8. Hukuk Dairesi 2014/17134 E. , 2016/2616 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti ... ile ve ... aralarındaki muhdesatın tespiti davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 11.03.2014 gün ve 235/113 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili ve davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, 214 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kuzeyinde 500-600 m2'lik 'y…
**8. Hukuk Dairesi 2014/17134 E. , 2016/2616 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti ... ile ve ... aralarındaki muhdesatın tespiti davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 11.03.2014 gün ve 235/113 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili ve davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, 214 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kuzeyinde 500-600 m2'lik 'ye ait arazi üzerinde vekil edenine ait 2 katlı ev ve 6 adet ceviz ağacının bulunduğunu, bu alanın davalı ... tarafından kamulaştırılacağını açıklayarak, taşınmazdaki 2 katlı ev ve 6 adet ağacın vekil edeni adına tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ve davalı ... vekilleri; davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın kabulü ile 214 ada 2 parsel üzerinde bulunan teknik bilirkişiler tarafından hazırlanan 02.01.2014 tarihli raporda belirtilen 2 katlı 252 m2 bina, ile 6 adet ceviz ağacının davacı meydana getirildiğinin tespitine karar verilmiş, hüküm fıkrasının 1. paragrafındaki "214 ada 2 parsel üzerinde bulunan" ibaresinin "214 ada 2 parselde kayıtlı tarlanın kuzeyinde 500-600 m2'lik 'ye ait arsanın üzerinde bulunan" şeklinde tashih edilmesi üzerinde, hüküm, davalı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Muhdesat aidiyet tespiti davalarında, husumetin muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazın malik ya da maliklerinin tümüne karşı, taşınmazın tapusuz olması halinde ise ile ilgili Köy veya Belediye Tüzel Kişiliğine karşı yöneltilmesi zorunludur. Dosya içeriğinde toplanan delillerden dava konusu muhdesatların üzerinde bulunduğu ve kamulaştırmaya konu taşınmaz bölümünün “tapulama harici” yerlerden olduğu, husumet yöneltilen ...’ne ait olmadığı belirlenmiştir. Hal böyle olunca Mahkemece; dava konusu muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazın maliki olmayan ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. 2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava; davacının maliki olmadığı taşınmazda davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırma işlemi nedeniyle, kamulaştırma öncesi davacı tarafından inşa edilen ev ile dikilen ağaçların davacıya aidiyetinin istemine ilişkindir. 26.05.2004 gün ve 5177 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 19. maddesine eklenen ek fıkra hükmünde "Başkası adına tapulu, sahipsiz ve/veya zilyedi tarafından iktisap edilmemiş yerin kamulaştırmasında binaların asgarî levazım bedeli, ağaçların ise 11. madde çerçevesinde takdir olunan bedeli zilyedine ödenir" denilmektedir. Bu hükümle başkası adına tapulu veya tapusuz bir taşınmazın kamulaştırılması halinde, taşınmazda malik olmayan ancak üzerindeki muhdesatı meydana getiren kişilere muhdesatın kamulaştırma bedelinin kendisine verilmesini sağlama amacıyla zilyetliği tespit davası açma hakkı tanınmıştır. Gerçekten de; 02.01.2014 havale tarihli ziraat ve inşaat bilirkişiler tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda , dava konusu 214 ada 2 parselde kayıtlı tarlanın kuzeyindeki 500-600m2lik Hazineye ait arazi üzerinde 2 katlı ev , kuyu ile 6 adet ceviz ağacının olduğu belirlenmiştir. Ancak; söz konusu ev ve ağaçların dava konusu taşınmazın kamulaştırılan bölümünde kalıp kalmadığı konusunda tereddüt oluşmuştur. Tespit davasının dinlenebilmesi için tespit isteyenin dava açmakta güncel hukuku yararının bulunması gerekir. (HMK.m.106/2). Yukarıda açıklanan Kamulaştırma Kanun'un 19.maddesi uyarınca açılan zilyetliğin (muhdesatın) tespiti davasında hukuki yararın mevcut olabilmesi için; muhdesatların üzerinde bulunduğu taşınmazın kamulaştırma planı (sahası) içinde kalması gereklidir. Hal böyle olunca; kamulaştırmaya ilişkin evraklar ve kroki de eklenerek, taşınmazın hangi kısmının kamulaştırmaya konu olduğunun belirlenmesi, 20.12.2013 tarihli keşif neticesinde, keşife katılan fen bilirkişi tarafından düzenlenen 24.12.2013 havale tarihli bilirkişi raporu ekindeki kroki ve 02.01.2014 tarihli bilirkişi raporuna ekli fotoğraflarda gösterilen muhdesatlar, kamulaştırma krokisi ile çakıştırılarak, muhdesatların bulunduğu bölümün kamulaştırılıp kamulaştırılmadığının tespit edilmesi ve bu hususları gösterir rapor alınması gerekmektedir. Mahkemece, açıklanan araştırma ve incelemeler yapılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Davalı ... vekili ve vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalı ....Genel Müdürlüğü yönünden, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı yönünden hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 18.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.