12. Hukuk Dairesi 2013/3455 E. , 2013/12867 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 27/12/2012 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafın
**12. Hukuk Dairesi 2013/3455 E. , 2013/12867 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 27/12/2012 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından, borçlu ... aleyhine başlatılan adi ve hasılat kiralarına ait takipte, borçluya gönderilen 13 örnek ödeme emri tebligatının usulsüzlüğü ve gecikmiş itirazların borçlu tarafından ileri sürüldüğü, mahkemece istemin reddine karar verildiği görülmüştür. İİK'nun 65.maddesine dayanan gecikmiş itirazda, tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olmasına rağmen, muhatabın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememiş olması halinde, itirazını geciktirmesine sebebiyet veren mazeretini gösterir delillerle birlikte, esasla ilgili itirazlarını ve dayanaklarını, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde icra mahkemesine bildirmesi gerekir. Açıklanan yasa hükmünden de anlaşılacağı üzere gecikmiş itirazın ön koşulu, usulüne uygun bir tebligatın yapılmış olmasıdır. Somut olayda; örnek 13 numaralı ödeme emri tebliğ işleminin Tebligat Kanununun 21. maddesine göre 25.07.2012 tarihinde yapıldığı ancak dosya içerisinde bulunan İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'nün 15.10.2012 tarihli yazılarıyla borçlunun tebliğ tarihinde yurtdışında olduğu anlaşıldığından, tebliğ mazbatasındaki borçlunun işte olduğu tesbiti doğru değildir. Diğer bir ifadeyle; takip borçlusuna usulüne uygun olarak, tebliğ edilmiş bir ödeme emri bulunmamaktadır. Bu durumda, uyuşmazlığın İİK.nun 65. maddesinde yer alan gecikmiş itiraz kurallarına göre değil, 7201 Sayılı Kanunun 32. maddesine göre çözümlenmesi gerekir. 7201 Sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğince, tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Öte yandan, Hukuk Genel Kurulunun 5.6.1991 tarih ve 1991/12-258 Esas, 1991/344 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere "...usulsüz tebliğ işlemini öğrenen muhatabın bu tebliği öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde şikayet yolu ile tebligatın usulsüzlüğünü icra mahkemesi önüne getirmesi gereklidir." Borçlunun bildirdiği öğrenme tarihi esas olup, bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir .. Hukuk Genel Kurulunun 12.02.1969 tarih ve 1967/172-107 sayılı kararında da benimsendiği üzere beyan edilen öğrenme tarihinin aksi tanık beyanıyla ispat edilemez. O halde mahkemece, şikayetçi borçlunun tebliğden haberdar olduğu tarih tespit edilerek, yukarıdaki kurallar çerçevesinde tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.