12. Hukuk Dairesi 2012/28647 E. , 2013/4952 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 25/09/2012 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz iti…
**12. Hukuk Dairesi 2012/28647 E. , 2013/4952 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 25/09/2012 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı vekili tarafından, çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin borçluya 29.04.2011 tarihinde tebliğ edildiği, şikayet üzerine ödeme emrinin iptal edildiği, alacaklının talebi ile yeniden çıkartılan ödeme emrinin ise kabule göre 28.06.2012 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 29.06.2012 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvuru ile14.06.2007 tarihinden 12.04.2011 tarihine kadar 6 aylık zamanaşımı süresi içinde hakkında herhangi bir icra işlemi yapılmadığını ileri sürerek, İİK.nun 71/2. maddesi uyarınca icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Her ne kadar borçlu başvurusunda İİK.nun 71.maddesine dayanmış ise de, takibin işlemsiz bırakıldığını iddia ettiği dönem ödeme emri tebliğinden ve dolayısıyla takibin kesinleşmesinden öncesine ilişkin olduğundan anılan maddenin olayda uygulama yeri yoktur. Borçlunun, icra mahkemesine başvurusu bu hali ile İİK'nun 169/a maddesine göre takibin kesinleşmesinden önceki dönemde çekin zamanaşımına uğradığı iddiasına dayalıdır. Takibin kesinleşmesinden önceki devreye ilişkin olarak zamanaşımı itirazı, İİK.nun 168/5. maddesi gereğince yasal 5 günlük sürede yapılması zorunludur. Somut olayda ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihine göre, icra mahkemesine yapılan başvuru yasal süresindedir. Takip dayanağı çekin ibraz süresinin dolduğu tarih itibariyle uygulanması gereken TTK.nun 726.maddesi uyarınca 6 aylık zamanaşımı süresine tabidir. İcra takip dosyasının incelenmesinde, 14.06.2007 tarihinden 12.04.2011 tarihleri arasında herhangi bir işlem yapılmadığı ve 6 aylık zamanaşımı süresinin geçtiği görülmüştür. Bu durumda borçlunun zamanaşımı itirazının kabul edilerek takibin kesinleşmesinden önceki dönemde zamanaşımının oluşması halinde mahkemece İİK.nun 169/a-5. maddesi hükmü uyarınca itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz olup hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.