TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/12/2020 NUMARASI : 2019/1028 Esas, 2020/896 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 12/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1687 KARAR NO : 2026/214 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/12/2020 NUMARASI : 2019/1028 Esas, 2020/896 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 12/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : 1.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirketin, davalı şirkete peyzaj ve çevre düzenleme hizmeti verdiğini ve 25.03.2019 tarihli, toplam 1.770.000,00 TL tutarında 7 adet fatura tanzim ettiğini, davalı şirketinde 1.665.000,00 TL tutarında toplam 7 adet çek keşide ederek taraflarına verdiğini, bakiye tutar olan 105.000,00 TL'yi ise banka yoluyla ödediğini, davalı şirketin ... çek numaralı 10.06.2019 tarihli 235.000,00 TL bedelli çek tarihi üzerinde değişiklik yapılarak çek tarihinin 10.10.2019 olarak değiştirildiğini ve şirket yetkilisi tarafından bu değişikliğin paraflandığını, davalı şirket tarafından düzeltme yazısı verildiğini, davalı şirketin çek üzerinde değişiklik yapmak suretiyle davacı şirkete zarar verme gayesinde olduğunu, düzeltme yapılan çek dışında kalan çek bedellerinin ödendiğini, bunun üzerine ödenmeyen fatura bakiye alacağı bedeli olan 235,000,00 TL'nin tahsili amacıyla Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, daha sonra davalı tarafın 31.10.2019 tarihinde 236.000,00 TL tutarında iade faturası düzenlediğini, yasal süresi içinde noter kanalıyla faturaya itiraz edilerek faturanın iade edildiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davacı şirketin, davalı şirket tarafından kendilerine tanzim edilerek verilen çeki tahrifat yapmak suretiyle ve rızaları dışında şirket yetkililerinin imzası da olmadan ...isimli müvekkili şirketle bağı bulunmayan kişi tarafından çekin keşide tarihini 10/10/2019 olarak tanzim ederek ve keşideci müvekkili şirket yetkilisi ...'ın da imzası taklit edilerek bu tarihin paraf edildiğini, çekin davacının elinde iken müvekkili şirketin ortaklık yapısının değiştiğini ve ...'ın müvekkili şirketin eski ortağı olan ...'dan aldığı vekaletnamenin işlevsiz kaldığını, bu nedenle çekin tanzim tarihini paraf edecek kişinin de ... olmadığını, çekin ibraz süresi içinde bankaya götürülüp ibraz edilmediğini, çekin kambiyo hüviyetini kaybettiğini, davacının çek bedeli kadar fatura üzerinden ilamsız icra takibine giriştiğini, davacı şirketin herhangi bir peyzaj işi yapmadığını, buna ilişkin herhangi bir sözleşme sunamadığını, davacı tarafın kambiyo yoluyla alacağını talep etmiş olması halinde sahtecilik ve imza itirazlarının olacağını beyanla çekteki tanzim tarihinin değiştirildiğine ilişkin atılan paraf imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, dava devam ederken Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki alacağın tamamının ... tarafından davacı ... Ltd. Şti'den temlik alındığına dair beyan dilekçesi sunulmuş olup beyan dilekçesi ekinde sunulan Bakırköy 39. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 17/07/2020 tarihli "Alacağın Devri" başlıklı belgeye göre Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki 325.034,18 TL alacağın tamamının bütün fer'ileri ile birlikte davacı tarafından, ... isimli kişiye 325.034,18 TL bedel karşılığında temlik edildiği, somut uyuşmazlıkta davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalar sebebiyle oluşan borcun tasfiyesi amacıyla davalı tarafından ... çek seri numaralı, 10/06/2019 tarihli, 235.000,00 TL tutarlı çekin keşide edilerek yukarıda belirtilen diğer çekler ile birlikte davacıya verildiği, davacının ise söz konusu çeki cirolayarak tedavüle koyduğu ve bu suretle çek bedeli kadar çeki ciro ettiği kendisinden sonra gelen ciranta ... ..... Ltd. Şti.'ye borcundan kurtulduğunun anlaşıldığı davacının buna rağmen Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında çek bedelinin ödenmemesi sebebiyle bakiye fatura alacağı yönünden ilamsız icra takibine giriştiği, bu durumda ispat yükü davacıya ait olacağından davacının ... Bağcılar şubesine ait, ... çek numaralı 10/06/2019 tarihli 235.000,00 TL bedelli çekin kendilerine geri döndüğünü ve ödeme yapılarak çekin bu suretle geri alındığını ispat etmesi gerektiği, davacıya bu hususta beyanda bulunmak ve belgeleri varsa sunmak üzere süre verilmiş ise de davacının bu anlamda üzerine düzen ispat külfetini yerine getiremediği, beyan dilekçesi ekinde sunulan belgelere göre yukarıda da belirtildiği üzere davacının söz konusu çeki ciro ettiği kendisinden sonra gelen ciranta ... .... Ltd. Şti.'ne aralarındaki ticari ilişki uyarınca vererek borcundan kurtulduğu, ancak söz konusu çekin ödeme yapılarak kendilerine geri döndüğü hususunun halen ispata muhtaç olduğu, davacı tarafa bu hususa ilişkin ispat külfetini yerine getirmeden önce dava dilekçesinde yemin deliline dayandığından davalı tarafa yemin teklifinde bulunup bulunmayacağı hususunda beyanda bulunmak, yemin teklif edecek ise yemin metnini ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş ise de davacı taraf Mahkememizin bu ara kararı üzerine karşı tarafa yemin teklif edip etmeyeceği hususunda beyanda bulunmadan söz konusu ara karardan rücu edilmesi talebinde bulunduğundan yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı temlik alan vekili istinafında, bilirkişi raporuna göre müvekkilinin 235.000,00 TL. alacaklı olduğunu, çekin ödenmemesi üzerine çekin geri döndüğünü, ödeme yaparak çeki geri aldıklarını, davacının çekin bedelini Melay şirketine ödediğini, çek bedelinin temlik eden tarafından ödendiğini, beyan dilekçelerinin incelenmeden karar verildiğini, davanın kabulüne karar verilmesinin gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. V-DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Türk Borçlar Kanunun ... ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan itiraz iptali davasıdır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı, davalıya peysaj ve çevre düzenlemesi işi yaptığını, davalıya toplam 1.770.000,00TL tutarında 7 adet fatura kesildiğini, davalının da toplam tutarı 1.665.000,00 TL olan 7 adet çek kestiğini, 6 adet çeki ve 105.000,00TL'yi ödediğini, 10.06.2019 tarihli 235.000,00TL tutarlı çeki ödemediğini, müvekkili şirketin faturaya dayalı bakiye alacağı olduğunu belirterek davalı tarafından yapılan itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı ise 10.06.2019 tarihli 235.000,00TL tutarlı çekin tarihinin değişiklik yapılarak 10.10.2019 olarak değiştirildiğini, parafı davalı şirket yetkilisinin yapmadığını, bu durumu bankaya bildirdiklerini, çekin ödenmediğini, davacıyla peyzaj işi olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Yerel mahkeme, 10.06.2019 tarihli 235.000,00 TL tutarlı çekin, ödeme yapılarak davacıya geri alındığını ispatlaması için beyanda bulunmak ve belgeleri sunmak üzere süre verildiği, davacının ispat külfetini yerine getiremediği ve yemin teklifinde bulunup bulunmayacağını bildirmeden, yemin deliline dayanmaktan vazgeçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir....'ın 15.01.2019 tarihli yazısına göre, çekin keşide tarihinde bulunan düzeltmenin firmanın kendileri tarafından yapılmadığını, imzanın kendilerine ait olmadığını belirttiğinden, imza uyuşmazlığı sebebiyle işlem görmeden iade edildiği bildirilmiştir.Davacı alacaklı davaya konu takipte bakiye alacağının tahsilini istemiştir. İcra takibi faturaya dayalı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamında alınan 31.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda davacı tarafından bu iş kapsamında kesilen 7 adet faturanın ve 7 adet çekin taraf defterlerinde kayıtlı olduğunu, davalı tarafından 6 adet çek bedeli olan 1.430.000,00TL'nin ve 105.000,00 TL'nin ödendiğini, davalı tarafından 31.102019 tarihli 236.000,00 TL iade faturası düzenlendiğini, söz konusu bu iade faturasının davacı tarafından, davalıya tekrar iade edildiğini, faturalara davalı tarafından itiraz edilmediğini, 235.000,00 TL'lik çekin davalı tarafından ödenmediğini, davacının 235.000,00 TL alacaklı olduğunu bildirmiştir. Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerekirken bu hususun değerlendirilmediği anlaşılmıştır. Davalı tarafça 6 adet çek ile 105.000,00TL'nin davacıya ödendiği sabittir. Bu ödemeler ile tarafların ticari kayıtları göz önüne alındığında, taraflar arasında eser sözleşmesi olduğu ispatlanmaktadır. Dava konusu takip faturaya dayandığı ve faturanın ve davalı tarafından verilen çeklerin taraf defterlerine kayıtlı olduğu ve faturalara itiraz edilmediği sabittir. O halde davalı yanca iade faturası kesilmiş olmasının bir ehemmiyeti yoktur. Bilirkişi raporunda da davacı yanın 235.000,00 TL alacaklı olduğu saptanmış ancak Mahkemece hatalı olarak bu husus dikkate alınmamıştır. Belirttiğimiz sebeplerle, davanın kısmen kabulü ile icra takibinde asıl alacak olan 235.000,00 TL'ye yapılan itirazın iptaline ve faturaların iki taraf defterine kayıtlı olması sebebiyle alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, faize dair talebin ise Borçlar Kanununda aranan temerrüt şartları oluşmadığından reddine dair yeniden hüküm kurularak, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE, 2-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2020 tarih ve 2019/1028 Esas, 2020/896 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın KISMEN KABULÜ ile Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında, davalı tarafından yapılan itirazın, 235.000,00 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, icra takibindeki şartlarla takibin DEVAMINA, 4-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE 5-İcra inkar tazminatı talebinin KABULÜNE, 47.000,00 TL'nin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 16.052,85 TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 3.141,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.911,37 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafından yatırılan 3.141,48 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan 177,50 TL tebligat ve posta gideri, 700,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 877,50 TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre takdiren 792,79 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye miktarın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 25.109,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE, 2-Davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 394,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 556,10 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 12/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.