(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/7351 E. , 2011/13223 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde Eylül 2002-Haziran 2006 tarihleri arası çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/7351 E. , 2011/13223 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde Eylül 2002-Haziran 2006 tarihleri arası çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacının Adalet ve Kalkınma Partisi ... İl Başkanlığında Eylül 2002 – Haziran 2006 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak geçen ve kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının Adalet ve Kalkınma Partisi ... İl Başkanlığı ile Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanlığı aleyhine açtığı davaların husumet yokluğundan reddine, SGK aleyhine açılan davanın ise bu davadan ayrılmasına karar verilmiştir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Öte yandan, siyasi partilerin belde, ilçe ve il teşkilatlarının parti tüzelkişiliğinden ayrı ve bağımsız bir tüzelkişilikleri yoktur. 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanun'unun 15/3.maddesine göre partiyi temsil yetkisi genel başkana aittir. Kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydı ile parti adına dava açma ve davada husumet yetkisi, genel başkana veya ona izafeten bu yetkileri kullanmak üzere parti tüzüğünün göstereceği parti mercilerine aittir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının, davalı Adalet ve Kalkınma Partisi ... İl Başkanlığında Eylül 2002 – Haziran 2006 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak üye kayıt işlerinden sorumlu olarak çalıştığını iddia etmesine karşın sigortalı işe giriş bildirgesinin düzenlenmediği gibi davalı işyerinden Kuruma bildirilen sigortalı çalışmalarının da bulunmadığı, davalı işyerinin 1.6.2007 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, tanık olarak dinlenen kişilerin ilgili partinin il başkanlığında yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptıklarını belirterek davacının dava konusu dönemde davalı işyerinde üye kayıt işlerinden sorumlu olarak çalıştığını beyan ettikleri, dava konusu döneme ilişkin dönem bordroları ile ücret ödeme belgelerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacının davalı işyerinde çalışıp çalışmadığının yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmediği anlaşılmaktadır. Parti tüzelkişiliğinden ayrı ve bağımsız bir tüzelkişiliği bulunmayan Adalet ve Kalkınma Partisi ... İl Başkanlığı'na husumet yöneltilemeyeceğinden bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi yerindedir. Ancak, davacının davalı işyerinde gerçek bir çalışması olduğu belirlenir ise bu takdirde 2820 sayılı Siyasi Partiler Yasa'sının 71.maddesine göre Genel Başkanlıktan davacının çalışmasına ilişkin bir izin ya da olur bulunup bulunmadığı sorularak, bulunmadığı takdirde davacının Adalet ve Kalkınma Partisi ... İl Başkanlığında çalışmasına ilişkin hizmet sözleşmesi parti tüzelkişiliğini bağlamayacağından davacı ile hizmet sözleşmesini yapan kişi veya kişiler belirlenerek husumetin bu kişilere yöneltilmesi gerekir. Yapılacak iş, öncelikle Kurumun yasal dayanağını 506 sayılı Yasa'nın 79/10 ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9 maddesinden alan hizmet tespiti davasında yasal hasım konumunda bulunması nedeniyle davalı SGK yönünden açılan ve ayrılan dava dosyası ile bu dava dosyasını birleştirerek yargılamaya devam etmek, Kurumdan davalı işyerine ait dönem bordrolarını ve işyeri dosyasını getirtmek, davalı işyerinden davacının işyeri özlük dosyası ile dava konusu döneme ilişkin tüm ücret ödeme belgelerini getirtmek, öncelikle bordro tanıklarını dinlemek, gerek görüldüğü takdirde Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurmak, davacının Adalet ve Kalkınma Partisi ... İl Başkanlığı işyerinde gerçek ve eylemli bir çalışması bulunduğu belirlenir ise Genel Başkanlıktan davacının çalışmasına ilişkin bir izin ya da olur bulunup bulunmadığı sormak, bulunmadığı belirlenir ise davacı ile hizmet sözleşmesi yaparak işe alan kişi ve kişileri belirlemek ve davacıya bu kişilere husumet yöneltmek için süre vermek, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine ,13.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.