19. Hukuk Dairesi 2013/4781 E. , 2013/11859 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 01/04/2008 tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi yapıldığını, ancak davalının 12/05/2011 ta…
**19. Hukuk Dairesi 2013/4781 E. , 2013/11859 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 01/04/2008 tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi yapıldığını, ancak davalının 12/05/2011 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi tek taraflı olarak haksız yere feshettiğini, sözleşmenin 27. maddesinde bayinin sözleşmeyi süresinden evvel feshetmesi halinde müvekkiline 100.000-USD cezai şart ödeyeceğinin düzenlendiğini, davalı tarafın sözleşmeyi fesih nedeni olarak müvekkili ile davadışı ... Petrolcülük A.Ş. arasındaki sözleşmenin sona ermesini gösterdiğini, müvekkili ile davadışı ... Petrolcülük A.Ş. arasındaki hukuki ilişkiye davalının taraf olmadığı ve davalıyı ilgilendirmediğini belirterek, 100.000-USD cezai şart karşılığı olan 162.800-TL'nin fer'ileri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının davadışı ... Petrolcülük A.Ş. ile yaptığı sözleşme uyarınca taahhüt ettiği edimler nedeniyle oluşan durumdan dolayı müvekkiline husumet yöneltemeyeceğini, bayilik sözleşmesinin feshinin haksız olmayıp müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin davadışı ... AŞ. ile yaptığı akaryakıt bayilik sözleşmesi ve bu şirket lehine tanınan intifa hakkı uyarınca davacı ile LPG bayiliği sözleşmesi imzaladığını, davacı ile davadışı ... A.Ş.'nin sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle müvekkilinin de davacıyla olan sözleşmesi sona erdiğinden fesih ihtarı gönderdiklerini, cezai şart miktarının müvekkilinin ekonomik mahvına sebep olacak nitelikte olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin önce 15/03/2001 tarihli sözleşme ile başlamış olduğu, bu nedenle davalı tarafın aradaki ticari ilişkiyi tamamen davadışı ... Petrolcülük ...ile irtibatlandırmasının doğru olmadığı, davacı ile davadışı ... A.Ş. arasındaki sözleşmenin 14.3 maddesinde davacı ile davadışı ... A.Ş. arasındaki sözleşme süresinin bitmesine rağmen bayiler ile davacı arasındaki sürenin bitmemesi halinde tarafların yükümlülüklerinin devam edeceğinin hükme bağlanmış olduğu, davalının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü nedeniyle bu maddeye aykırı olarak sözleşmesinin feshedilemeyeceğini bilmesi gerektiği, davalının davadışı ... A.Ş. (...)'nin isteğiyle fesih yolunu tercih etmiş olduğu ve sonuçlarına katlanması gerektiği, 100.000-USD' lik cezai şart miktarının akaryakıt istasyonu işletmeciliği yapan davalı şirketin ekonomik yıkımına sebep olabilecek nitelikte görülmediğinden cezai şartın tenkis edilmediği belirtilerek, davanın kabulü ile, 100.000-USD'nin dava tarihi itibariyle karşılığı olan 162.800-TL cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Bilindiği gibi, TTK’nın 24.maddesi uyarınca tacir sıfatına haiz borçlu fahiş olduğu iddiası ile BK’nun 161/son maddesine dayalı olarak cezai şartın tenkisini talep edemez. Ancak BK’nun 19-20 ve BK’nun 161/2.maddeleri gereğince cezai şart tacir borçlunun ekonomik olarak mahvına sebep olacak derecede ağır ve yüksek ise bu husus genel adap ve ahlaka aykırı sayılacağından, mahkemece cezai şarttan indirim yapılabileceği Yargıtay'ca kabul edilmektedir. Bu durumda mahkemece, tarafların iktisadi durumu, davalı borçlunun ödeme gücü ve kabiliyeti, gözönüne alınarak, bu yönde davalı defter ve kayıtları incelenip, somut verilere dayalı ayrıntılı bilirkişi raporu alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde cezai şarta dair bir karar verilmesi gerekirken, alınan ek rapordaki sadece yoruma dayalı görüşe dayanarak cezai şartın davalı şirketin ekonomik yıkımına sebep olabilecek nitelikte görülmediğinden bahisle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.