6. Hukuk Dairesi 2007/8009 E., 2007/10123 K. 6. Hukuk Dairesi 2007/8009 E., 2007/10123 K. - PAYDAŞLIĞIN GİDERİLMESİ - PAYIN TAKSİM EDİLMESİ "İçtihat Metni" Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, bir adet taşınmazda paydaşlığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme, dava konusu taşınmazın
6. Hukuk Dairesi 2007/8009 E., 2007/10123 K. **6. Hukuk Dairesi 2007/8009 E., 2007/10123 K.** **- PAYDAŞLIĞIN GİDERİLMESİ - PAYIN TAKSİM EDİLMESİ** **"İçtihat Metni"** Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, bir adet taşınmazda paydaşlığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme, dava konusu taşınmazın satış suretiyle paydaşlığının giderilmesine karar vermiş, hükmü davalılar vekili temyiz etmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, Kayseri ili, Melihgazi ilçesi, 280 No'lu parselin aynen taksim mümkün olmaz ise satış suretiyle paydaşlığının giderilmesini istemiştir. Davalılar vekili, aynen taksim suretiyle paydaşlığın giderilmesini aksi halde davanın reddini savunmuştur. Paydaşlığın giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez. Paydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz. Aynen bölünerek paylaştırmanın mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez. Aynen bölünerek paylaştırma halinde teknik bilirkişiye ifraz projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle belediyeden, Belediye dışında ise İl İdare Kurulundan İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir. Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir. Olayımıza gelince; dava konusu edilen ve satışına karar verilen 280 No'lu parsel tapuda 18.000 m2 büyüklüğünde benzinlik vasfında olup, belediye sınırları içinde olduğu anlaşılmaktadır. Yerel mahkemenin, satış suretiyle paydaşlığın giderilmesine dair verdiği 6.5.2005 günlü ilk kararı, Dairemizin 13.12.2005 gün ve 10232-11586 sayılı kararı ile, harita mühendisi vasıtasıyla ifraz projesi düzenlettirilmesi, düzenlenecek projenin onay makamına sunulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine işaretle bozulmuştur. Mahkeme, bozma ilamına uyarak, 25.4.2006 tarihinde taşınmaz başında yaptığı keşif sonucu harita mühendisi İlker 'a 19.9.2006 tarihli taksim krokisini hazırlatmış ve taksim krokisini onay makamı olan Belediye Encümeni'ne göndermiştir. Ancak Belediye İmar Müdürlüğü'nün 18.12.2006 tarihli belediye başkan yardımcısı imzalı yazısında dava konusu edilen taşınmazın "ifrazının mümkün olmadığı" şeklinde cevap verilmiştir. Mahkemece belediye başkan vekili imzalı yazı ile yetinilerek hüküm kurulması doğru değildir. Bu durumda mahkemece, bozma doğrultusunda hareket edilerek hazırlanan taksim krokisinin onay makamına sunulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek, yazılı şekilde satış kararı verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 1.10.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.