Başvuru, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 17/7/2017 tarihinde yapılmıştır.Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvurucu, bireysel başvuru harç ve masraflarını karşılama imkânının bulunmadığını belirterek adli yardım talebinde bulunmuştur. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Ulusal ölçekte yayın yapan bir gazetenin 31/5/2014 tarihli nüshasında başvurucu hakkında "Paralel Yapıya Yurtdışı Darbesi" başlıklı bir haber yayımlanmıştır. Başvurucu bu haber nedeniyle kişilik haklarının zedelendiğini belirterek 2/6/2016 tarihinde, gazetenin sahibi şirkete karşı 000 TL manevi tazminat talebiyle İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Bu davada duruşma günü başvurucuya 19/7/2016 tarihinde tebliğ edilmiş, ancak başvurucu 21/7/2016 tarihinde tutuklanmıştır. Başvurucu 29/11/2016 tarihinde yapılan ilk duruşmaya katılmadığı ve duruşmaya katılan davalı taraf davayı takip etmek istemediğini beyan ettiği için Mahkeme 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi gereğince yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar vermiştir. Başvurucu, Kocaeli 2 No.lu Ceza İnfaz Kurumu (Ceza İnfaz Kurumu) aracılığıyla Mahkemeye gönderdiği 16/12/2016 tarihli dilekçesinde; tutuklanması nedeniyle duruşmaya katılamadığını belirtmiş, duruşma zaptının bir örneğinin tarafına gönderilmesini talep etmiş ve mal varlığına el konulduğu için adli yardım hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan etmiştir. Başvurucunun bu dilekçesi Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının (Savcılık) 20/1/2017 tarihli yazısı ile Mahkemeye gönderilmiştir. Başvurucunun daha önce Ceza İnfaz Kurumu kanalıyla Mahkemeye gönderdiği 9/12/2016 tarihli dilekçesi ise Savcılığın 2/3/2017 tarihli yazısı ile Mahkemeye gönderilmiş, başvurucu bu dilekçesinde de duruşmaya tutuklanması nedeniyle katılamadığını belirtmiş, son duruşma zaptı ile davalı tarafça dosyaya sunulan belgelerin Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden kendisine gönderilmesini talep etmiş ve adli yardım hükümlerinden faydalanmak istediğini belirtmiştir. Başvurucu, Mahkemeye gönderdiği 14/3/2017 tarihli dilekçesinde de, 9/12/2016 ve 16/12/2016 tarihlerinde ilettiği taleplerine cevap verilmediğini belirterek talebini yinelemiş; bu dilekçe de Savcılığın 16/3/2017 tarihli yazısıyla Mahkemeye gönderilmiştir. Mahkeme 13/3/2017 tarihli karar ile başvurucunun 29/11/2016 tarihli duruşmaya katılmaması nedeniyle dosyanın -yenileninceye kadar- işlemden kaldırılmasına karar vermiştir. Başvurucu ilk duruşmadan bir ay sonra Ceza İnfaz Kurumunda olduğunu bildirmiş ise de usulüne uygun tebligat yapıldığı, süresinde mazeret bildirmediği, bu arada dosyanın geçici işlemden kaldırıldığı kendisine belirtilmiştir. Ayrıca dilekçe Mahkemeye ulaştığında harçsız yenileme süresinin bile dolduğu, aslında duruşmadan on yedi gün sonra mazeret dilekçesinin Ceza İnfaz Kurumuna verildiği ve buradan Mahkemeye 20/1/2017 tarihinde üst yazı ile gönderildiği açıklanmıştır. Mahkeme; yenileme harcının yatırılmadığını, dilekçenin de yenileme dilekçesi olmadığını belirterek 13/3/2017 tarihinde üç aylık yenileme süresi dolduğundan davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir. Başvurucu tarafından karara karşı istinaf talebinde bulunulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi 6/6/2017 tarihli kararla; başvurucunun Ceza İnfaz Kurumu kanalıyla gönderdiği duruşma zaptının bir örneğinin gönderilmesi talebini ve adli yardım talebini içeren 16/12/2016 tarihli dilekçesinin Savcılığın 20/1/2017 tarihli yazısı ile Mahkemesine gönderildiği, başvurucunun tutukluluk nedeniyle katılamadığı duruşma gününe yönelik olarak 6100 sayılı Kanun'un maddesi kapsamında eski hâle getirme talebinde bulunabileceği, 16/12/2016 tarihli dilekçenin içerik olarak yenileme talebi niteliğinde olmadığı gerekçeleri ile istinaf istemini esastan kesin olarak reddetmiştir. Nihai karar 19/6/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve başvurucu 17/7/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 6100 sayılı Kanun’un ''Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması'' kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. (2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.... (5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. (7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır." 6100 sayılı Kanun’un''Eski hale getirme'' kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: ''(1) Elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimse, eski hâle getirme talebinde bulunabilir. (2) Süresinde yapılamayan işlemle ulaşılmak istenen aynı sonuca, eski hâle getirme dışında, başka bir hukuki yoldan ulaşılabiliyorsa, eski hâle getirme talebinde bulunulamaz.'' 6100 sayılı Kanun’un''Süre''kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:''(1) Eski hâle getirme, işlemin süresinde yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde talep edilmelidir." 6100 sayılı Kanun’un ''Talebin şekli ve kapsamı'' kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:''(1) Eski hâle getirme, dilekçeyle talep edilir. Dilekçede, talebin dayandığı sebepler ile bunların delil veya emareleri gösterilir. Süresinde yapılamayan işlemin de eski hâle getirme talebinde bulunmak için öngörülen süre içinde yapılması zorunludur.'' 6100 sayılı Kanun’un ''Talep ve inceleme mercii'' kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:'' (1) Yapılamayan işlem için eski hâle getirme, bu işlem hakkında hangi mahkemede inceleme yapılacak idiyse, o mahkemeden talep edilir." 6100 sayılı Kanun’un ''Talebin yargılamaya ve hükmün icrasına etkisi" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:''(1) Eski hâle getirme talebi, yargılamanın ertelenmesini gerektirmez ve hükmün icrasına engel olmaz. Ancak, talebi inceleyen mahkeme, talebi haklı görürse, teminat gösterilmek şartıyla, yargılamanın ertelenmesine veya hükmün icrasının geri bırakılmasına karar verebilir. Mahkeme, gerektiğinde teminat gösterilmeden de yargılamanın ertelenmesine veya icranın geri bırakılmasına karar verebilir.'' 6100 sayılı Kanun’un''İnceleme ve karar'' kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:''(1) İlk derece mahkemeleri veya bölge adliye mahkemelerinde eski hâle getirme talebi, ön sorunlar hakkındaki usule; Yargıtayda ileri sürülecek eski hâle getirme talebi ise temyiz usulüne göre yapılır ve incelenir. (2) Mahkeme, eski hâle getirme talebinin kabulü hâlinde, hangi işlemlerin geçersiz hâle geldiğini kararında belirtir. Islahla geçersiz kılınamayan işlemler, eski hâle getirme talebinden de etkilenmez.''