9. Hukuk Dairesi 2011/46075 E. , 2013/32658 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA :Davacı, yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili özetle; mü
**9. Hukuk Dairesi 2011/46075 E. , 2013/32658 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA :Davacı, yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili özetle; müvekkilinin davalı bankanın farklı şubelerinde 1984 yılından 28.09.2006 tarihine kadar yaklaşık 22 yıl, memur personel veya şube müdürü olarak çalıştığını ve son olarak ... Şubesi’nde müdür olarak çalışmakta iken hizmet akdinin haksız olarak feshedildiğini, ancak yaklaşık 22 yıllık izin ücretinin ödenmediğini, müvekkilinin 1984 - 1993 arasında Kütahya / Simav Şubesinde, 1993 - 1996 arasında ... Şubesinde, 1996 - 2000 arasında ... Şubesinde, 2000 - 2001 arasında ... Merkez Şubesi ve ... Şubesinde, 2001 - 2002 arasında ... Şubesinde görev yaptığını, bu dönemlere ilişkin yıllık ücretli izin kayıtlarının davalı tarafça dosyaya sunulmadığını 2002’den sonra çalışmaya başladığı ... Şubesi’ndeki izin kayıtlarının da eksik olarak sunulduğunu, davalı tarafça sunulan belgelerde, müvekkilinin seminere gönderildiği günlerin bile yıllık izinden sayıldığının görüldüğünü, diğer taraftan, davalı tarafça sunulan "... Müdürlüğü Şubesi Kalan Yıllık ücretli İzin Bildirim Çizelgesi" adı altında müvekkiline imzalatılan belgeye itibar olunamayacağını, zira bu belgeyi destekleyen yıllık ücretli izin çizelgelerinin mevcut olmadığını, bunun yanında, müvekkilinin, çalışırken bu belgeyi imzalamak zorunda kaldığını, çalışan birinden ibraname adı altında bu şekilde belge alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili özetle; davacının 08.10.1984-28.09.2006 tarihleri arasında çalıştığını, son olarak ... Şubesi’nde müdür olarak görev yapmakta iken hakkında sürdürülen soruşturma nedeniyle 13.06.2006 tarihinde geçici olarak görevden el çektirildiğini ve genel müdürlük emrine alındığını, soruşturma sonunda da 4857 sayılı İş Yasasının 25 / II. maddesi ve Toplu İş Sözleşmesinin ilgili maddeleri uyarınca hizmet akdinin 28.09.2006 tarihi itibarıyla bildirimsiz ve tazminatsız olarak feshedildiğini, davacının, feshin geçersizliğine ve işe iadeye ilişkin olarak açtığı ... 10. İş Mahkemesinin 2006/253 Esas, 2008/738 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılamada fesih haklı bulunarak işe iade talebinin reddedildiğini, bu kararın da Yargıtay'ca onanarak kesinleştiğini, diğer taraftan, davacının 22 yıllık çalışma hayatı boyunca yıllık izninin kullandırılmadığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, davacının işe başladığı tarihten, işten ayrıldığı 2006 yılına kadar her yıl için 31 gün ( Takvim günü ) olmak üzere 21 yıl için toplam 651 gün izne hak kazandığını, 2003 yılında “İzinlerin Mekanizasyonu Projesi " kapsamında ücretli izin, özür izni ve idari izinlerin sisteme girişi ve sistemden takibine yönelik uygulama çalışmaları başlatıldığını ve tüm çalışanlara ait izin bilgileri ile ilgili veri tabanının oluşturulabilmesi amacıyla uygulama öncesinde bir defaya mahsus olmak üzere tüm çalışanlar tarafından Sirküler Mektup ekinde yayınlanan "Kalan Eski Yıllık Ücretli İzin Bildirimi " çizelgesinin tam ve eksiksiz olarak 01.11.2003 tarihine kadar genel müdürlüğe iletilmesinin istendiğini, davacının müdür olarak görev yaptığı ... Şubesi’nden kendi imzası ile gönderilen 03.11.2003 tarih ve 1880 sayılı yazıda, 2002 yılından 9 gün, 2003 yılından 31 gün olmak üzere toplam 40 gün izni olduğunu, bunun dışında başka bir izni bulunmadığını belirten imzalı beyanı olduğunu, bu tarihten sonra davacının 2004 ve 2005 yıllarında 31’er gün daha izne hak kazandığını, bu şekilde, daha önceki dönemlerden kalanlarla birlikte toplam hak edişinin 102 gün olduğunu, 2003 yılından, işten ayrıldığı tarihe kadar, yıllık izninin 83 gününü kullandığını, 19 gün izin hakkı kaldığını, davacının 03.05.2005 tarihinde ... Şubesi’nden ayrılıp 04.05.2005 tarihinde ... Şubesi’nde göreve başladığını, davalı bankanın mevzuatı gereği, “İşyerinde Bulunmayan Personel Çizelgeleri”nin her ay için ayrı ayrı düzenlenerek 6 ayda bir genel müdürlüğe gönderilmesi nedeniyle ilk 6 ayın çizelgesinin Temmuz ayının 7. iş gününe kadar, ikinci 6 ayın çizelgelerinin Ocak ayının 7. iş gününe kadar gönderilmesi gerektiğini, “İşyerinde Bulunmayan Personel Çizelgeleri”nde personelin her ne sebepten olursa olsun Şubede bulunmama sebeplerinin açıklayıcı bilgi olarak yer aldığını, buna bağlı olarak, davacının görevli olarak eğitim seminerine katıldığı günlerin davacı tarafça belirtildiğinin, aksine yıllık izin olarak hesaplanmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı yasal süresi içerisinde taraflar vekilleri temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Taraflar arasında davacının yıllık ücretli izin alacağına hak kazanıp kazanamadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir. Somut olayda davacı 22 yıl boyunca yıllık ücretli izin kullanmadığını, kullandırıldığına ilişkin olarak da davalının belge sunamadığını iddia ederek kullandırılmayan yıllık ücretli izinlerine ilişkin alacak talebinde bulunmuştur. Davalı ise davacının çalışma süreci içerisinde yıllık ücretli izinlerini kullandığını, 2003 yılı içerisinde her türlü iznin kullanımına ilişkin bir düzenlemeye gidildiğini, davacının kullanmadığı izinlere ilişkin beyanda bulunduğunu, bu ücretli yıllık izinlerin de daha sonra davacıya kullandırıldığını savunmuştur. Dosya içerisinde davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunulan 18.02.1005 tarihli, davacının şube müdürü olarak imzaladığı belgeye göre; 21.02.2005 09.03.2005 tarihleri arasında davacının yıllık izin kullanacağı için müdürlük yetkilerinin bir başka personele verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Davacının şube müdürü olarak böyle bir belgeyi imzalaması halinde yıllık izinlerini kullanmadığını iddia etmesi iyiniyet kuralları ile bağdaşmaz. Davacının bu dönemde yıllık izinde olduğunun kabulü ile bu sürenin yılık ücretli izin alacağından dışlanmaması hatalıdır. Ayrıca yine davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunulan 18.05.2006 tarihli belgenin elektronik imzalı olduğu, davacının 05.04.2006-24.04.2006 tarihleri arasında yıllık izinde olması nedeni ile müdürlük yetkilerinin bir başka personele verilmesinin kararlaştırıldığına ilişkin yazı yazıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu belgenin dayanağı olan görevlendirme yazısı, ayrıca elektronik imzalı olduğu bildirilen bu belgenin sıhhati araştırılıp sıhhatinden şüphe edilmeyeceğinin anlaşılması halinde bu süreninde davacının yıllık ücretli izin alacağından mahsup edilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalıdır. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.