DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/85 E. , 2024/412 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/85 Karar No : 2024/412 TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI):... Kurulu VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 13/06/2022 tarih ve E:2018/4490, K:2022/4582 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alına
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/85 E. , 2024/412 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/85 Karar No : 2024/412 TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI):... Kurulu VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 13/06/2022 tarih ve E:2018/4490, K:2022/4582 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve ...sayılı kararının iptali ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti:Danıştay Beşinci Dairesinin 13/06/2022 tarih ve E:2018/4490, K:2022/4582 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde, davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmemiş, "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelik suçundan ceza davası açıldığı ve ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğinin görüldüğü, ByLock Delili yönünden, davacı tarafından ... GSM numarasından, ..., ... IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiği ve anılan uygulamayla bağlantı kurulduğu ve davacının "..." ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı, Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ''bağımsız'' adaylarını desteklediğine ve sandık başında müşahitlik yaptığına, örgüt içerisinde evlilik birimi sorumlusu olduğuna, kod adı kullandığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı, Yurtdışı Dil Eğitimi yönünden, davacının, FETÖ'nün Adalet Bakanlığında etkin olduğu 2008-2009 yıllarında 1 yıl süreyle yurt dışına gönderildiğine ilişkin tespitin, davacı hakkındaki yukarıda aktarılan diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği, Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi, özlük haklarının iadesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:ByLock verilerinin yasa dışı delil olduğu, hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerinin ve bağımsızlık ilkesinin ihlal edildiği, tanık/sanıkların, davacının da hazır bulunduğu kamuya açık bir duruşmada ifadelerini tekrarlamadığı, davacının tanık/sanığa soru sorma ve onu sorgulama hakkı ve lehe olan tanıkları aleyhe tanıklarla aynı şartlarda duruşmaya getirtip dinletme hakkı ihlal edilerek kullanıldığı, ifadesi alınanların beyanlarına bakıldığında ise tamamıyla soyut, hiçbir somut olgu ve olaya dayanmayan, masa başında, hakkındaki suçlamalardan kurtulma baskı ve telaşı altında, uzun süren sorguda alınmış iftiradan ibaret beyanlar olduğu, meslek hayatı boyunca hakkında fotoğraf teşhisi yaptırılan kişilerle tanışıklığı ve iletişiminin olmadığı, bu nedenle bu teşhisin hatalı ve gerçek dışı olduğu, kolluk görevlilerince fotoğraf üzerinden teşhis yaptırılan kişilerin “tanık” sıfatının olamayacağı, tanık ifadelerinde davacının suç işlediğine dair herhangi bir iddia bulunmadığı, davacı hakkındaki kovuşturma kararının da meslekten ihraç edildiği tarihten çok sonra ortaya çıkmış bir durum olduğu, sonradan ortaya çıkan bir hususun, daha önce verilmiş bir cezayı hukuka uygun hale getirmeyeceği, ret kararında dayanılan tüm delillerin davacının meslekten ihraç edildiği tarihten sonra elde edildiği, bu nedenle, verildiği tarihte hiçbir somut suç deliline dayanmayan meslekten çıkarma kararının hukuka aykırı olduğu, mahkemeye erişim hakkının, masumiyet karinesinin, isnadı öğrenme hakkının, savunma hakkının, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, özel hayata ve aile hayatına saygı ilkesinin, şeref ve itibara saygı hakkının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, aynı suçtan iki kez yargılanmama ve cezalandırılmama (non bis in idem) hakkının, kanunla önceden kurulmuş, bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkının, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, kararın esas yönünden bozulmaması halinde, müvekkil aleyhine hükmedilen vekalet ücreti hak arama özgürlüğünü ve mahkemeye erişim hakkını ihlal edecek ve davalı vekilinin haksız yere zenginleşmesine yol açacak mahiyette olduğundan, kararın bu yönden bozulması ve vekalet ücretine ilişkin 5 nolu maddesinin iptaline karar verilmesi, yargılama giderlerinin de kararın kesinleşmesinden sonra tahsiline karar verilmesi gerektiği ve Danıştay Beşinci Dairesinin davanın reddine ilişkin kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b)Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, Daire kararında da belirtildiği üzere davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelik suçundan ceza davası açıldığı ve ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yargılamanın devam etmekte olduğu anlaşılmıştır. 667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlem de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir. Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda, kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir. Bu itibarla, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçunun tespitinde delil olarak değerlendirilecek bir kısım fiil ve davranışlar, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecek nitelikte olduğundan, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin bu davada, ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' isnadıyla açılan ceza davasında verilecek kararın beklenilmesi gerekmemektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 13/06/2022 tarih ve E:2018/4490, K:2022/4582 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 29/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.