3. Hukuk Dairesi 2021/4146 E. , 2021/12657 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonunda, davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı bankadan 2007 yılında çektiği konut kredisi haricinde başka bir kredi …
**3. Hukuk Dairesi 2021/4146 E. , 2021/12657 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonunda, davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı bankadan 2007 yılında çektiği konut kredisi haricinde başka bir kredi verilmiş gibi mevduat hesabından faiz tahsilatı yapıldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik haksız olarak çekilen 1.000TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı; davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; davanın reddine dair verilen hüküm davacı tarafın temyizi üzerine, Dairece verilen 21/09/2020 tarihli, 2020/8968 Esas 2020/4432 Karar sayılı kararla, “...Dosyanın UYAP üzerinden yapılan incelemesinde, biri 08/06/2016 diğeri 30/05/2016 tarihinde mahkeme hakimi tarafından elektronik imza ile imzalanmış iki ayrı gerekçeli kararın bulunduğu, bunlardan birisinde tüketici mahkemesi sıfatı kullanıldığı ve davanın mahiyeti gereği harç alınmasına yer olmadığına karar verildiği, diğerinde ise hem harç alınmasına yer olmadığına karar verilip hem de toplam 58,40TL harcın davalıdan tahsiline hükmedildiği, belirtilen gerekçeli karar yazım tarihlerinin, tarafların vekillerine ilişkin bilgilerin farklı olduğu görülmüştür. Elektronik imza ile imzalanmış iki farklı gerekçeli karardan hangisinin temyiz edildiği belli olmadığı gibi bu durum, taraflara yüklenen borçlar ve tanınan haklar konusunda tereddüt yaratması nedeniyle, HMK m.297 hükmüne aykırı olup, bu husus aynı zamanda kamu düzenine ilişkin olduğundan bozmaya karar verilmiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece; davalı bankanın ... Şubesi nezdinde 29/06/2009 tarihinde 35.000TL ve Van Şubesi nezdinde 14/06/2007 tarihinde 100.000TL tutarında krediler kullanıldığı, dava konusu kesintilerin bu kredilerin kesintileri olduğu; davacı tarafça kullanılan kredilerdeki imzaya itiraz edilmiş ise de, davacı asilin imza örneklerinin alınması için verilen kesin süre içerisinde hazır edilip imzasının alınamadığı, bu halde davalı banka tarafından davacının hesabından haksız bir şekilde alınmış bir para bulunmadığının kabulünün gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Yazı veya imza inkârı” başlıklı 208. maddesi; “(1) Taraflardan biri, kendisi tarafından düzenlendiği iddia edilen bir belgedeki yazı veya imzayı inkâr etmek isterse, sahtelik iddiasında bulunmalıdır; aksi hâlde belge, aleyhine delil olarak kullanılır. (2) Bir belgenin sahteliği iddia edildiğinde, belgenin mahkemeye verildiği tarih yazılıp mühürlenerek, saklanması için mahkemece gerekli tedbirler alınır.