1. Hukuk Dairesi 2009/1620 E. , 2009/3440 K. "" MAHKEMESİ : KARAMÜRSEL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/11/2008 Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacılar, miras bırakanın mal kaçırmak amacıyla 64 parsel sayılı taşınmazdaki 1/3 payını davalı Y.’a, onun da diğer davalıya satış yoluyla temlik ettiğini, satışların gerçek olmadığını ileri sürüp muvazaa nedeniyle tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı taktirde tenkisine kara…
**1. Hukuk Dairesi 2009/1620 E. , 2009/3440 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KARAMÜRSEL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/11/2008 Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacılar, miras bırakanın mal kaçırmak amacıyla 64 parsel sayılı taşınmazdaki 1/3 payını davalı Y.’a, onun da diğer davalıya satış yoluyla temlik ettiğini, satışların gerçek olmadığını ileri sürüp muvazaa nedeniyle tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı taktirde tenkisine karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar, dava konusu taşınmaz payının bedeli karşılığı satışlara konu edildiğini, iddiaların doğru bulunmadığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın davalılara temlikinin muvazaalı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .. . raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava ve birleşen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde tenkis isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; miras bırakanın çekişme konusu 64 parsel sayılı taşınmazdaki 1/3 payını 20.03.1990 tarihli akitle davalı Y.’a,onunda 26.11.1990 tarihli akitle davalı H.’e satış yoluyla temlik ettiği anlaşılmaktadır. Davacılar, anılan bu temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.