T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/222 - 2026/145 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/222 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/145 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/12/2023 ESAS-KARAR NO : 2023/527 E - 2023/1275 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 20/02/2026 Y…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/222 - 2026/145 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/222 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/145 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/12/2023 ESAS-KARAR NO : 2023/527 E - 2023/1275 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 20/02/2026 YAZILDIĞI TARİH : 05/03/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı şirket arasında ticari mal alım satım ilişkisi olduğunu ve davacı şirketin, davalı şirkete ait tıbbi cihazların davalı üzerinden satımı işi ile uğraştığını, bu kapsamda müvekkil şirketin ürün satışını gerçekleştirdiğini, ancak davalı şirketçe satılan ürünlere ilişkin bedelin ödenmediğini, bunun üzerine 13/03/2023 tarihine kadar olan döneme ilişkin cari hesap alacağının tahsili için davalı borçlu hakkında Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2023/10191 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, devam eden süreçte davalı yanın söz konusu takibe itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, davalının haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve takibin devamına, ayrıca davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin, davacı şirkete kullanması için üç (3) adet ultrason cihazı verdiğini, davacı şirketin cihazları kullandıktan sonra teslimi sırasında cihazın kırık olduğunun anlaşıldığını, bu kapsamda zarara uğrayan cihazın dolar bazındaki miktarının belirlendiğini ve TL'ye çevrildiğini, sonrasında da davacı yandan cihazın hasar bedelinin istenildiğini, ancak davacı şirket tarafından herhangi bir ödemede bulunulmadığını, bunun üzerine müvekkil şirketçe davacı şirkete 76.016,00 TL fatura kesildiğini ve cari hesaba işlendiğini, davacı şirket tarafından söz konusu faturanın iade edildiğini, davalı şirketin bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında mutabakat tarihi olan 20/02/2023 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 307.297,84TL alacaklı olduğu, bu tarihten sonra davalı şirketin 27/02/2023 tarihinde 15.000,00 TL ve 13/03/2023 tarihinde çek ile olmak üzere 185.455,00TL ödeme yaptığı ve davacının 13/03/2023 tarihi itibariyle 106.842,84 TL alacaklı bulunduğu, taraf defterlerinin bu yönden örtüştüğü, uyuşmazlığın sebebinin 13/03/2023 tarihinden sonra taraflarca düzenlenen faturalardan kaynaklandığı, davacı yanın takibe konu ettiği alacağın 13/03/2023 tarihine kadar olan cari hesaba ilişkin olduğu, bu tarihten sonraki alacak - borç durumunun takibe konu edilmediği, kaldı ki davalı tarafça düzenlenen 76.016,00 TL tutarlı faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi davacının süresi içerisinde faturaya ve içeriğine itiraz ettiği, dolayısıyla faturayı kabul etmediği, bu itibarla davalı şirketin 76.016,00 TL tutarlı fatura sebebiyle alacaklı olduğu iddiasını ispat edemediği, ayrıca alacağın likit nitelikte bulunduğu, bu itibarla davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde dayanılan delillere itibar edilmediğini, davacı şirket tarafından teslim edilen cihazların kırık olup olmadığı yönündeki tanık dinletme isteminin dikkate alınmadığını, bilirkişi tarafından hazırlanan cari hesap tablosunda davacı şirkete kesilen 76.016,00 TL tutarlı faturanın yer almadığını ve söz konusu raporda bu yönde bir açıklamada bulunulmadığını, bunun yanı sıra bilirkişi raporunda müvekkil şirketin 30.827,07 TL borçlu olduğunun ifade edilmesine karşın bu hususun değerlendirilmediğini, cihazların kırık olup olmadığı noktasında araştırma yapılması gerektiğini, ayrıca icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının, cari hesap nedeniyle alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı ile %20 icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2023/10191 Esas sayılı dosyası ile; 21/03/2023 tarihinde davacı tarafından, davalı şirket aleyhine, 13/03/2023 tarihine kadar (bu tarih dahil) oluşan cari hesap alacağına dayalı 106.842,84 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67. maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davacı yanın takibe konu ettiği alacağın 13/03/2023 tarihine kadar (bu tarih dahil) olan cari hesaba ilişkin bulunmasına ve bu tarihten sonraki alacak - borç durumunun takibe konu edilmediğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.298,43 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.824,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.473,83 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 20/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."