6. Hukuk Dairesi 2011/8461 E. , 2011/8327 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Anamur İcra Mahkemesi İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın kaldırılması, %40 tazminat ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edil
**6. Hukuk Dairesi 2011/8461 E. , 2011/8327 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Anamur İcra Mahkemesi İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın kaldırılması, %40 tazminat ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Asıl olan duruşma tutanağına yazılıp taraflara tefhim olunan karardır. Sonradan yazılan gerekçeli kararın kısa karara uygun olması zorunludur. 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, tefhim edilen kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiği öngörülmüştür. İçtihadı Birleştirme Kararında; çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir Olayımızda; hükmün tefhim edildiği 06.03.2008 tarihli kısa kararda, 6.000 TL alacağın konu edildiği icra takibine ilişkin olarak “itirazın kaldırılmasına takibin 4.668 TL üzerinden devamına” karar verilmesine rağmen, buna uygun yazılması gereken gerekçeli kararda her hangi bir miktar belirtilmeksizin alacağın tamamını kapsar şekilde itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına karar verilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmuştur. Asıl olan kısa karar olup buna aykırı biçimde oluşturulan gerekçeli karar hukuki bir değer taşımamaktadır. Bu nedenle mahkemece bozmadan önceki kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak suretiyle vicdani kanaatine göre karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.7.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.