(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/13785 E. , 2012/38128 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca ol…
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/13785 E. , 2012/38128 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; sanığın babası ...’ün ölümünden sonra diğer murislerle birlikte iştirak halinde sahip oldukları suça konu tapuda muris olan üç kardeş adına kayıtlı araziler için Doğrudan Gelir Desteği (DGD) ödemesi almak amacıyla başvuru dosyasında bulunan arazi bildirim formunda suça konu arazilerde tarım yaptığını bildirerek müracaat ettiği, bu kişilerin isimlerinin karşısında imzalarının bulunduğu muvafakatnamelerde sanığın muris ... yerine imza attığından bahisle dolandırıcılık suçundan, cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında; DGD ödemelerinin sahip olunan payı oranında değil, tarımsal faaliyette bulunulan arazinin tamamı üzerinden yapılmış ise de sanığın DGD ödemesi için müracaat ettiği arazilerde tarımsal faaliyette bulunduğunun mahkemece alınan beyanlarla sabit olması nedeniyle katılan aleyhine zararın oluşmadığı anlaşılmakla dolandırıcılık suçunun oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 30.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.