3. Hukuk Dairesi 2011/20883 E. , 2012/3372 K. MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacının, davalı olan kızına 400 TL yardım nafakası ödediğini beyan ederek, bu nafakanın ka…
**3. Hukuk Dairesi 2011/20883 E. , 2012/3372 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacının, davalı olan kızına 400 TL yardım nafakası ödediğini beyan ederek, bu nafakanın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece, davanın kabulü ile nafakanın kaldırılmasına karar verilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 364.maddesine gore; "Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeslerine nafaka vermekle yükümlüdür." Aynı Kanunun 365/2.maddesınde de; "Dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir." düzenlemesi yer almıştır. Hukuk Genel Kurulunun 7.10.1998 gün ve 1998/656-688 sayılı ilamında da "...yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların..." yoksul kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.Somut olayda, davalının ... mağazasında satış danışmanı olarak çalıştığı, brüt maaşının 1.100 TL olduğu, aynı zamanda da Açıköğretim Fakültesinde okuduğu anlaşılmıştır. Davacı hakkında ise ekonomik durum araştırması yapılmamış, davalı davacı babasının et lokantası işlettiğini iddia etmiş yargılamada dinlenilen davacı tanıkları ise, davacının bu restoranın sahibi olmadığını, burada garson olarak çalıştığını beyan etmişlerdir. Her ne kadar dava tarihi itibariyle davacının çalıştığı anlaşılsa da, bu iş süreklilik arz eden, güvenceli ve kadrolu bir iş değildir. Çalışılan yer özel sektör olduğu için davacının her an işten çıkarılma durumu da mevcuttur.Öyle ise mahkemece, bu ilke ve esaslar gözetilerek davacı babanın ekonomik ve sosyal durumunun ayrıntılı bir şekilde araştırılıp tespit edilmesinden sonra, öğrenimine devam eden ve bu arada da çalışan nafaka bakımlısının süreklilik taşımayan gelirine ve davacının da mali durumuna uygun olarak, "çoğun içinde az da bulunur" ilkesi gereğince nafakanın kaldırılması yerine uygun miktarda indirilmesine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.