1. Hukuk Dairesi 2023/3803 E. , 2024/4708 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2012/535 E., 2020/136 K. HÜKÜM : Asıl Dava Kısmen Kabul - Birleştirilen Dava Kabul Taraflar arasında birleştirilerek görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım ile tapu iptali-tescil davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin 14.12.2009 tarihli ve 1994/197 Esas, 2009/326 Karar sayılı (asıl da…
**1. Hukuk Dairesi 2023/3803 E. , 2024/4708 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2012/535 E., 2020/136 K. HÜKÜM : Asıl Dava Kısmen Kabul - Birleştirilen Dava Kabul Taraflar arasında birleştirilerek görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım ile tapu iptali-tescil davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin 14.12.2009 tarihli ve 1994/197 Esas, 2009/326 Karar sayılı (asıl davada) verilen kararın davacı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairenin 22.12.2011 tarihli ve 2011/8810 Esas, 2011/13514 Karar sayılı kararı ile karar bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, asıl davanın davalılarından ... tarafından davacı Hazine aleyhine açılan Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/932 Esas sayılı dosyasındaki tapu iptali ve tescil davasının asıl dava ile birleştirilmesine karar verildikten sonra asıl davanın kısmen kabulüne; birleştirilen davanın ise kabulüne karar verilmiş, karar asıl davada davacı - birleştirilen davada davalı Hazine vekili ve asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, dosya tetkik olunarak gereği görüşüldü: Asıl davada davacı Hazine vekili; Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... köyü (mahallesi) 1092 parsel sayılı taşınmazın deniz tarafından Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ekli krokide mavi ile işaretli 203 m2'lik alana davalılar tarafından 18 adet yazlık bina, kırmızı ile işaretli 138 m2'lik alana davalı ... tarafından kafetarya yapılmak suretiyle tecavüz edildiğini ileri sürerek kıyıda kaldığı tespit edilen bu alanlara elatmanın önlenmesine ve yıkıma karar verilmesini istemiştir. Birleştirilen Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/932 Esas sayılı davada davacı, Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... mahallesi dava konusu 3338 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına ihdasen tescil edildiğini, ancak işlemin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın kendisi ile birlikte 1092 parsel sayılı taşınmaz paydaşlarına ait olduğunu, kıyı - kenar çizgisi dışında bulunduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemenin 14.12.2009 tarihli ve 1994/197 Esas, 2009/326 Karar sayılı kararıyla; bilirkişi raporu ve eki krokide 1092 parsel sayılı taşınmazın çapı kapsamında olan (A) harfi ile gösterilen kısım ve 1092 parsel sayılı taşınmazın çapı kapsamı dışında olan (B) harfi ile gösterilen kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı süresi içinde davacı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine; Dairenin 22.12.2011 tarihli ve 2011/8810 Esas, 2011/13514 Karar sayılı kararı ile karar bozulmuştur. Mahkemenin 16.07.2020 tarihli ve 2012/535 Esas, 2020/136 Karar sayılı kararıyla; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, asıl davanın davalılarından ... tarafından davacı Hazine aleyhine açılan Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/932 Esas sayılı tapu iptali ve tescil davası asıl dava ile birleştirilmiş, kıyı - kenar çizgisi dışında kaldığı sabit olduğundan 203 m2'lik alan yönünden müdahalenin meni ve kal taleplerinin reddine; kıyı - kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle (B) harfi ile gösterilen 53,48 m2'lik alana yapılan müdahalelerin menine ve yapıların kal'ine; 1092 parsel sayılı taşınmazda (A) harfi ile gösterilen kısım yönünden terkin davası açılmadığı, anılan kısmın bilirkişi raporlarında da kıyı - kenar çizgisi dışında kaldığı gerekçesiyle müdahalenin meni ve kal davalarının reddine; birleştirilen davada davacı yönünden zilyetlikle kazanma şartlarının bulunduğu, dava konusu 3338 taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu gerekçesiyle birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş, karar asıl davada davacı - birleştirilen davada davalı Hazine vekili ve asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, dosya temyiz incelemesi yapılmak üzere Daireye gönderilmiştir. Bilindiği üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında Bölge Adliye Mahkemelerinin Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin, yine aynı maddenin ikinci fıkrasında ise Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine istinaf yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 427 ilâ 444 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, yani bu kararlara ilişkin dosyaların Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemeyeceği belirtilmiştir. Bu durumda 20 Temmuz 2016 tarihinden önce verilen kararlar, kanun yoluna başvurma tarihi ne olursa olsun 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 ilâ 444 üncü maddelerindeki temyize ilişkin hükümlere tabi olup dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir. Buna karşılık, 20 Temmuz 2016 tarihinde ve sonrasında verilen temyiz incelemesinden geçmeyen kararlara karşı kanun yoluna gidilmesi halinde ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ilâ 360 ncı maddelerindeki istinafa ilişkin hükümlerinin uygulanması için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi zorunlu olup daha önce Yargıtay denetiminden geçen asıl davanın “istinaf” kanun yoluna tabi olmadığı açık ise de, birleştirilen 2015/932 Esas sayılı dava ile ilgili daha önce Yargıtayın bir denetiminin bulunmadığı gözetildiğinde, birleştirilen davanın ''istinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davaların birleşmekle bağımsız dava olma özelliğini kaybetmedikleri gözetilerek ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılan birleştirilen 2015/932 Esas sayılı dava dosyasının istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi, sonucunda verilen kararın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi (birleştirilen dosyada verilen karar temyiz edilmese dahi temyize tabi olan asıl davanın gönderilmesi) için dosyanın Mahkemesine iadesi gerekmektedir. KARAR Açıklanan sebeple; Dosyanın Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesine TETKİKSİZ İADESİNE, 09.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.