12. Ceza Dairesi 2021/9364 E. , 2025/5186 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1351 E., 2020/587 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/1.maddesi uyarınca kararın kaldırılması sonucu verilen mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından…
**12. Ceza Dairesi 2021/9364 E. , 2025/5186 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1351 E., 2020/587 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/1.maddesi uyarınca kararın kaldırılması sonucu verilen mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4,53/6, 63. maddeleri uyarınca 21.900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 53/6. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur durumuna, raporların doğru olmadığına, alt sınırdan fazla uzaklaşıldığına, TCK'nın 62. ve 50. maddelerinin uygulanmamasına, ölenin kusurunun gözardı edildiğine, sürücü belgesinin geri alınmasına, eksik inceleme yapıldığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 18.04.2016 gün 21.45 sıralarında sanık ...'in sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahal dışında, gece vakti aydınlatmasız bölünmüş karayolunda seyir halinde iken Muradiye Orman Fidanlığı yakınlarında yine kendi istikametinde ve sağ tarafta bulunan emniyet şeridinden yüreyerek ilerleyen ...'ün sol arka kısmına, aracının sağ ön ve yan kısmıyla çarptığı, mağdur yayanın bu çarpmanın etkisiyle yolun sağ tarafından bulunan ve yoldan yaklaşık 2 metre kadar aşağıda olan sazlıkların içerisine düştüğü, sanık ...'ın sonrasında yardım etmeyerek yoluna devam ettiği, olayı sanayi sitesinde iş yeri bulunan arkadaşı (temyiz dışı) sanık ...'a anlattığı sanık ...'in aracı iş yerine getirmesini söylemesi üzerine ...'ın aracını ...'in iş yerine bıraktığı ve ...'le birlikte tekrar kaza mahalline gittikleri,sanıkların olay yerinden ...'ın aracına ait parçaları topladıkları ve tekrar geri döndükleri, ...'ın ertesi gün aracını tamir ettirmek amacıyla Çiğli ilçesinde tamirhaneye bıraktığı, sanıkların kolluk tarafından tespit edildiği tarihe kadar durumu yetkili kimselere bildirmedikleri, İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesinin 09.07.2016 tarihli raporunda, ...'ün ölümünün "genel beden travmasına bağlı kafatası, klavikula, göğüs omuru seri kaburga ve pupis kemikleri kırığı ile birlikte iç organ harabiyeti ile kanama" sonucu meydana geldiğinin belirtildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu 1.İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 10.08.2016 tarihli raporda "112 acil servisin çağrılması veya hastaneye kısa sürede götürülerek müdahale edilmesi durumunda da kurtulmasının kesin olmadığının belirtildiği anlaşılmış olup şüpheden sanık yararlanır ve sanık lehine yorum ilkeleri gereğince sanık Emrulah'ın mağdura çarpmasıyla mağdurun ölümünün gerçekleştiği kabul edilmiş, İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporunda sanığın idaresindeki vasıtasıyla ortası bariyerli ve tek yönlü yol üzerinde seyir halinde iken, bu yola gereken dikkatini vermediği, aracının hızını yol, trafik ve vasıtasının teknik özelliğine göre ayarlamadığı, hareketli araçların normal gidiş şeridi içinde kalmayıp, düz yol ve gece vakti olmasına rağmen far ışıkları altındaki görüş alanını yeterince kontrol etmeden kaza mahalline mevcut hızla ve kontrolsüz şekilde yanaşarak, dikkatsiz ve tedbirsizce seyrini sürdürdüğü sırada yolun sağındaki emniyet şeridine girerek bu alanda yürüyen yayaya vasıtasının sağ ön kısmıyla arkadan çarpması sonucu meydana gelen olayda asli ve ağırlıklı derecede kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmış olup mahkemece kabul edilmiş, sanık ...'ın olay tarihinde, kendisinin kullandığı araçla giderken çarptığı mağdura yardım etmek veya yardım edecek birilerini çağırmak yükümlülüğü altında bulunduğunda şüphe olmamakla birlikte, mağdurun çarpma etkisiyle hemen ölmesi durumunda sanığın bu sorumluluğunun bulunmayacağı, sanığın mağdura çarptığını bilmediğine ve bu nedenle yardım edemediğine ilişkin savunmasına itibar edilmemekle birlikte mağdurun çarpmadan sonra müdahale edilecek bir süre yaşayıp yaşamadığı hususu sanık lehine yorumlanarak, sanık ...'ın mağdura çarpmasıyla ölümün gerçekleştiği kabul edilmiş ve bu nedenle sanık ...'ın yardım yükümlülüğü altında bulunmadığı anlaşılarak eyleminin ihmali davranışla kasten öldürme suçunu oluşturmadığı,taksirle ölüme neden olma suçunu oluşturduğu kanaatine ulaşılmış ve TCK'nun 85/1.maddesi gereğince suçun işleniş şekli, yer ve zaman, taksire dayalı kusurun ağırlığı ve dikkate alınarak teşdiden cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık ...'ın fiilden sonraki davranışları ile cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözönünde bulundurularak hakkında TCK'nın 62.maddesi uygulanmamış, hapis cezası adli para cezasına çevrilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiş olup sanığın suçun işlenmesinden sonraki davranışları nazara alındığında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamakta ise de, benzer gerekçelerle hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına çevrilmesi suretiyle hükümde çelişki oluşturulması, sanık hakkında temel cezanın ve sürücü belgesinin geri alınma süresinin alt sınırdan yeterince uzaklaşılmadan belirlenmesi nedeni ile katılan vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek suçun işleniş biçimi ve özelliği, suç konusunun önem ve değeri, sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı ile meydana gelen zarar dikkate alınarak temel ceza alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak 4 yıl olarak belirlenmiş, sanığın kazadan sonraki davranışları nazara alınarak hakkında takdiri indirim ve seçenek yaptırımlara çevirme hükümleri uygulanmamak sureti ile TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2025 tarihinde karar verildi.