11. Hukuk Dairesi 2010/2853 E. , 2010/3607 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/12/2006 tarih ve 2003/760-2006/439 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve
**11. Hukuk Dairesi 2010/2853 E. , 2010/3607 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/12/2006 tarih ve 2003/760-2006/439 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, davalı kooperatifin 1980 yılında kurulmuş olup, kuruluşundan kısa bir süre sonra arazi satın aldığını, ancak aradan geçen uzun zamana rağmen satın alınan arazinin imar çalışmasının yapılmamış olduğunu, bu süreçte ortakların büyük bir kısmının kooperatif arazisi içinde gelişigüzel inşaat yaptıklarını, bu kaçak yapılara kooperatif tarafından hizmet götürüldüğünü, meskeni bulunmayan ortaklardan alınan aidatlar ile bir kısım ortakların çıkarına olacak şekilde harcamaların yapıldığını, davalı kooperatifin 15.06.2003 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan yönetim ve denetim kurulunun ibrası, ortaklık aidatlarının artırılması, arazi alım ve satımına ilişkin karar ile inşaat ve imalat işlerinin emanet usulü ile yönetim kuruluna verilmesine ilişkin kararların yasaya, anasözleşmeye ve kooperatif amacına aykırı olduğunu ileri sürerek, anılan genel kurulda gündemin 5 nci maddesi ile 7 nci maddesinin a, b ve c bentlerinde belirtilen hususlar ile ilgili kararların iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının iddialarının hiçbirisinin genel kurul kararlarının iptalini gerektirecek hususlardan olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre imar planı olmayan kooperatif arazisine ruhsatsız olarak bina yapımının emanet usulü ile yapılmasına dair genel kurul kararının İmar Kanunu, Belediye Kanunu ve Kooperatifler Kanunu’na aykırı olduğu sonucuna varılmakla, davanın kısmen kabulü ile davalı kooperatifin 15.06.2003 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 7/c maddesinde alınan kararın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı kooperatifin 15.06.2003 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan bir kısım kararların iptali istemine ilişkindir.Mahkemece davaya konu genel kurul toplantısının 7/c maddesinde alınan kararın iptaline hükmedilmiştir. Sözkonusu kararda imalat ve inşaat işlerinin emanet usulü ile yapılmasına ve emanet komisyonu olarak yönetim kurulunun görevlendirilmesine karar verilmiştir.Genel kurul tarafından alınan bu karar yaptırılacak imalat ve inşaat işlerinde takip edilecek yönteme ilişkin olup, kararın bu haliyle yasaya aykırı bir işlem yapılmasına izin verdiği şeklinde yorumlanması mümkün değildir.Kararı yerine getirecek organ olan yönetim kurulunun genel kurul tarafından alınan bu kararı yasal çerçevede yerine getirmek zorunda olup, yasaya aykırı olarak yapılacak işlemler esasen yönetim kurulunun yasal sorumluluğunu doğuracaktır.Somut olayda iptal edilen genel kurul kararı ile yasaya aykırı bir işin yapılmasına izin verilmiş olmayıp, soyut olarak inşaat ve imalat işlerinin yapılması konusundaki yöntem ve yetkinin belirlenmiş olmasına, bunun da kanun, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmamasına göre mahkemece bu yöndeki istemin de reddine karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde anılan genel kurul kararının iptali doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. 3-Bozma neden ve şekline göre de davalı vekilinin yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 04,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine,01.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.