5. Ceza Dairesi 2009/3165 E. , 2010/734 K. "" Reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve cinsi münasebette bulunma suçlarından sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar ..., ... ve ... haklarında açılan kamu davalarının TCK.nun 434/son maddesi uyarınca düşürülmesine, diğer sanık ... hakkındaki davaların ise evlenme nedeniyle aynı Yasanın 434/1. maddesi uyarınca teciline dair, Bigadiç Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 09.05.2005 gün ve …
**5. Ceza Dairesi 2009/3165 E. , 2010/734 K.** **"İçtihat Metni"** Reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve cinsi münasebette bulunma suçlarından sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar ..., ... ve ... haklarında açılan kamu davalarının TCK.nun 434/son maddesi uyarınca düşürülmesine, diğer sanık ... hakkındaki davaların ise evlenme nedeniyle aynı Yasanın 434/1. maddesi uyarınca teciline dair, Bigadiç Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 09.05.2005 gün ve 2005/126 Esas, 2005/190 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi Üst C.Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; Üst C.Savcısının temyiz dilekçesinin içeriğine göre incelemenin sanıklar hakkında reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 434. maddesinin aynı Yasanın 430/2. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırılığı nedeniyle iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 25.03.2004 gün ve 2001/478 Esas, 2004/38 sayılı Kararının suçun işlenmesinden önce 11.11.2004 tarihli 25640 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması karşısında, evlenme nedeniyle sanıklar hakkındaki kamu davalarının 434. maddeye göre teciline ve düşürülmesine karar verilme olanağının ortadan kalktığı, ancak 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 26/2. maddesinin “kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez” hükmü karşısında 17 yaşı içindeki mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyan sanıkların aynı Yasanın 109. maddesi anlamında hukuka aykırı bir davranışından söz edilemeyeceği, rızanın fiili hukuka uygun hale getirdiği ve 7/1. maddesi dikkate alınarak sanıkların kaçırıp alıkoyma suçundan beraetlerine karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, Üst C.Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin belirtilen nedenle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.