13. Hukuk Dairesi 2015/1413 E. , 2016/3713 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı hastanede 19.10.2009 tarihinde ameliyat olduğunu, ameliyattan çıktıktan sonra istirahat odasında hemşirenin kendis
**13. Hukuk Dairesi 2015/1413 E. , 2016/3713 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı hastanede 19.10.2009 tarihinde ameliyat olduğunu, ameliyattan çıktıktan sonra istirahat odasında hemşirenin kendisine ağrı kesici iğne yaptığını, iğnenin o anda bacakta kasılma yapmaya başlayarak fonksiyon kaybına neden olduğunu, davalı hastanenin gerekli cihaz bulunmaması nedeniyle kendisini Özel Konyaaltı Hastanesi’ne yönlerdiğini, burada sağ bacakta enjeksiyon sonucu güç kaybının teşhis edildiğini, 09.12.2009 tarihinde Medical Park ve 21.12.2009 tarihinde Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde ki muayeneleri sonucunda sağ siyatik sinir lezyonu tanısı konulduğunu, bu olay nedeniyle düztabanlı bir ayakkabı kullanamadığını, AFO denilen aparatı veya destekli uzun botları kullanmak zorunda kaldığını ileri sürerek 6.500,00 TL manevi tazminat 500,00 TL ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı ve 250,00 TL çalışma gücü kaybı tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 15.09.2014 tarihli dilekçesi ile iş gücü kaybından dolayı talep ettiği tazminat miktarını 26.481,30 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı davanın reddini dilemiştir. Mahkemece 26.481,30 TL maddi ve 4.000,00 TL manevi tazminatın 19.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı eldeki dava ile ameliyat sonrası yapılan ağrı kesici iğne nedeniyle kendisine sağ siyatik sinir lezyonu tanısı konulduğunu, bu olay nedeniyle düztabanlı bir ayakkabı kullanamadığını, AFO denilen aparatı veya destekli uzun botları kullanmak zorunda kaldığını ileri sürerek 6.500,00 TL manevi tazminat 500,00 TL ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı ve ıslahen 26.481,30 TL çalışma gücü kaybı tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, davalı siyatik sinir lezyonunun enjeksiyon sonrası olabilecek bir komplikasyon olduğunu savunarak davanın reddini dilemiş, Mahkemece davacının maluliyeti ile sonuçlanan olayın davacıya yapılan enjeksiyon sonucu oluştuğu, davacıya yapılan bu iğne konusunda davalı hastane ya da doktor tarafından usulünce yapılmış bir bilgilendirme bulunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama kapsamında kusur durumunun tespiti amacıyla Adli Tıp kurumundan bilirkişi raporu alınmış olup, Mahkemece alınan 08.06.2011 tarihli Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu incelendiğinde; davacıda tespit edilen bulguların enjeksiyon nöropatisi ile uyumlu olduğunun, enjeksiyonun hatalı yerden yapıldığına dair bir bulgunun olmadığının, maluliyet tayinine yer olmadığının, enjeksiyonun doğru yere yapıldığı durumlarda da yapılan yerde oluşacak ödem ve/veya hematomun sinire mekanik baskı yapabileceğinin, mevcut tablonun komplikasyon kabul edileceğinin rapor edildiği görülmüştür. Adli tıp raporunda; ameliyat sonrasında ağrı kesici olarak yapılan enjeksiyonun tedavinin bir aşaması olup olmadığına ve yapılan enjeksiyonun sonuçları hakkında gerekli bilgilendirmenin yapılıp yapılmadığına dair bir inceleme ve değerlendirmenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle Adli Tıp Kurumu raporu yetersizdir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, Üniversitelerin ilgili ana bilim dallarından seçilecek, konularında uzman bilirkişilerden oluşmuş bir kurul aracılığı ile davalının hukuki konum ve sorumluluğu, dosyada mevcut delillerle birlikte bir bütün olarak değerlendirilip, yapılması gerekenle yapılan müdahale ve işlemlerin ne olduğu, bu hususta davacıya bilgilendirme yapılıp yapılmadığı, tıbbın gerek ve kurallarına göre olayda hastaneye kusur izafe edilip edilmeyeceğini gösteren, nedenlerini açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmak ve böylece hasıl olacak sonuca uygun karar vermektir. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 09/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.