11. Hukuk Dairesi 2018/3408 E. , 2019/4889 K. "" MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19/06/2017 tarih ve 2016/981- 2017/641 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce verilen 29/03/2018 tarih ve 2018/189-2018/333 sayılı kararın Yargıta…
**11. Hukuk Dairesi 2018/3408 E. , 2019/4889 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19/06/2017 tarih ve 2016/981- 2017/641 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce verilen 29/03/2018 tarih ve 2018/189-2018/333 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin 2003 ile 2006 yılları arasında genel kurullarında alınan kararların hükümsüz olduğunun tespitine dair kesinleşmiş mahkeme kararının bulunduğunu, dolayısı ile anılan genel kurullardaki şirketin hisselerinin devrinin kabulüne dair kararların da geçersiz olduğunu ileri sürerek şirketin hisse yapısının 13.11.2003 tarihinden önceki durumda olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın muhatabının hisseyi usulsüz devralan olduğunu, müvekkili şirkete husumet düşmediğini, geriye dönük 10 yıl öncesine ait gerçek pay sahiplerinin tespitinin istenemeyeceğini, davacının iptalini istediği hisse devirlerinden itibaren yapılan 30’dan fazla genel kurul toplantılarına katıldığını, bu toplantılarda hisse devirlerine ilişkin herhangi bir talep ileri sürmediğini, davanın kötüniyetli açıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.