T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/821 - 2026/61 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2023/821 KARAR NO : 2026/61 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 22.12.2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2022/4…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/821 - 2026/61 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2023/821 KARAR NO : 2026/61 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 22.12.2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2022/499 E., 2022/1028 K. DAVA : Menfi Tespit (İİK 89/3) KARAR TARİHİ : 21.01.2026 YAZIM TARİHİ : 23.01.2026 Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davaya konu icra dosyası incelendiğinde görüleceği üzere 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin doğrudan müvekkilinin m.TK 21/2 gereğince mernis adresine çıkarıldığını, ancak doğrudan m.21/2 ye göre tebligat çıkartılmasının usulsüz olduğunu, usulsüz tebligat gönderildiği için ihbarnamelerin tebliğ tarihinin müvekkilinin icra dosyasını öğrenme tarihi olan 17.05.2022 tarihi olarak düzeltilmesi gerektiğini, borçlu şirketin müvekkili nezdinde herhangi bir alacağının olmadığını, takibe konu senetlerin geçersiz olduğunu iddia ederek müvekkilinin dava dışı takip borçlusu ... Özel Eğitim Hizmetleri İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye borcu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötüniyetli icra takibi yapmış olması nedeniyle dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: İİK m.89/3 hükmü uyarınca kendisine 3. haciz ihbarnamesi gönderilen şahsın borçlu olmadığının tespiti talepli davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, davacı tebligatların usulsüz olduğunu iddia ettiğini, ancak davacının usulsüz tebligata ilişkin icra hukuk mahkemesine şikayette bulunmadığını, davacıya üçüncü haciz ihbarnamesinin 05.08.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, eldeki davanın 30.05.2022 tarihinde ikame edildiğini, davacının 15 günlük hak düşürücü süreyi geçirdiğini savunarak görev ve davada hak düşürücü süre itirazları gözetilerek davanın usulden reddine, aksi kanaat halinde davanın esastan reddine ve davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Somut olayda; davacı tarafından birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine ilişkin tebligatların usulsüz olduğu iddiasıyla İcra Mahkemesine başvurulmamıştır. Üçüncü haciz ihbarnamesi ise birinci ve ikinci haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği adrese çıkartılmış olup bu tebligatın da 05/08/2021tarihinde Tebligat Kanunu 21/2 maddesi gereğince usulüne uygun yapılmıştır. Dosya kapsamında davacıya çıkartılan üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinin bu nedenle usule uygun gerçekleştirildiği görülmekle 30/05/2022 tarihinde açılan davanın 15 günlük hak düşürücü süre içinde açıldığından bahsedilemez. Bu süre hak düşürücü süre olup mahkemece resen gözetileceğinden eldeki davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Menfi tespit davalarında esas inceleme konusunun taraflar arasında borç ilişkisinin bulunup bulunmadığı olmasına rağmen, mahkemece icra hukuk mahkemesinin görev alanına giren tebligat değerlendirmesiyle yetinilerek esasa girilmediği, tebligatların usulsüz olduğunu çıkarılmasının usulsüz olduğu, bu nedenle hak düşürücü sürenin müvekkilinin icra dosyasını fiilen öğrendiği 17.05.2022 tarihinden başlatılması gerektiği, borçlu şirketin müvekkili nezdinde herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığı, icra dosyasında sunulan haciz ihbarnamesi taleplerinde dahi müvekkilin borçlu olduğuna dair bir iddia yer almadığı, takibe dayanak senedin borçlu şirketi temsile yetkili kişiler tarafından imzalanmadığı, senedin keşide edildiği tarihte şirketin müşterek imza ile temsil edildiği ve tek imza ile düzenlenen senedin hukuken geçersiz olduğu, ...’in hiçbir dönemde münferiden imza yetkisine sahip olmadığı, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre müşterek imza ile temsil edilen şirketlerin tek imzalı kambiyo senetlerinden sorumlu tutulamayacağı, ancak bu hususun mahkemece değerlendirilmediği gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, İİK m. 89/3 uyarınca menfi tespit taleplidir. İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir. Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğuna ilişkin açık bir düzenlemeye yer verilmediğinden İİK 89/3 maddesinden kaynaklanan menfi tespit talepli davada, genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunun kabulü gerekir ( Yargıtay 19. HD, 12.04.2016, 3568 E., 6425 K.; 17.12.2015, 7065 E., 17162 K.). Somut olayda, taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi, uyuşmazlık davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde, takip borçlusunun davacıdan alacaklı olduğu iddiasıyla çıkarılan haciz ihbarnamelerine itiraz edilmemesi nedeniyle zimmetinde sayılan borca ilişkin menfi tespit taleplidir. HMK 1.madde gereğince mahkemelerin görevine ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olması, yine HMK 353/(1)-a.3.maddede mahkemenin görevli olmaması ilk derece mahkemesi kararının mutlak kaldırılma nedeni olarak düzenlenmiş bulunması sebepleriyle görev hususu yargılamanın her aşamasından re'sen gözetilmelidir. Somut olayda istinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece mahkemesince, İİK'nın 89/3. maddesine dayalı olarak açılan davada, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek HMK 114/(1)-c ve 115/(2). maddeler uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi dosya kapsamına, usul ve yasaya bulunmadığından esası incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK 353/1.a.3 madde gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.a.3 gereğince kabulü ile: Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/499 E., 2022/1028 K. sayılı 22.12.2022 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-) Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 3-) Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 353/1.a ve 362/1.c maddeler gereğince kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 23.01.2026 Başkan Üye Üye Katip