T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/716 Esas KARAR NO: 2026/135 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/02/2022 NUMARASI: 2020/719 Esas, 2022/184 Karar DAVA: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali KARAR TARİHİ: 29/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dil…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/716 Esas KARAR NO: 2026/135 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/02/2022 NUMARASI: 2020/719 Esas, 2022/184 Karar DAVA: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali KARAR TARİHİ: 29/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ...10.1996 tarihinde davalı kooperatife üye olduğunu, kooperatif yönetimince dairelerin tamamlanmadığını, müvekkilinin yaklaşık 20 senedir iyiniyetle dairenin teslimini beklediğini, davalı kooperatifçe gönderilen ihtarnamede 55.018 TL borç ve aylık %5 faiz miktarında borcu bulunduğunun belirtildiğini, gönderilen ihtarnameye cevap olarak 55.018 TL borcun detayına ilişkin bilginin talep edildiğini, ancak kooperatiften bir bilgi alamadığını, müvekkilin bu miktarda bir borcu bulunmadığını, alacağın zaman aşımına uğradığını, Kooperatifler kanuna göre ihraç kararı verilmesi için her ayın asıl borç miktarı ve gecikme faizinin ayrıntılı olarak hesaplanıp üyeye gönderilmesi gerektiğini, ihtarnamelerde aidat ve gecikme cezasının ayrı ayrı belirtilmediğini, hangi aylara ilişkin olduğuna dair bir açıklama bulunmadığını, bu durumun ihtarı usulsüz hale getirdiğini, genel kurulca faiz alınmasına dair bir kararın da olmadığını, istenen borcun da gerçeği yansıtmadığıni, Kooperatifler Kanununa göre çıkarılma kararının gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi ortaklar defterine de yazılması gerektiğini, kararıın onaylı örneğinin tebliğ edilmek üzere 10 gün içinde notere tevdi edileceğini, müvekkiline tebliğ edilen gerekçeli bir çıkarma kararının olmadığını, bu sebeble kararın yöneticilik sıfatına haiz yetkili kişilerce alınıp alınmadığının bilinmediğini, kararın yönetim kurulunun toplanma ve karar yeter sayısına yahut ana sözleşmeye aykırı olup olmadığının da incelenmediğini, usul ve yasaya aykırı yönetim kurulu kararının iptalinin gerekeceğini, müvekkilinin bilgi isteme hakkını kullanması nedeni ile diğer ortaklara yapılmayan çıkarma işleminin yapıldığını, aidatını ödemeyen diğer pek çok kişiye herhangi bir işlem yapılmadığını, müvekilinin 20 yılı aşkın bir süredir inşaatın bitmesini beklediğini, inşaatın ne zaman biteceği ve dairelerin teslimi konusunda bugüne kadar cevap alınamadığını, dairelerin tamamlanmasına yönelik herhangi bir çalışma yapılmadığını, davalının bu tür davranışlarından dolayı bazı kooperatif ortaklarının zarar ederek ortaklıktan ayrıldığını, müvekkilinin edindiği bilgiler dahilinde, ortaklıktan çıkarılanların yerine yönetime yakın kişilerin ortak olarak alındığını belirterek müvekili hakkında verilen kooperatif yönetim kurulunun 14.09.2020 tarih 61 sayılı çıkarma kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ileri sürdüğü gerekçelerin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, kendisinin kooperatifler yasasında ve ana sözleşmede açıkça gösterilen sebeplerden ötürü kooperatif ortaklığından çıkarıldığını, davacının 2015-2016-2017-2018 ve daha önceki yıllara ait kooperatif genel kurullarına katılmadığını, genel kurulda alınan kararlara ilişkin herhangi bir iptal başvurusunda bulunmadığını, Kooperatifler Kanunu 27.maddesinin üyelikten çıkma esaslarının düzenlediğinı, ortağın ödemesi gereken para tutarının ana sözleşmede belirtildiğini, kooperatifin yükümlü ortaktan borçlarını ödemesini talep edeceğini , ilk ve ikinci ihtarın sonunda bir ay içinde yükümlülüğünü yerine getirmeyenlerin ortaklığının kendiliğinden düşeceğini, davcıya Bakırköy ....Noterliği’inin ....02.2020 tarihli ... yevmiye no.lu ihtarnamesi nin ....02.2020 tarihinde tebliğ edildiğini ve 10 günlük yasal süre tanındığını, borcun ödenmediğini, Bakırköy ....Noterliği’nin ....07.2020 tarihli... yevmiye no.lu ihtarnamesinin 17.07.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtarname ile ödeme için 1 aylık süre verildiğini, borcun ödenmediğini, davacıya Bakırköy ....Noterliği’nin ....11.2018 tarihli .... yevmiye no.lu 07.12.2018 tarihinde borcunu ödemesi için de ihtarname çekildiğini, ancak iki yıl beklenmesine rağmen borcun ödenmediğini, bunun üzerine 2020 yılında ait ihtarnameler çekilerek borcun ödenmemesi sebebi ile ortaklıktan çıkarıldığını, üyelikten çıkarıldığına ilişkin olarak da Bakırköy ...Noterliği’ne ....09.2020 tarihli .... yevmiye no.lu ihtarnamesinin keşide edildiği belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı vekili, müvekkilinin davalı Kooperatif üyesi olduğunu ve haksız olarak müvekkilinin Kooperatiften ihracına karar verildiğini ve bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek kararın iptaline karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece Kooperatif kayıtlarında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen raporda; davacının davalı Kooperatifin../10/1996 tarihinden itibaren .... nolu üyesi olduğu ve ortak aidat yükümlüsü olduğu, davacının borç tahakkuklarının genel kurul kararlarına göre yapıldığı, davacıya aidat borcunun ödenmesi için gönderilen ihtarnamede aidat borcunun 55.018,00-TL olduğu ve bu ihtarnamedeki borç miktarının davalının ticari defter ve kayıtları ile uyumlu olduğu, davacıya çekilen ilk ihtarname olan Bakırköy ..... Noterliği'nin .../11/2018 tarih ve .. yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya ../12/2018 tarihinde tebliğ edildiği, bu ihtarnamenin tebliğinden sonra borcun ödenmemesi üzerine davacıya ikinci ihtarname olan Bakırköy ... Noterliği'nin ../02/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya ../02/2020 tarihinde tebliğ edildiği, bu ihtarnamenin tebliğinden sonra borcun ödenmemesi üzerine davacıya üçüncü ihtarname olan Bakırköy ... Noterliği'nin ..../07/2020 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya ..../07/2020 tarihinde tebliğ edildiği ve davacının halende daha borcu ödememesi üzerine davacının ../09/2020 tarihli ...... nolu genel kurul kararı ile Kooperatif üyeliğinden çıkarıldığı ve kararın davacıya Bakırköy ... Noterliği'nin ../09/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 01/10/2020 tarihinde tebliğ edildiğinin tespit edildiği, davacının Kooperatif üyeliğinden çıkarılma kararının 1163 sayılı Kanuna ve bu Kanuna uygun olarak düzenlenen Kooperatif ana sözleşmesi uyarınca usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; Mahkemece delilleri ve itirazları değerlendirilmeden hatalı bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline gönderilen ihtarnamelerde aidat ve gecikme cezasının ayrı ayrı belirtilmediği ve aidatların hangi aylara ilişkin olduğu hususunda bir açıklama bulunmadığından ihtarnamelerin usulsüz olduğunu, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda yönetim kurulu ihraç kararının tebliği konusunda hatalı tespit yapıldığını, Kooperatifler Kanununn aradığı şartın yönetim kurulu ihraç kararının onaylı örneğinin çıkarılan ortağa tebliğ edilmesi olduğunu, mahkemeye sunulan Bakırköy ...Noterliğinin ...09.2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi incelendiğinde kararın onaylı örneğinin müvekkiline gönderilmediğini, bu nedenle ihtarnamenin usulsüz ve hukuka aykırı olduğunu, genel kurul kararlarınca alınan üye aidat miktarlarının belirlenerek müvekkilinin ödemesi gereken tutarlarının belirlenmesi gerekirken salt davalı kooperatifin ticari defterlerdeki kayıtlara itibar edilerek davalı kooperatifçe hatalı olarak tahakkuk ettirilen miktarlar üzerinden müvekkiline borç çıkarılmasının baştan sona hatalı olduğunu, müvekkili tarafından daha önceki dönemlerde yapılan fazla ödemelerin dikkate alınmadığını, ayrıca üye aidatlarının inşaat için ve genel gider aidatı olarak belirlendiğini, genel gider aidatları için 5 yıllık zamanaşımının söz konusu olduğunu, mahkemece alınan genel kurul kararlarının davalı kooperatiften celb edilmesi istenilmiş ise de celp edilmediğinden inceleme imkanı bulunmadığını, 2017 yılına kadar ki genel gider aidatlarının zamanaşımına uğramış olduğundan hesaba katılmasının hatalı olduğunu, bilirkişice 2012-2013 yılı defterlerinin aslı görülmemekle beraber inceleme yapıldığının belirtildiğini, genel kurul kararları gereği 2012 ve 2013 yılı için 900+900 toplam 1800TL olarak belirlendiğini, bilirkişi tarafından ticari defter kayıtlarında 2011 yılı sonunda 13.900 TL 2013 yılı sonunda 16.900 TL borç olduğunun belirlendiğini, alınması gereken aidat 1800 TL iken aradaki 3.000 TL farkın faizden mi yoksa başka bir işlemlerden mi kaynaklandığı konusunda bir açıklama yapılmadığını, ticari defter kayıtları ile genel kurul kararları gereği alınması gereken üye aidat miktarları birbiri ile uyuşmadığını,kabul anlamına gelmemekle birlikte alınan genel kurul kararları gereğince davalı tarafça ilk ihtarnamenin gönderildiği tarih 05.11.2018 tarihine kadar borç miktarının 52.300 TL çıktığını, bilirkişi raporunun hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafça ilk ihtarnamenin gönderildiği tarih 05.11.2018 tarihli olup bugüne kadar ki tahakkuk etmiş alacakların gönderildiğini, ilk ihtarnamenin tarihinden sonra tahakkuk eden alacakların bilirkişi tarafından hesaba katılmasının hatalı olduğunu, kaldı ki 2018 yılına kadar küsürat olarak ne üye aidatı belirlendiğini ne de bugüne kadar ki alacaklarda böyle bir alacak yok iken 18 TL nin nereden geldiğine dair bir açıklamada bulunulmadığını, müvekkiliin yaklaşık olarak 20 seneyi aşkın bir süredir hüsniniyetle dairenin teslimini beklediğini, müvekkilinin ihtarnameye konu miktarda borcunun bulunmadığını, müvekkilimin şu ana kadar yapmış olduğu ödemelerin 15-20 yıl önce 2-3 daireye tekabül ettiğini belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, kooperatif ortaklığından ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 16/4 maddesinin "Üç aylık süre içinde, genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma kararları kesinleşir." hükmünü ihtiva ettiği, aynı yönde düzenlemeye davalı kooperatif ana sözleşmesinin 14/3 maddesinde de yer verildiği görülmüş olup buna göre davanın ön şartı, ihraç kararının tebliği tarihinden itibaren davanın 3 aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmasıdır.Davalı kooperatif yönetim kurulunun ../09/2020 tarih ve 61 karar sayılı kararı ile, davacı ile bir diğer ortağın, noter ihtarına rağmen aidatlarını ödemediğinden bahisle üyelikten çıkarılmalarına karar verildiği, Bakırköy ... Noterliğinin ../09/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde, ../09/2020 tarih 61 sayılı yönetim kurulu kararı ile üyelikten ihraç edildiğinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davacıya 01/10/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davanın yasal 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde ../10/2020 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece Mahkemesince, davacının kooperatif üyeliğinden çıkarılma kararının 1163 sayılı Kanuna ve bu Kanuna uygun olarak düzenlenmiş ana sözleşmesi uyarınca usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacının davalı kooperatifin ...10.1996 tarihli 11 kararı ile..... nolu ortağı olarak ortaklığa kabul edildiği yönünde bir uyuşmazlık bulunmamak tadır. Öncelikle davalı kooperatif yönetimi tarafından keşide edilen ihtarnamenin yasa ve ana sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığının ve uygunsa ihtarnameler ile istenen borcun, gerçek borç olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir."...Dava kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemidir. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27 ve Yapı Kooperatifleri tip anasözleşme sinin 14. maddelerinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihraç prosedürü düzenlenmiştir. Bu tür davalarda mahkemece öncelikle, borcun 30 gün geciktirilmesinden sonra ilk ihtarın keşide edilip edilmediği, aidat borcunun ödenmesi için üyeye iki haklı ihtarın gönderilip gönderilmediği ve bu ihtarların usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, borcun ödenmesi için birinci ihtarda 10 gün, ikinci ihtarda bir aylık sürenin verilip verilmediği, süre içinde ödememe halinde müeyyidenin ne olduğunun gösterilip gösterilmediği, ödenmesi istenen borcun miktarının ve neye ilişkin olduğunun açık, anlaşılır olarak belirtilip belirtilmediği tespit edilmelidir. Tüm bu aşamalarda eksiklik bulunmaması halinde ihtarlarda istenen borcun gerçek borç olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir...." (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2011/3617 Esas, 2012/2430 Karar sayılı ilamı). Parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihraç prosedürü 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 27. ve davalı kooperatif anasözleşmesinin 14. Maddelerinde ve yine Yapı kooperatifleri tip anasözleşmesinin 14. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, parasal yükümlülüğünü yerine getirmeyen ortağa öncelikle 2 haklı ihtarın gönderilmesi gerekli olup borcun ödenmesi bakımından 1. ihtarda 10 gün; 2. ihtarda ise 1 ay gün süre verilmesi gerekir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 27. maddesi ise "Ortakların yüklendikleri paylar için ödiyebilecekleri para tutarını anasözleşme belirtir. Kooperatif, sermaye yüklemlerinde borçlu veya sair ödemelerle yükümlü bulunan ortaklarından elden yazılı olarak veya taahhütlü mektupla, bu husus mümkün olmazsa ilanla ve münasip bir süre belirterek yükümlerini yerine getirmelerini ister. İlk isteğe uymıyan ve ikinci istemeden sonra da bir ay içinde yükümlerini yerine getirmiyenlerin ortaklığı kendiliğinden düşer. Ortaklığın düşmesi alakalının, anasözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmez." hükmünü içermektedir.Dosya kapsamında yer alan davalı kooperatifin ana sözleşmesinin 14. Maddesinde"Durumları aşağıda gösterilen hallere uyanlar yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılır. Parasal yükümlülüklerini otuz gün geciktirmeleri üzerine, yönetim kurulunca noter aracılığı ile yapılacak ihtarı takip eden on gün içinde bu yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere yine aynı kurulca ikinci ihtar yapılır. İkinci ihtarı takip eden otuz gün içersinde yükümlülüklerini yerine getirmeyenler... çıkarma kararı gerekçeli olarak yönetim kurulu karar defterine kaydedilir. Kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere 10 gün içinde notere tevdi edilir. Ortak çıkarma kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir veya genel kurula itiraz edebilir..." şeklinde düzenlenmiştir. Yapı kooperatifleri tip anasözleşmesinin 14. Maddesinde de, durumları bu maddede belirtilen hallere uyanların yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılacağı düzenlenmiş olup maddenin 2. bendinde bu hallerden biri olarak; parasal yükümlülüklerini 30 geciktirmeleri üzerine, yönetim kurulunca noter aracılığı ile yapılacak ihtarı takip eden on gün içinde bu yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere yine aynı kurulca ikinci ihtarın yapılacağı ve bu ihtarı takip eden bir ay içerisinde de yükümlülüklerini yerine getirmeyenler gösterilmiştir. Kooperatif ortaklığında üyelerin ortaklıktan çıkarılabilmeleri için gönderilen ihtarnamelerin usule uygun olarak düzenlenmesi ve tebliğ edilmesi gerekmektedir. Üyelikten ihraç için tebliğ edilen ihtarnamelerde, üyenin hangi ay için ne kadar borçlu olduğunun belirtilmesi, borcun ana para ve faiz miktarlarının da açık ve net olmak üzere anlaşılır olması aranmaktadır. Zira üyenin hangi ay için ne kadar borçlu olduğu açık bir şekilde belirtilmeden ve hangi aylara ait aidat borcunun istendiği hususu denetlenmeden üyenin usulüne uygun olmayan ihtarnamelerle temerrüde düştüğü kabul edilemez. Kooperatif ortaklığından çıkarılma esasları ve itiraz usulü 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 16. maddesinde düzenlen miştir. Kanuna göre," kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça belirtilmelidir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar. Ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin karar, yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca verilir. Ana sözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir. Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır.Üç aylık süre içinde, genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma kararları kesinleşir. Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder." şeklindedir.Somut olayda davacıya gönderilen ilk ihtarname olan Bakırköy .... Noterliği'nin ../11/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde, kooperatif genel kurulu toplantılarında alınan kararlara göre toplam 55.018 TL borcun ihtarnamenin tebliğinden itibaren 10 gün içinde ödenmesi aksi halde Kooperatifler Kanununun 16 ve 27. Maddesi ve ana sözleşmenin 14/2 maddesine göre ortaklıktan çıkarılacağı ihtar edilmiş, ihtarname davalıya .../12/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı tarafından davacıya gönderilen ikinci ihtarname olan Bakırköy ... Noterliği'nin .../02/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde, Kooperatif genel kurul toplantılarında alınan kararlara göre toplam 55.018 TL ile gecikmiş aylık % 5 faiz miktarında borcun ihtarnamenin tebliğinden itibaren 10 gün içinde ödenmesi aksi halde Kooperatifler Kanununun 16 ve 27. Maddesi ve ana sözleşmenin 14/2 maddesine göre ortaklıktan çıkarılacağı ihtar edilmiş, ihtarnane davalıya 28/02/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı tarafından davacıya gönderilen üçüncü ihtarname olan Bakırköy .... Noterliği'nin .../07/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde, Kooperatif genel kurul toplantılarında alınan kararlara göre toplam 55.018 TL ile gecikmiş aylık % 5 faiz miktarında borcun ihtarnamenin tebliğinden itibaren 1 ay içinde ödenmesi aksi halde Kooperatifler Kanununun 16 ve 27. Maddesi ve ana sözleşmenin 14/2 maddesine göre ortaklıktan çıkarılacağı ihtar edilmiş, ihtarnane davalıya 17/07/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir.Davacının ../09/2020 tarihli 61 nolu yönetim kurulu kararı ile Kooperatif üyeliğinden çıkarıldığı ve kararın davacıya Bakırköy ... Noterliği'nin ../09/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; davacının kooperatife olan borcunu zamanında ödememesi üzerine Bakırköy ...Noterliği'nin ./02/2020 tarih .... yevmiye nolu birinci ihtarname yine aynı Noterlik aracılığı ile ../07/2020 tarih... yevmiye nolu ikinci ihtarname çekilerek gerekli sürelerin verilmesine rağmen borcun ödenmemesinde direnildiği tespit edildiğinden yönetim kurulunun ../09/2020 tarih, 61 sayılı kararı ile kooperatif ortaklığından çıkarılmış olduğu ihtar edildiği ve ihtarnamenin davacıya ../10/2020 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.Bu bilgiler ışığında, davalı Kooperatif tarafından gönderilen ihtarname içerikleri incelendiğinde, davalı tarafından gönderilen ihtarnamelerde hangi tarihler arasındaki aidat borcunun istendiği konusunda bir açıklık olmadığı, davacının hangi ay için ne kadar borçlu olduğunun belirtilmediği görülmüştür. Her ne kadar bilirkişi raporunda borcun sadece ana para tutarı olduğu belirtilmişse de, ihtarnamelerde borcun sadece ana para olduğu belirtilmediği gibi birikmiş toplam borç miktarının hangi aylar için ne kadar aidat miktarına tekabül ettiği hususunun açık ve net olmak üzere anlaşılır olmadığı, ihtarname içerik ve usullerinin yasa ve Yargıtay içtihatlarına uygun olmadığı görülmüştür. Bununla birlikte, davacının üyelikten çıkarılma kararının ortağa bildirilmesine ilişkin Bakırköy ...Noterliği'nin ../09/2020 tarih ... sayılı ihtarnemesine, yönetim kurulu kararının eklenmediği anlaşılmaktadır. 1163 sayılı Kooperatif Kanunu'nun 16 ve kooperatif anasözleşmesinin 14. maddesi sonucu olarak, ortaklıktan çıkarılan üyeye, çıkarılma kararının onaylı örneğinin çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere 10 gün içinde notere tevdi edilmesi gerektiği ancak tevdi edilmediği, bu bakımdan yasa ve ana sözleşmede belirtilen ihraç prosedürünün usulüne uygun yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacının kooperatif üyeliğinden ihraç prosedürünün usulüne uygun işletildiğinden söz edilemez. Bu nedenle ihtarnameye konu borcun gerçek bir borç olup olmadığının belirlenmesi yönünden bir inceleme yapılmasına da ihtiyaç bulunmadığından mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek tesis edilen karar isabetli görülmemiştir. Bu nedenlerle Mahkemece yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Ancak, davacının davalı kooperatif üyeliğinden çıkarılmasına ilişkin davalı Kooperatifin 14/09/2020 tarih ve ... nolu yönetim kurulu kararında, davacı ile birlikte bir başka üyenin de ihracına karar verildiğinden iptali talen edilen davalı Kooperatifin ...../09/2020 tarih ve ..... nolu yönetim kurulu kararının davacı yönünden hüküm ve sonuç doğurmak üzerine iptaline karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden esas hakkında aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/.. Esas, 2022/.... Karar sayılı ve ../02/2022 tarihli kararının HMK'nın 353/1b-2.maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a) Davanın KABULÜ ile, Davalı Kooperatifin 14/09/2020 tarih ve .... nolu yönetim kurulu kararının davacı yönünden hüküm ve sonuç doğurmak üzerine İPTALİNE,b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 677,60 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, c)Davacının yapmış olduğu 2.344,20 TL yargılama giderleri ile 108,80 TL peşin harç ve başvurma harcı olmak üzere toplam 2.453,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,d)Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde BIRAKILMASINA, e)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince taktir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan 109,60 istinaf yargılama giderleri ile 301,40 TL istinaf harçları olmak üzere toplam 411,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 29/01/2026