T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1813 - 2026/444 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1813 KARAR NO : 2026/444 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :11/07/2024 NUMARASI :2023/358 Esas - 2024/384 Karar DAVACI :AK SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :A…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1813 - 2026/444 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1813 KARAR NO : 2026/444 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :11/07/2024 NUMARASI :2023/358 Esas - 2024/384 Karar DAVACI :AK SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. .. DAVALI :KMO ANADOLU OTOYOL İŞLETMESİ ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... DAVA :İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :18/07/2023 KARAR TARİHİ :05/03/2026 KR. YAZIM TARİHİ :31/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile dava dışı ... vergi kimlik numaralı Sandıkçı Oto Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında ... sayılı 04/07/2022 başlangıç, 03/07/2023 bitiş tarihli Genişletilmiş Kasko Filo Sigorta Poliçesinin imzalandığını, akdedilen bu poliçe çerçevesinde sigortalının poliçede belirtilen 54 ... plakalı aracının poliçe kapsamında olan risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı zararlarının teminat altına alındığını, 13/01/2023 tarihinde davalı tarafından işletilen Kuzey Marmara Otoyolu'nun Kocaeli İli Körfez İlçesi Sevindikli Mahallesi'nde Ankara istikametinde seyir halinde olan sigortalı aracın, otoyolun 07/23 (Kesim Noktası)+16+300 km. kısmına geldiği esnada, karayolu üzerine aniden çıkan köpeğe çarpmak suretiyle maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, durumu tevsik eder şekilde güvenlik güçlerince ... kaza sıra numaralı maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağının düzenlendiğini, 54 ... plakalı kasko sigortalı araçtaki hasarın/zararın kasko poliçesi kapsamında giderilmesi için davacı şirkete başvurulması üzerine, araç üzerinde ekspertiz çalışması yapıldığını ve inceleme sonucunda sigortalı araçta mezkur kaza nedeniyle KDV hariç 327.609,01-TL tutarlı hasarın meydana geldiğinin tespit edildiğini, aynı incelemede ağır hasarlı aracın hasar tarihindeki hasarsız emsalinin piyasa peşin rayiç değerinin 1.250.000,00-TL olduğunu, aracın hasarlı haldeki değerinin ise 900.000,00-TL olduğunun görüldüğünü, aracın onarımının ekonomik olmaması nedeniyle sigortalı aracın değerinin 1.250.000,00-TL kabul edilerek perte ayrılması hususunda mutabakata varıldığını, somut olayda gerçekleşen hasardan sorumlu olmasına rağmen ödeme yapmayan davalı aleyhine Körfez İcra Dairesinin 2023/735 Esas sayılı dosyası ile 22/05/2023 günü icra takibinin ikame edildiğini, icra dosyasından gönderilen ödeme emrini tebliğ alan davalı tarafından 07/06/2023 günü takibe itiraz edildiğini, süresinde itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durdurulduğunu, tüm bu nedenlerle davalarının kabulü ile Körfez İcra Dairesinin 2023/735 Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ve aynı şartlar ile takibin devamına, haksız itiraz eden davalı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın her ne kadar zararlandırıcı vakıanın oluşumunda davalı şirkete kusur atfetmekte ise de zararın meydana geldiği iddia edilen otoyolda davalı şirket tarafından alınması gerekli tüm önlemlerin alındığını, bu önlemler kapsamında, yol çevresi tel çitlerle çevrilerek hayvanların yola çıkması engellendiğini ve davalı şirketin trafik devriye ekipleri tarafından 7 gün 24 saat esası ile otoyolun kontrol edildiğini, ayrıca, 7 gün ve 24 saat esası ile otoyol kesintisiz şekilde kamera sistemi ile izlendiğini, bahsi geçen önlemler kapsamında bir sorun tespit edilmesi halinde ilgili devriye ekiplerine bilgi verilerek derhal müdahale etmelerinin sağlandığını, gerekli tüm önlemleri, hukuka uygun şekilde alan ve herhangi bir zararın meydana gelmemesi için ciddi bir emek gösteren davalı şirkete kusur atfedilmesinin, hukuk ve hakkaniyet kurallarına aykırı olduğunu, nitekim söz konusu vakıanın meydana geldiği otoyolda hayvanların toprağı kazmak suretiyle çitleri aşarak otoyola çıkmalarının, şehir içinden toplanılan başı boş köpeklerin otoyol kenarlarına bırakılmaları gibi durumlarda, ani kazaların meydana gelmesinin kaçınılmaz olduğunu, davalı şirketin üzerine düşen yükümlülüklerin tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, kaza tespit tutanağı ile soyut ve dayanaksız şekilde araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kural ihlalinin bulunmadığının ifade edildiğini, ayrıca araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığına ilişkin hiçbir değerlendirmenin yapılmadığını, adeta matbu şekilde sürücünün kusursuz olduğunun kanaatine ulaşıldığını ancak iddia olunan kazaya ilişkinin, araç sürücüsünün hızının olaya etkisinin, hayvanın sürücünün görüş alanı içinde bulunup bulunmadığının, fren izinin bulunup bulunmadığının, sürücünün uymakla yükümlü olduğu kurallara riayet edip etmediğinin, kazayı engellemek veya zararı azaltmak adına gerekli manevraları yapıp yapmadığının vb. hususların tespit edilmediğini, dava konusu trafik kazası bakımından davalı şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. maddesinde aynen; “kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” şeklinde düzenlemenin bulunduğunu, meydana gelen zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmadığını ve zarar verdiği iddia edilen üçüncü kişisinin kusurunun olmadığı hallerde haksız fiil hükümleri uygulama alanının bulamayacağını, bu halde davalı şirketin kusurlu olduğundan hareketle tazminat talebi bulunan davacı tarafın, davalı şirketin kusurunu ispatla yükümlü olduğunu, iddia olunan zarar ile davalı şirketin faaliyetleri arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığını, tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davanın REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece usul ve yasaya aykırı şekilde, tümüyle eksik inceleme ve araştırma neticesinde; hükme elverişsiz ve somut uyuşmazlığı aydınlatmaktan son derece uzak, kendi içerisinde dahi çelişkili tespitleri havi bilirkişi raporuna dayalı olarak, dosya muhteviyatında yer alan tüm bilgi-belgeler, somut ve hukuki gerçekliği yansıtan deliller yeterli ve kapsamlı araştırma yapılmak suretiyle incelenmeksizin hüküm ihdas edildiğini, kazanın oluşumunda davalı şirketin asli kusurlu olduğunu ve başkaca kimsenin herhangi bir kusurunun olmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kaza bakımından davalı şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, bu durumun ilgili bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, kaza tespit tutanağının eksik düzenlendiğini, bu kapsamda ilk derece mahkemesince yapılan inceleme ve değerlendirmelerin doğru olduğunu, davacı tarafın, davalı şirketin kusurunu ispatla yükümlü olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/07/2024 tarih, 2023/358 Esas - 2024/384 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; meydana gelen trafik kazasında sigorta şirketince sigortalısına ödenen tazminatın, davalı şirketin hizmet kusuru nedeniyle rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacı yan kasko sigortalı aracın otoyolda seyri sırasında yola aniden çıkan başıboş köpeğe çarparak hasara uğradığını, kasko sigortalıya ödediği hasar bedelinden kusurlu olan davalının sorumlu olduğunu iddia ettiği, davalı yan ise davanın reddini talep ettiği, Mahkemece yapılan yargılama sonunda alınan rapor hükme esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Taraflar arasında davacının kasko sigortacısı olduğu aracın otoyolda seyir halinde iken yola aniden çıkan köpeğe çarparak trafik kazasına karıştığı, kaza sonucu aracın hasara uğradığı, hasar bedelinin davacı tarafından sigortalısına ödendiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davalının sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle davacının yaptığı ödemeden sorumlu olup olmadığı, davalının meydana gelen kazada kusurunun bulunup bulunmadığı, kusuru var ise sigortalı araçta meydana gelen hasar miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır. Kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına hasar nedeniyle ödeme yapan davacının 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesine dayalı olarak hasarın oluşmasında kusurlu olan taraflara rücu etme hak ve yetkisi bulunmaktadır. Bir başka anlatımla, davacının ödediği bedeli davalıdan talep etmesi davalının meydana gelen trafik kazasında kusurlu olması halinde mümkündür. Kaza tespit tutanağından dava konusu kazanın Kuzey Marmara otoyolunda meydana geldiği anlaşılmıştır. KTK'nın tanımlar başlıklı 3. maddesinde otoyol (erişme kontrollü karayolu)'un özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı, yaya, hayvan ve motorsuz araçların giremediği, ancak izin verilen motorlu araçların yararlandığı ve trafiğin özel kontrole tabi tutulduğu karayolu olduğu hükme bağlanmıştır. Kazanın meydana geldiği yol anılan hükümde tanımı yapılan otoyoldur. Yine kaza tespit tutanağına göre sürücü ...'nun herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı, Kuzey Marmara Otoyolu Anonim Şirketi'nin Karayolları Trafik Yönetmeliğinin madde 19 (yapımı, bakımı, işletmesiyle görevli ve sorumlu oldukları karayolunda trafik güvenliğini sağlayacak şekilde yapmak ve bulundurmakla yükümlüdürler) kuralını ihlal ettiği tespit edilmiştir. Yargılama aşamasında alınan 13/04/2024 tarihli bilirkişi raporu ile; davaya konu olan trafik kazasının, yolun işaret tabela eksikliği, bilgi veren tabela eksikliği, yol yüzeyi bozukluğu, çizgi eksikliği, eğim açısı hataları, bariyer eksikliği, yolda su birikmesi gibi fiziki koşullara bağlı olan bir kaza türü olamadığı, bu nedenle köpeğin yola çıkması fiziki bir yol kusuru olarak tanımlanamayacağı, kaza gerekçesinde ayrıca fiziki bir yol kusuru bulunmadığından, köpeğe çarpma olayı başka araçlarında tekrarlı kaza halini gerektirecek bir ve şart olmadığı, köpek çıkması rastgele bir olay olup sürekliliği olmayan olaylar sınıfındarı olduğundan tekrarlı kazalar sınıfına dahil edilemeyeceğinden KMO Anadolu Otoyol İşletmesi A. AS: bu konuyu GM taşıyarak yol üzerinde önlem aldırma talebi konusunda eksikliği varmış çıkarının yapılması teknik açıdan uygun ve doğru olmadığı, davalının herhangi bir mertebede kusurlu olmadığı bildirilmiştir. KTK'nın karayolları genel müdürlüğünün görev ve yetkileri başlıklı 7/m maddesinde, otoyollarda yaban hayvanlarından kaynaklanacak trafik kazalarını önlemek maksadı ile kafes tel çit yapmanın davalının görev ve yetkileri arasında bulunduğu açıkça hükme bağlanmış olup, kafes tel çit yapmak için orman, sit alanı, doğal hayatı koruma alanı kabilinden bir yer olup olmadığına dair bir ayrım yapılmadığı anlaşılmaktadır. Somut olayda; anılan hüküm karşısında kazanın meydana geldiği otoyolun erişme engelli bir yol olduğu, davalının engelleme yükümlülüğü bulunduğu otoyolda yaban hayvanlarından kaynaklanacak trafik kazalarını önlemek maksadı ile kafes tel çit yapmanın görev ve yetkileri arasında bulunduğu, kazanın meydana geldiği yerde ise kafes tel çit bulunmadığının yanlış şekilde yorumlandığı 13/04/2024 tarihli bilirkişi raporunun kolluk görevlileri tarafından düzenlenen ve aksi ispatlanamayan kaza tespit tutanağı ile de çelişkili olmasına rağmen hükme esas alınması isabetli olmamıştır. Mahkemece yapılacak iş; farklı bir makine mühendisi bilirkişiden kazanın oluşumunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 7/m maddesi ve 13. maddesi ile Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 19. maddesi göz önüne alınarak kusur oranının belirlenmesi ve hasar yönünden de ciddi itirazlar olduğu gözetilerek hasarın da hesaplandığı rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE, 2-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/07/2024 tarih, 2023/358 Esas ve 2024/384 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine, 5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.05/03/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*