T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1791 Esas KARAR NO : 2026/393 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/02/2025 NUMARASI : 2024/483 Esas, 2025/99 Karar DAVANIN KONUSU: ALACAK KARAR TARİHİ: 12/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1791 Esas KARAR NO : 2026/393 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/02/2025 NUMARASI : 2024/483 Esas, 2025/99 Karar DAVANIN KONUSU: ALACAK KARAR TARİHİ: 12/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... ile müvekkili şirket arasında akdedilen sözleşme ve protokol uyarınca davalılardan ...'a kullandırılan lisans bedellerinin eksik tahsil edildiğini, söz konusu lisans kullanım bedelleri nedeniyle müvekkili şirketin alacaklı olduğunun ...'ın kabulünde olduğunu, sözleşme ve protokol uyarınca, ... grup şirketlerinin sözleşme ve protokol uyarınca kullanacağı lisans bedellerinden sorumlu olduğunu, bu hususun da davalılardan ...'in kabulünde olduğunu, davalıların sözleşme tarihinde grup şirketi olduğunun dosyaya sunulan e-mail yazışmaları ile mahkeme tarafından celp edilecek olan davalılara ait ticaret sicil kayıtları ile tespit edileceğini, bu sebeple müvekkili şirketin 67.190,01 Amerikan Doları tutarındaki alacağının Protokol'ün 6.4. Maddesi uyarınca 02.01.2018 tarihli, ... numaralı irsaliyeli faturada belirtilen vade tarihlerinden itibaren işleyecek aylık %2,5 faiz ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve delil listesinin HMK’nın emredici hükümleri gereğince usulüne uygun olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen dayanak belgeler ve faturalar ve cari ekstre dava dosyasına sunulmadığı gibi müvekkilinin davalılara tebliğe çıkarılmadığını ve savunma hakkının açıkça kısıtlandığını, müvekkili şirketin dava dilekçesinde belirtildiği şekilde herhangi bir borcu bulunmadığını, sözde alacağı bir an için kabul etmemek kaydı ile işleyecek ve işlemiş faize ve faiz oranına da itirazda bulunduklarını, davacı tarafın talep ettiği faizin fahiş olduğunu, yukarıda açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle; davacının alacağının gerçek bir alacak olmaması nedeni ile davacının alacağını dayandırdığı belgeler/faturalardaki edimlerini ifa etmediğini belirterek davanın talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dilekçesi içeriğinden anlaşıldığı kadarıyla diğer davalı ... .... A.Ş.'den ticari bir alacak iddiası bulunduğunu ve bu alacağının ispatı ve tahsilinde güçlük çektiğini, borçlu olduğunu iddia ettiği şirket ile mutabakata varamayan iddia olunan alacakla ve borçluyla hiçbir ilintisi bulunmayan müvekkiline hangi hukuki dayanakla olduğu anlaşılamayan huzurdaki tazminat davasını yönelttiklerini, dosya içeriğinde mübrez belgelerden de görüldüğü kadarıyla davacının, diğer davalıya sağladığını iddia ettiği hizmet karşılığı faturalarını kestiğini, iddia ettiğine göre bu faturaların bir kısmının ödendiğini, bir kısmı ödenmediğini, ödenmeyen faturalar için de davacının, müvekkiline dava açtığını, ancak, uzun uzun sunulan hizmetin niteliğinden, imzaladıkları sözleşmelerin kapsamından bahsedilen bu dilekçede ... A.Ş'nin borçlu olduğunu iddia ettikleri tutar hakkında müvekkiline hangi sıfatla dava yöneltildiği anlaşılamadığını, davacı taraf muhtemelen bahsedilen alacak için müvekkili aleyhine 11 Şubat 2019 tarihinde İstanbul 6. İcra Müd. ... Esas sayılı dosyası ile bir ilamsız icra takibi başlattığını, itirazları üzerine de bu mesnetsiz ve hukuksuz icra dosyasını takipsiz bıraktığını, akabinde müvekkili şirkete bir takım afaki açıklama ve gerekçelerle bir ihtarname gönderildiğini, müvekkili şirket yetkililerinin davacı şirket yetkililerini arayıp görüşmesi sonrasında yanlış anlaşılma olduğunun beyan edildiğini ve neticede söz konusu ihtarnameye de yanıt dahi verilme gereği görülmediğini, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında ...... ürünlerinin kullanımına ilişkin olarak 31.12.2016 tarihi itibariyle hüküm ifade etmek üzere ekte sunulan "...... Lisans Protokolü" imzaladığını, işbu sözleşme de görüleceği üzere, müvekkili şirketin müşteri olarak anıldığını ve sözleşmenin de ... tarafından sunulan hizmetlerden faydalanacak müşteri olarak sadece müvekkilinin adı geçtiğini, müvekkili şirketin işbu sözleşme kapsamında davacıdan aldığı tüm hizmetlerin bedellerini eksiksiz ödediğini, davacıya hiçbir ticari borcu ya da hizmet sözleşmesinden kaynaklanan tazminat borcu bulunmadığını, aldığı tüm hizmetlerin bedelini eksiksiz ödeyen müvekkiline bir tazminat alacağı talebi yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yukarıda sunulan nedenlerle müvekkili aleyhine hiçbir hukuki dayanak ya da delil olmaksızın açılan işbu davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Her iki şirketin hakim ortağının ... ... ...Anonim Şirketi olup, sözleşmenin kuruluş aşamasında, sözleşmesinin kuruluşuna ilişkin görüşmelerin @....com uzantılı e-maillerle yapıldığı, sözleşmenin kuruluş aşamasında davacı çalışanı tarafından gönderilen 23.12.2016 tarih ve 11.47 saatli e-mailde "...'dan, ...'ın anlaşmadaki lisans dağılımı ile alakalı bilgiler gelince maksimum vade için neler yapıyoruz onu sözleşmede belirtip sizlerle paylaşacağız " maili ve sonrasında 23.12.2016 tarihli 13.34 saatli göndericisi ... ... çalışanı olun ... tarafından kırılım tablosu olan e-mail gönderildiği, 22.12.216 tarih ve 17.58 saatli "anlaşma .... A.Ş. Adına iştirakleri dahil edilerek yapılacak. ..bu yapılacak sözleşmeye istinaden ödemeleri yapacak olan firmanın (...-...) ticari unvan, adres,. ..bilgilerini bize iletebilir misiniz. .." e-maili, 22.12.2016 tarih saat 16.00, 19.12.2016 saat 17.53, 12.12.2016 tarihli saat 16.12, 25.11.2016 tarihli saat 16.08'li mailler hep birlikte değerlendirildiğinde müşteri olduğu ödemelerinde tek bir ödeme planına bağlanması ve tek bir sözleşme düzenlenilmesi istendiği sonucuna mahkemece varılmış olup, her ne kadar sözleşmede imzası olmasa da davalı ...'ın programları sonuçta kullanmasının -anlaşma olmaksızın kullandırılmasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olması da dikkate alındığında- davalı ...'in yaptığı sözleşme şartları kapsamında olduğu, itiraz edilmeksizin deftere işlenen faturalar da dikkate alındığında davalı ...'ın, davalı ... tarafından imzalanan sözleşme koşullarıyla aldığı hizmetten sorumlu olacağı, davalı ...'in ise sözleşmenin kuruluş aşamasına ilişkin aktarılan bu hususlar ve Protokol'ün 5.1 maddesi gereğince protokol eki sayılan Kurumsal Üyelik Kayıt Anlaşması ve Ayrıntıları ile davalı ... şirketi yetkilisi ...'ın 20.12.2016 tarihli iki ayrı e-maili dikkate alındığında kurulan bu sözleşme kapsamında ...'a ... kullandırmalarının da bulunduğu, sözleşmeyi sadece davalı ... şirketinin imzalaması, sözleşmeyi imzalamamasına rağmen ...'ın program kullanımına başlaması ve devam etmesi, kuruluş aşamasının @....com uzantılı hakim ortak ile de yapılması dikkate alındığında davalı ...'ın kullanımının, -her ne kadar davalı ...'in bağlı kuruluş olmasa da- sözleşmenin 1. Maddesindeki bağlı kuruluş kapsamında kullandırıldığı, bu şekilde kullandırılmasının davalı tarafın kendi davranışlarından kaynaklandığı tüm bunlara göre sözleşmenin 1. Maddesindeki "bağlı kuruluş" teriminin davalı ...'ı da kapsayacak şekilde anlaşılmasının sözleşmenin kuruluş aşamasına dayalı yorumu ilkelerine, dürüstlük kuralı ve güven ilkesine de uygun olduğu gerekçesi ile davacı tarafından verilen en son ödeme süreleri de dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne 37.190,00 USD'nin 12.10.2018, 30.000,00 USD'nin 12.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek aylık % 2.5 sözleşmesel temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken tahsiline karar verilmiştir. Karar yasal süresinde davalı ... ... ... Anonim Şirketi vekili ve davalı ... ... A.ş vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dairemizin 2021/459 E-2024/850 K. Sayılı 18/07/2024 tarihli kararı ile; davalı Tasfiye Halinde ... ... Anonim Şirketi'nin iflas edip etmediğinin araştırılarak, sonucuna göre, İİK'nın 194. maddesi uyarınca işlem yapılıp yapılmayacağı ve davaya iflas masasına kayıt kabul olarak devam edilip edilmeyeceği hususları üzerinde durularak ve iflasın açılmasıyla dava takip yetkisi artık müflise değil, iflas idaresine ait olacağından taraf teşkilinin de buna göre değerlendirilerek, yine dosyanın diğer davalı yönünden de davanın niteliklerin farklı olması ve usul ekonomisi gözetildiğinde tefrikinin gerekip gerekmediği hususunun da değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin yukarıda belirtilen nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra Mahkemece; bilirkişi raporlarındaki teknik tespitler, özellikle ...'ın davacıya olan borcu ve yazılımları fiilen kullandığı hususlarında kabul edildiği, ancak, "bağlı kuruluş" kavramının yorumlanması ve ...'in sorumluluğunun belirlenmesi konularında, sözleşmenin yorumlanması ve tarafların sorumluluğunun belirlenmesinin Mahkemenin takdirinde olduğu, bu takdir yetkisi çerçevesinde, gerekçede detaylı olarak açıklandığı üzere, ...'in imzaladığı protokolün ...'ın kullanımını da kapsadığı ve ...'in bu kullanımdan sorumlu olduğu sonucuna varıldığı, dava konusu alacak miktarı bakımından, bilirkişi raporunda belirtilen 67.190,01 USD tutarındaki alacağın varlığının tespit edildiği, ...'ın yazılımları fiilen kullandığı ve faturalarda gösterilen ... hizmetinin yerine getirildiği, ...'in bu borçtan sorumluluğu ise açıklanan gerekçelerle kabul edildiği, faiz başlangıç tarihi ve oranı konusunda, davacı ile ... arasındaki e-posta yazışmalarında ödeme tarihlerinde anlaşıldığı, davacının en son ödeme planı olarak bildirdiği 12.10.2018 tarihinde 37.190 USD ve 12.11.2018 tarihinde 30.000 USD şeklindeki vadeler dikkate alınarak, faiz başlangıç tarihlerinin belirlendiği, Protokol'ün 6.4. maddesinde aylık %2,5 faiz öngörülmüş olup, davalı ...'in imzaladığı protokol gereği bu faiz oranının da kabul edildiği gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüyle 37.190 USD'nin 12.10.2018, 30.000 USD'nin 12.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek aylık %2,5 sözleşmesel temerrüt faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine,-,01 USD açısından davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı ... şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı ... şirketi vekili istinaf nedenleri olarak; davacının Amerikan ... şirketi ...'un Türkiye'de lisanslama yetkisine sahip olduğunu, müvekkili şirketin ...yazılımı kullanmak amacıyla pazarlık ederken, davacı şirketin yönlendirmesiyle diğer davalı ... A.Ş. ile birlikte teklif aldığını ve bu şekilde kullanıcı sayısı arttığı için davacının daha uygun fiyat teklif ettiğini, bu kapsamda müvekkili ile davacı arasında 20.01.2017 tarihinde bir adet ...... Lisans Protokolü imzalandığını, müvekkilinin bu anlaşma kasamında aldığı hizmetlerin tüm faturalarını zamanında ve eksiksiz olarak ödediğini, Kurumsal Üyelik Kayıt anlaşması başlıklı belgenin müvekkili şirketin imza yetkililerince hiç görülmediğini ve imzalanmadığını, imzalı Protokol'ün 11.3.maddesinde bahsi geçen belgenin "... Kurumsal Kiralama Anlaşması" olduğunu, (Müvekkilinin bilgisi dahilinde olan ya da imzalanmış olan böyle bir kurumsal kiralama anlaşması bulunmadığını, anlaşıldığı kadarıyla böyle bir anlaşmanın davacıda da bulunmadığını) davacının iddialarını dayandırmak üzere dosyaya sunduğu belge ise "Kurumsal Üyelik Kayıt Anlaşması" başlıklı, imzasız ve ilintisiz farklı bir belge olduğunu, bu belgenin müvekkilince imzalanan protokolde dahi bahsi geçmediğini, davacının kendi kendine düzenlediğini, müvekkili açısından hiç bir ağlayıcılığı olmadığını, müvekkili tarafından imzalanan Protokol'de müşteri olarak adı geçenin açık bir şekilde ... ... A.Ş olduğunu, bu protokolün hiçbir yerinde ... A.Ş.'nin bahsi geçmediğini, yine, davacının dayanak belge olarak sunduğu Kurumsal Üyelik Kayıt Anlaşması başlıklı belgede de ... A.Ş.'nin bahsi geçmediğini, davacının sunduğu belgelerin hiçbirisinde ... A.Ş.'nin adı geçmediği gibi, vadesinde ödemediği borçlara Dolar bazında aylık %2,5 faiz uygulanacağna dair de hiçbir hüküm bulunmadığını, hiçbir hukuki dayanağı olmaksızın müvekkiline ödetilmeye çalışılan ... A.Ş. borçlarına üstüne üstlük bir de Dolar bazında aylık %2,5 faiz yürütülmesi müvekkilinin uhdesinde çok büyük bir mağduriyet yaratacağını, faiz hükmünün başlangıç tarihinin de 12.10.2018 olmasının da hiç bir yasal dayanağının bulunmadığını, mahkemenin kabul gerekçesinin dayanaklarından bir olan e mail yazışmalarının tamamının şirketlerin bilgisayar departmanı çalışanları arasındaki yazışmalar olup, şirketleri bağlayıcı işlem yapma ve temsil yetkisi bulunmayan bu çalışanların bir takım yazışmalarından hareketle bir şirketin başka bir şirketçe kullanılan Amerikan ...yazılımlarından dolayı Dolar bazında aylık %2,5 faiziyle birlikte borçlarından sorumlu tutulmaya çalışılmasının hukuka, kanunlara ve hukuk güvenliğine açıkça aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili ile diğer davalı şirket arasında herhangi bir bağlı ortaklık ilişkisinin bulunmadığını,Ticaret Sicil Gaztelerinden de görüleceği üzere ... ... A.Ş., ... ... A.Ş.'nin %99 a yakın oranda iştiraki iken, ... A.Ş. ... ... A.Ş.'nin gerçek kişilerle yaptığı ve kendi payının başta %70 civarında olduğu bir ortak girişim şirketi niteliğinde olduğunu, iki şirketin bahis konusu borcun doğduğu tarihteki ortakları, sermaye yapıları, yönetim, faaliyet konularının da tamamen birbirinden farklı olduğunu, 2018 yılı Eylül ayı itibariyle de ... ... A.Ş.'nin müvekkili şirketteki hisselerinin ... Ltd şirketine satıldığını, iki şirketin bağlı ortaklık olduğu iddiasının da hiçbir yasal temeli bulunmadığını belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; Dairemizin kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince 13/02/2025 tarihli duruşmada davalı ... şirketi hakkındaki davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verilmiş, yargılamaya davalı ... şirketi yönünden devam edilmiştir. Dava lisans kullanım bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamında, davacı ile davalı .... A.Ş. arasında 20.01.2017 tarihinde imzalanan “...... Lisans Protokolü” nin sunulu olduğu, protokolde davalılardan ... ... finans müdürü ile insan kaynakları müdürünün, davacının yönetim kurulu başkanı ile yönetim kurulu üyesinin imzalarının yer aldığı görülmüştür. Yine dosya kapsamına sunulan 29.12.2016 tarihli “kurumsal üyelik kayıt anlaşması” nda sadece davacı şirket yetkilisinin isim ve imzasının yer aldığı anlaşılmıştır. 31.12.2016 tarihli protokolde, davalı ... ... şirketinin müşteri olarak yer aldığı, protokolün 3. maddesinde, ... tarafından ...Kurumsal kiralama anlaşması çerçevesinde belirlenen ve iş bu sözleşmenin eklerinde listesi bulunan yazılımların, müşteriye protokol kapsamında belirlenen esaslar çerçevesinde lisanslanmasına aracılık etmesine ve müşterinin ... lisansı kiralama bedelini protokolde belirlenen vade içinde ...’ye ödenmesi kararlaştırılmıştır. Protokolün “ Protokol Bedeli ve Ödeme Koşulları “başlıklı “6.4 “ bendinde, ... tarafından her yıl ayrı fatura düzenleneceği , protokol uyarınca tahakkuk eden bütün ücretlerin Amerikan Doları ( USD) cinsinden faturalandırılacağı ve müşteri tarafından Amerikan Doları cinsinden ödeneceğine yer verilmiştir. 21.09.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davalı şirketlerin hazirun cetvellerinden görüldüğü şekli ile davalı ... A.Ş.'nin diğer davalı ... ... A.Ş'nin iştiraki ya da bağlı ortaklığı olmadığı, davalı ... şirketi ile davalı ...'ın davacıdan birlikte fiyat aldıkları, sipariş verdikleri ancak birbirlerinin borçlarına ilişkin herhangi bir yükümlülük altına girmedikleri, bu yönde bir sözleşmenin kurulmadığı düşüncesine varıldığı, fatura konusu yazılımların davalı ... tarafından 2017 de kullanılmaya başlandığı, 2017 yılına ait faturanın tamamının 2018 yılı faturasının bir kısmının ödendiği, davacı ile davalı ... arasındaki 2018 yılı içindeki e postalarda, yazılımların kullanılmasının kesintiye uğradığına ilişkin herhangi bir bilgi, bildirimin yer almadığını, davacının faturaya konu yazılımları kullanıma sunma hizmetini ifa ettiği, talimat dosyasında hazırlanan bilirkişi raporunda, 02.01.2018 tarihli ... numaralı 79.275,01 USD tutarlı faturanın davalı ...'ın muavin defter kayıtlarında 02.01.2018 kayıt tarihi olarak yer aldığının tespit edildiği, faiz oranına ilişkin davacı ile davalı ... arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, davacının 21.05.2019 dava tarihi itibariyle davalı ... ... A. Şirketinden alacağının bulunmadığı belirtilmiştir. Somut olayda, davaya konu alacak, davacı tarafından dava dışı ... A.Ş. Adına düzenlenmiş ... numaralı 02.01.2018 tarihli 79.275,01 USD bedelli bir adet faturaya dayanmaktadır. Davacı, bu faturanın 12.085,00 USD bedelinin davalılardan ... şirketi tarafından 18.04.2018 tarihinde ödendiğini, bakiye 67.190,01 USD bedelin ödenmediğini ileri sürerek iş bu davada bu miktarın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacı, davalılardan ... şirketine lisans hizmetinin verildiğini ancak bu davalı tarafından bakiye fatura bedeli ödenmediğini, davacı ile davalı ... şirketi arasındaki sözleşme ve protokol uyarınca da, ... şirketinin bağlı kuruluşu olduğu ileri sürülen ...'a kullandırılan lisansın bedelinden davalı ... şirketinin sorumlu olduğunu iddia etmiştir. Davalı ... şirketi ise, müvekkili ile ... şirketi arasında herhangi bir bağlı ortaklık ilişkisinin bulunmadığını, taraflar arasındaki protokol kapsamında ve mail yazışmalarına göre müvekkili şirketin ... A.Ş.nin kullanımlarından dolayı sorumluluğunun bulunmadığını, bu yönde sözleşmede bir hüküm de bulunmadığını savunmuştur. Somut olayda davacı ile davalı ... şirketi arasında imzalanan sözleşmede, davalı ... şirketinin ... A.Ş.'nin lisans bedellerinden sorumlu olacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Diğer taraftan, dosya kapsamına sunulan 29.12.2016 tarihli “kurumsal üyelik kayıt anlaşması” nda, davalı ... Şirketinin yetkilisinin imzası bulunmadığından, bu anlaşma maddeleri kapsamında da davalıya bir sorumluluk yüklenemeyeceği açıktır. Dava konusu fatura ... Şirketi adına düzenlenmiş olup, davacının ve davalı ... şirketinin defter ve kayıtlarına göre davalı ... şirketinin lisans bedeline yönelik davacıya bir borcu bulunmamaktadır. Davalı ... şirketi ile davalı ...'ın davacıdan birlikte fiyat aldıkları, sipariş verdikleri ancak birbirlerinin borçlarına ilişkin herhangi bir yükümlülük altına girmediği bilirkişi raporu ile de tespit edilmiştir. Dosya kapsamına sunulan mail yazışmalarında da, davalı ... ... A.Ş nin yetkili temsilcisi tarafından dava dışı ... A.Ş.ne ait Lisans bedelinin ödeneceğinin açıkça kabul edildiğine dair bir ifade bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesi gerekçesinde de belirtildiği üzere, davalı şirketlerin hazirun cetvellerinden görüldüğü şekli ile ... A.Ş. nin, diğer davalı ... ... A.Ş. nin iştiraki ya da bağlı ortaklığı değildir. Davalı ... ... A.Ş. İle ... Şirketi farklı tüzel kişiliklere sahip olup, ... ... ... A.Şirketinin her iki şirketin de ortaklarından biri olması, şirketleri bağlı şirketler haline getirmeyecektir. Dosya kapsamına göre, taraflar arasında dava dışı ... Şirketinin lisans bedelinin davalı ... Şirketi tarafından ödeneceğine yönelik bir sözleşme bulunmadığı gibi, buna yönelik bir anlaşma olduğuna dair bir delil de sunulmamıştır. Bu halde, sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince, davacı, davalı ... Şirketinden olan faturaya dayalı alacağını davalı ... şirketinden talep edemeyeceğinden, davalı ... şirketi aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken ilk derece Mahkemesince yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece Mahkemesi kararının HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, yeniden esas hakkında davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/483 Esas, 2025/99 Karar sayılı ve 13/02/2025 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın REDDİNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 6.960,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.228,70 TL harcın talebi halinde davacıya İADESİNE, c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, d)Davalı tarafından yapılan 309,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, e)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince belirlenen 65.174,31 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, f)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, İstinaf Giderleri Yönünden; 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 55.552,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 54.820,00 TL harcın talebi halinde davalıya İADESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan 2.415,10 TL istinaf başvurma ve karar harcı ile yapılan 420,00 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 2.835,10 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.12/03/2026