozan, mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte olduğu sonucuna varılarak 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69 'uncu maddesinin son fıkrası gereğince ayrı ayrı meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmalarına, karar verildiği anlaşılmıştır. Diğer taraftan, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarihli ve K:... sayılı kararı ile (FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek) 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı tarafından, anılan kararın iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, Danıştay 5.Dairesinin 14.12.2021 tarihli ve E:2018/5087, K:2021/4544 sayılı kararı ile, "... davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 20/10/2022 tarih ve E:2022/2207, K:2022/3014 sayılı kararıyla temyiz isteminin reddine karar verilmiş bulunmaktadır. İncelenen soruşturma dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek meslekten çıkarılmasına ilişkin kararı birlikte incelendiğinde, davacının yargı yetkisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi kapsamında kötüye kullandığı ve "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" eylemler gerçekleştirdiği sonucuna varılarak hakkında 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ayrıca, Silahlı Terör Örgütüne üye olma suçundan yargılanması sonucu ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 9 Yıl hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiş olup yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ....Ceza Dairesi ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla reddedildiği, Yargıtay .... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiş bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile daha önce meslekten çıkarılmalarına karar verilen bazı yargı mensuplarının sosyal paylaşım sitelerinde yapmış oldukları paylaşımları hakkında soruşturma yapmak üzere soruşturma izni verilmesi teklifinde bulunulmuştur. Anılan soruşturma iznine Kurul Başkanı tarafından "Olur" verilmesi üzerine, Ordu Hakimi iken meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı hakkında; A) 22/05/2015 tarihinde www.adalet.org isimli sosyal paylaşım sitesinde açtığı "Uyarmadı demeyin" başlığı altında, "Düne takılıp, bu günkü zulmü gör(e)meyenler! %1.000.000 yanlışa yanlış diyemeyenler! %100 doğruya bi gül gönder(e)meyenler! Bekleyin, devran dönüp zulüm kapınıza dayandığında, adli-idari muhasaraya lındığınızda, etrafınızda sizin için üzülen "bir çift göz" ararsınız. Mesele hükümet-cemaat meselesi değil, hala anlamıyor musunuz? Mesele önce "sarı öküz"ü yeme, "diğerlerini sıraya koyma" meselesidir. Mesele muhalif olan herkesi aynı "Paralel" torbaya koyup denize atma meselesidir. Mesele adım adım uygulanan "Proje"lerin zirveye ulaşmasıyla Türkiye Cumhuriyeti rejiminin padişahlığa evrilmesi meselesidir. Ne olur; Güç sahiplerinin geçici olarak size tevdi ettiği bazı "nimet"lere aldanmayın, Mazideki "kin"inizin sizi esir almasına izin vermeyin, Mertçe hukuka, adalete, kimliğine bakmadan mağdur edilen meslektaşlarınıza sahip çıkın, Yanlış uygulamaya "yanlış bu, kanuna aykırı, Anayasa ihlal ediliyor" diyebilme erdemini gösterin. Yarın çok geç olacak. Hep beraber kaybedeceğiz. Uyarmadı demeyin....." şeklinde paylaşımda bulunduğu, B)15/01/2015 tarihinde, www.adalet.org paylaşım sitesinde, "BİR MUHALİFTEN SİTEM VE VEDA" başlığı ile, "Yesyeni HSYK'mızın çıkardığı "seçimde kendine çalışan Yargıda Biat Platformu gönüllülerini ödüllendirme, muhalif olanları kış günü ailecek perişan etme" kararnamesi ile talebim olmamasına rağmen ... ...'ya tayin edilmiş bulunmaktayım. Muhalif olmanın nimetlerini tattıran ve biat etmenin sahte nimetlerinden uzaklaştıran Rabbime şükürler olsun. Yüz sayılarını sayamadığım, esen rüzgara göre kıble değiştiren, her türlü menfaatin kölesi olmuş insan müsveddelerinin bolca bulunduğu, ruhsuz-vicdansız-ilkesiz bu şehirden beni kış ortasında da olsa uzaklaştırıp GÖÇ SEVABINA erişmeme sebep olanlara da teşekkür ederim. Ey ANKARA! içindeki vefasız insanlar yüzünden dediklerime alınma, inşallah kubbende hoş bir seda bırakmışımdır. Her makamda haksızlık yapmamaya, kendime yontmamaya, adil olmaya, nerede olursam olayım işimi adam gibi yapmaya, milletimin hazinesinden bana düşen rızkımı hak etmeye çalıştım. Bir daha sana dönmek nasip olur mu bilmem, şimdilik esen kal. Burada tanıdığım kadirşinas dostlarım! Sizi de Allah'a emanet ediyorum. Haklarınızı helal edin. Karadeniz seyahatinizde Ordu kapınız her zaman açıktır bilin. Ne demiş şair; BİZİM GÖNLÜMÜZE HASRET DÜŞÜREN ŞU GEÇİT VERMEYEN BİZİ BİZDEN ALIP YABANCI EDEN ŞU UZAYIP GİDEN YOLLAR UTANSIN..." şeklinde paylaşımda bulunduğu, C)16/05/2015 tarihinde ... isimli twitter hesabında; ... twitter kullanıcısının sayfasında yer alan "... cezaevinde bir savcı yatar, CB hain demiştir, Başka delil gerekmez, Ferman cumhurbaşkanınındır, Savcı bizimdir. @..." şeklindeki iletiyi paylaştığı (retweet ettiği) iddiaları nedeniyle soruşturma başlatıldığı, davacıya isnat olunan eylemlere ilişkin soruşturma dosyasının incelenmesi sonucunda Hakimler ve Savcılar Kurulu ...Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; "Hakim ve cumhuriyet savcılarının, meslek hayatı boyunca yaptığı iş ve davranışlarında, yaptığı mesleğin önemi nedeniyle bağlı olduğu bir takım evrensel etik kurallar vardır. Nitekim 2001 yılında Birleşmiş Milletler tarafından Hindistan' ın Bangalor kentinde kabul edilen Yargı Etiği İlkeleri ile 2005 yılında kabul edilen Budapeşte ilkeleri, uluslararası belgelerden istifade edilip hazırlanan, yargı mensuplarına yönelik uyması gereken evrensel etik kurallar içermektedir. Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun... yılında ... sayılı kararıyla kabul ettiği Bangalor Yargı Etiği İlkelerinde yer alan tarafsızlık değeriyle ilgili bölümde, "hakimin mahkeme içinde ve dışında, halkın, hukukçuların ve dava taraflarının yargı ve hakim tarafsızlığına duyduğu güveni koruyacak davranışlar içerisinde olmalıdır, hakim kamuya açık olsun veya olması, herhangi bir şahıs veya mesele hakkında adil yargılanmayı etkileyecek yorum yapmamalıdır." Dürüstlük değeri ilkesiyle ilgili "hakim tüm faaliyetlerinde uygunsuz davranışlardan ve uygunsuzluk görüntüsü oluşturmaktan kaçınmalıdır. Sürekli kamu gözetiminin öznesi durumunda olan hakim, sıradan bir vatandaşın ağır olarak nitelendirebileceği kişisel sınırlamaları kabul etmek durumundadır, bunu özgürce ve kendi iradesiyle yapmalıdır." şeklinde düzenlemeye yer vermiştir. 2005 yılında Avrupa Savcıları Konferansında kabul edilen ve ülkemiz için de bağlayıcı olan "Budapeşte İlkeleri" olarak bilinen bildirgede, "Savcıların her zaman ve her koşulda görevlerini adil ve tarafsız yerine getirirler, mesleki gizliliği korumalıdır, özel yaşamlarındaki faaliyetleri nedeniyle savcılık hizmetinin fiili dürüstlüğünü, adilliğini, tarafsızlığını veya buna ilişkin makul algıları zedelememelidir." şeklinde evrensel etik ilkeler düzenlenmiştir. Disiplin dosyasında ilgili hakim ve cumhuriyet savcıları, www.adalet.org, facebook ve twitter adlı sosyal paylaşım sitelerinde değişik tarihlerde bazı paylaşımlar yapmıştır. Bu paylaşımların içeriklerinde özetle; 2014 Ekim ayında yapılan HSYK' ya üye seçimi, HSYK' nın yapısı, HSYK' nın 2015 ocak ayında yapmış olduğu tayinler, hakimlerin müstemir yetkileri ve diğer idari tasarrufları, kamu oyunda 17/25 Aralık kumpas dosyası, Selam ve Tevhid kumpas dosyası, Mit Tırları olarak bilinen soruşturma dosyaları ile bu soruşturma dosyalarında görev alan yargı mensuplarının soruşturma dosyasından içeriği ile siyasal iktidarın yapmış olduğu tasarrufların ağır bir şekilde eleştirilmesi ilgili yapmış oldukları paylaşımlar veya bu paylaşımların benimsendiğine dair yorumlar olduğu tespit edilmiştir. İlgili hakim ve savcıların paylaşımları ile yargı alanında etik kuralları düzenleyen uluslararası belgeler ve mesleki teamüller ile birlikte değerlendirildiğinde; çağdaş demokratik toplumların üç saç ayağından biri yargı erki olduğu, yargı mensuplarının icra ettiği kamusal faaliyetin önemi sebebiyle uluslararası evrensel etik kurallarına bağlı olarak meslek hayatında veya özel yaşantılarında doğruluk, dürüstlük ve tarafsızlık görüntüsünü zedeleyecek söz ve davranışlardan kaçınmaları ve mesleğin vakarını muhafaza etmesi gerektiği, bahse konu paylaşımların içeriğinde siyasi görüş içeren, hakim ve savcıların dürüstlük, doğruluk ve tarafsızlığını zedeleyen, FETÖ/PDY terör örgütünün lehine, planlı ve sistematik olarak terör örgütünün amacına hizmet eden, FETÖ/PDY örgütüne irtibat ve iltisak nedeniyle meslekten çıkarılmalarına karar verilen hakim ve savcılar tarafından yapılan paylaşımlar yer almaktadır. İlgililer her ne kadar savunmalarında özetle; düşünce ve ifade hürriyeti kapsamında paylaşımları yaptıklarını söylemiş ise de; bu paylaşımlarla, mağduriyet algısını oluşturmak amacıyla, kamu oyu baskısı oluşturmak ve FETÖ/PDY lehine sistematik ve planlı bir şekilde, yürütülen organizasyonun parçası olarak, etik ilkelere aykırı olarak doğruluk, dürüstlük, bağımsızlık ve tarafsızlıklarını yitirecek şekilde olduğundan, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında kabul edilmesi mümkün olmadığından savunmalarına itibar edilmemiştir. İlgililerin sosyal medyadaki paylaşımların amacı, içeriği bir bütün olarak bakıldığında evrensel etik kurallarına aykırı, seçilen meşru hükumetin yıpratılması, FETÖ lehine mağduriyet algısının oluşturulması, hükumet aleyhine yapılan soruşturmaların kamu baskısı kurularak meşruiyet kazandırılması amacıyla yapıldığı, eylemlerin mesleğin şeref ve onurunu bozan, mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte olduğu anlaşıldığından,.." şeklinde yer verilen gerekçe ile davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Anılan karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin Hakimler ve Savcılar Kurulu 2. Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... kararı ile reddedildiği, bu karara karşı yapılan itirazın ise Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği görülmüştür. Bunun üzerine itirazın reddine dair Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. UYAP ortamında yapılan incelemede davacı hakkında "Kurul Halinde Çalışan Kamu Görevlilerine Görevlerinden Dolayı Hakaret" suçundan yapılan yargılama sonucunda Yargıtay ... Ceza Dairesinin (İlk Derece) ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-a maddesi uyarınca üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği ve anılan kararın temyiz kanun yoluna başvurulmaksızın 04/09/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Öte yandan, ... tarih ve ... sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla, yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi anılan Kurul tarafından ... tarih ve ... sayılı kararla reddedilmiştir. Davacı tarafından meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin karara karşı yapığı yeniden inceleme talebinin reddine dair kararın iptali talebiyle açılan davada Dairemizin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/10/2022 tarih ve E:2022/2207, K:2022/3014 sayılı kararı ile davacının temyiz isteminin reddine, anılan kararın onanmasına kesin olarak karar verilmiştir. Diğer yandan, davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği görülmüştür. Davacı tarafından Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay .... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verildiği ve davacı hakkındaki mahkumiyet kararının 11/12/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. B) İLGİLİ MEVZUAT: 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin 1. fıkrasında, "... Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir."; 2. fıkrasında, "Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir."; son fıkrasında ise, "Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir. " hükmüne yer verilmiştir. Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 27/06/2006 tarih ve 315 sayılı kararıyla kabul edilip benimsenen ve tüm hakim ve savcılara duyurulan Bangalor Yargı Etiği İlkeleri'nin 2.1. maddesinde, "Hakim, yargısal görevlerini tarafsız, önyargısız ve iltimassız olarak yerine getirmelidir."; 2.2. maddesinde, "Hâkim, mahkemede ve mahkeme dışında, yargı ve yargıç tarafsızlığı açısından kamuoyu, hukuk mesleği ve dava taraflarının güvenini sağlayacak ve artıracak davranışlar içerisinde olmalıdır."; 3.2. maddesinde, "Hakimin hal ve davranış tarzı, yargının doğruluğuna ilişkin inancı kuvvetlendirici nitelikte olmalıdır. Adaletin gerçek anlamda sağlanması kadar gerçekleştirildiğinin görüntü olarak sağlanması da önemlidir.", 4.2. maddesinde, "Kamunun sürekli denetim sujesi olarak hâkim, normal bir vatandaş tarafından sıkıntı verici olarak görülebilecek kişisel sınırlamaları kabullenmeli ve bunlara isteyerek ve özgürce uymalıdır. Hâkim, özellikle yargı mesleğinin onuruyla uyumlu bir tarzda davranmalıdır." şeklinde ilkelere yer verilmiştir. C) İNCELEME VE GEREKÇE: Hâkimlik ve savcılık mesleği, kariyer bir meslek olup, bu görevi ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan güvenden de kaynaklanmaktadır. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile eş orantılıdır. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin onur ve şerefi; hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder. Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, kanun koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır. Bakılan uyuşmazlıkta, davacının 22/05/2015 tarihinde www.adalet.org isimli sosyal paylaşım sitesinde açtığı "Uyarmadı demeyin" başlığı altında, "Düne takılıp, bu günkü zulmü gör(e)meyenler! %1.000.000 yanlışa yanlış diyemeyenler! %100 doğruya bi gül gönder(e)meyenler! Bekleyin, devran dönüp zulüm kapınıza dayandığında, adli-idari muhasaraya lındığınızda, etrafınızda sizin için üzülen "bir çift göz" ararsınız. Mesele hükümet-cemaat meselesi değil, hala anlamıyor musunuz? Mesele önce "sarı öküz"ü yeme, "diğerlerini sıraya koyma" meselesidir. Mesele muhalif olan herkesi aynı "Paralel" torbaya koyup denize atma meselesidir. Mesele adım adım uygulanan "Proje"lerin zirveye ulaşmasıyla Türkiye Cumhuriyeti rejiminin padişahlığa evrilmesi meselesidir. Ne olur; Güç sahiplerinin geçici olarak size tevdi ettiği bazı "nimet"lere aldanmayın, Mazideki "kin"inizin sizi esir almasına izin vermeyin, Mertçe hukuka, adalete, kimliğine bakmadan mağdur edilen meslektaşlarınıza sahip çıkın, Yanlış uygulamaya "yanlış bu, kanuna aykırı, Anayasa ihlal ediliyor" diyebilme erdemini gösterin. Yarın çok geç olacak. Hep beraber kaybedeceğiz. Uyarmadı demeyin....." şeklinde yaptığı paylaşımın, 15/01/2015 tarihinde, www.adalet.org paylaşım sitesinde, "BİR MUHALİFTEN SİTEM VE VEDA" başlığı ile, "Yesyeni HSYK'mızın çıkardığı "seçimde kendine çalışan Yargıda Biat Platformu gönüllülerini ödüllendirme, muhalif olanları kış günü ailecek perişan etme" kararnamesi ile talebim olmamasına rağmen...'dan ...'ya tayin edilmiş bulunmaktayım. Muhalif olmanın nimetlerini tattıran ve biat etmenin sahte nimetlerinden uzaklaştıran Rabbime şükürler olsun. Yüz sayılarını sayamadığım, esen rüzgara göre kıble değiştiren, her türlü menfaatin kölesi olmuş insan müsveddelerinin bolca bulunduğu, ruhsuz-vicdansız-ilkesiz bu şehirden beni kış ortasında da olsa uzaklaştırıp GÖÇ SEVABINA erişmeme sebep olanlara da teşekkür ederim. Ey ANKARA! içindeki vefasız insanlar yüzünden dediklerime alınma, inşallah kubbende hoş bir seda bırakmışımdır. Her makamda haksızlık yapmamaya, kendime yontmamaya, adil olmaya, nerede olursam olayım işimi adam gibi yapmaya, milletimin hazinesinden bana düşen rızkımı hak etmeye çalıştım. Bir daha sana dönmek nasip olur mu bilmem, şimdilik esen kal. Burada tanıdığım kadirşinas dostlarım! Sizi de Allah'a emanet ediyorum. Haklarınızı helal edin. Karadeniz seyahatinizde Ordu kapınız her zaman açıktır bilin. Ne demiş şair; BİZİM GÖNLÜMÜZE HASRET DÜŞÜREN ŞU GEÇİT VERMEYEN BİZİ BİZDEN ALIP YABANCI EDEN ŞU UZAYIP GİDEN YOLLAR UTANSIN..." şeklindeki paylaşımının ve 16/05/2015 tarihinde ... isimli twitter hesabında; ... twitter kullanıcısının sayfasında yer alan "... cezaevinde bir savcı yatar, CB hain demiştir, Başka delil gerekmez, Ferman cumhurbaşkanınındır, Savcı bizimdir. @..." şeklindeki paylaştığı (retweet ettiği) iletinin, ifade özgürlüğü ve eleştiri sınırlarını aşan, hâkimlik ve savcılık mesleği ile bağdaşmayacak nitelikte söylemler içerdiği görülmektedir. Bu durumda, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile davacı hakkında yürütülmüş olan soruşturma kapsamında ortaya konulan deliller bir bütün olarak incelendiğinde, davacının, kendisine isnat edilen eylemleri ile FETÖ/PDY terör örgütünün amaç ve hedefleri doğrultusunda eylem ve işbirliği içerisinde hareket ettiği ve bu yönüyle eylemlerinin kendi kişisel saygınlığını yitirmesi durumundan daha ağır bir şekilde hakimlik-savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu anlaşıldığından, dava konusu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. D) KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Hakimler ve Savcılar Kurulu ...Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE, 2. Davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilemeyen ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.