1. Ceza Dairesi 2023/4118 E. , 2024/1673 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Olası kastla öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralamaya teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, katılan sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması Sanıklar ... ve ... hakkında katılanlar ..., ..., ... ve ...'a yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçundan ku…
**1. Ceza Dairesi 2023/4118 E. , 2024/1673 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Olası kastla öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralamaya teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, katılan sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması Sanıklar ... ve ... hakkında katılanlar ..., ..., ... ve ...'a yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında katılan ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs; sanık ... hakkında olası kastla öldürme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2022 tarihli ve 2021/406 Esas, 2022/426 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık ... hakkında ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Sanık ... hakkında ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 3. Sanık ... hakkında ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 4. Sanık ... hakkında ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 5. Sanık ... hakkında...'a karşı olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 21 ... maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.02.2023 tarihli ve 2023/192 Esas ve 2023/317 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz nedenleri, eksik inceleme ile karar verildiğine, suç vasfına, 2. Sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri, suçu işlemediğine, suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına, haksız tahrike, 3. Sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri, suç vasfına, meşru savunmaya, haksız tahrike, 4. Sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri, suç vasfına, meşru savunmaya, 5. Sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri, suç vasfına, meşru savunmaya, haksız tahrike, fazla ceza tayinine, takdiri indirim nedenine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Otel sahibi İlmettin ve gizli ortağı olduğunu beyan eden sanık ...'in, otelin yanında bulunan boş araziyi otel müşterilerinin araçları için park alanı olarak kullanmak istedikleri arazinin kiralanması meselesini görüşmek üzere arazinin ortaklarından katılan ...'in iş yerine gidip işyerinde çalışan mağdur ... ile görüştükleri, nihayetinde ...'in konuşmaya dahil olması üzerine tartışma çıktığı, tartışma sonrasında ... ve İlmettin'in iş yerinden ayrıldıkları, birkaç saat sonra ...'in iş yerinin bulunduğu sokağa sanık ... motosiklet ile geldiği, motosikletin arka kısmında sanık ...'un bulunduğu, öte yandan bahse konu yere sürücülüğünü temyiz dışı sanık ...'in yaptığı araç ile ... ve sanık ...'ın da araç içinde oldukları, ... ve ...'ın bir süre ...'e ait iş yerini gözetledikleri, ... ve ...'un ise iş yeri etrafında motosiklet ile hareket halinde olarak katılan ... ve yanındakilerin hareketlerini takip ettikleri, bu esnada maktulün elinde bebek puseti ile sanıkların yanlarından geçerek katılan ...'in iş yeri istikametine doğru yürüdüğü, hemen sonrasında sanıklar ... ve ...'ın tabancalar ile sanık ...'un ise tam otomatik silah ile katılan ...'in bulunduğu tarafa doğru birçok kez ateş ettikleri, ... ve ...'ın sürücülüğünü ...'in yaptığı araca binerek olay yerinden uzaklaştığı, ...'un da, ...'ın kullandığı motosiklete binerek olay yerinden kaçtığı belirlenmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Tebliğname Yönünden Tebliğnamede sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında katılan ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs; sanık ... hakkında katılan ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere karşı temyiz talebi olduğu gösterilmiş ise de anılan hükümlere karşı temyiz talepleri bulunmadığı belirlendiğinden inceleme dışı tutulmuştur. B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Katılan ...'e Karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemlerin sanıklar tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükümlere esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, haksız saldırı sanıklar tarafından geldiğinden meşru savunmanın şartlarının oluşmadığı, katılan ...'ten sanıklar ..., ... ve ...'a yönelik haksız söz veya davranış bulunmadığı, sanık ... hakkında takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Sanık ... Hakkında Maktule Karşı Olası Kastla Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık ...'in gizli ortağı olduğu otelin yanındaki arazinin kiralanması görüşmesinin tartışmayla bitmesinden birkaç saat sonra katılan ...'e karşı silahla saldırıda bulunmak üzere sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in bir araya geldikleri, aralarındaki iş bölümü gereği motosikleti ...'ın kullanıp arkasında tam otomatik silah ile ...'un konumlandığı, sanık ...'in sürücülüğünü yaptığı ön plakası olmayan ve arka plakası da siyah naylonla kaplı araçta ise ... ve ...'ın tabanca ile bulundukları, olay yerine geldiklerinde ... ve ...'un sürekli hareket halinde ...'in iş yerinin önünden ve çevre sokaklarda gezerek ... ve çevresindekilerin hareketlerini takip ettikleri, sanıklar ... ve ...'ın da ...'in iş yerini görecek şekilde pozisyon alıp izlemeye koyuldukları, ...'in ise aracı yol ortasında sokağı kapatacak şekilde kaçışa hazır halde bekletip sokağa girmek isteyen araçları eliyle gelmeyin şeklinde işaretler yaparak sokmadığı, bu şekilde sanıkların kendi üzerlerine düşen iş bölümü kapsamında hareket ederek fikir eylem birliği içerisinde "asli fail" olarak hareket ettikleri anlaşılmıştır. Sanıkların bu hareketleri sırasında maktul ...'ın sanıkların yanından elinde bebek puseti bulunur vaziyette geçerek katılanın iş yerine doğru yürüdüğü, bu sırada sokakta yürüyüş halinde olan başka insanlarında bulunduğu ve sanıklar tarafından bunun açık şekilde gözlemlendiği, maktul ...'ın ...'in iş yerini geçtikten sonra ... ve ...'ın tabanca, ...'un ise tam otomatik silahla maktulün ve ...'in iş yerinin bulunduğu tarafa doğru ateş etmeye başladıkları, ...'ın en az 12 el, ...'in en az 6 el, ...'un ise en az 17 el ateş ettiği, ...'un silahından çıkan mermilerden birinin maktule isabet etmesi sonucu ölümüne neden olmuştur. Olayın gerçekleştiği yerdeki sokağın darlığı, sanıkların ve özellikle ...'un kullandığı tam otomatik silahın özellikleri, atış adetleri, sanıkların ateş ettikleri yerde başka insanların da oluşu ve bu durumun sanıklar tarafından açıkça gözlemlendiği halde sakınma ve tereddüt göstermeden eylemlerine devam etmeleri bir arada değerlendirildiğinde çatışma sonucunda olayla ilgisiz insanların yaralanabileceklerinin mutlak ve kaçınılmaz olduğu gözetilerek; 1. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında maktul ...'a karşı iştirak halinde kasten öldürme suçundan suç duyurusunda bulunularak kamu davası açılmasının sağlanması, açılan dava ile sanık ...'un maktule karşı olan eylemi nedeniyle açılan davanın birleştirilerek sonucuna göre karar verilmesi, 2. Kabule göre de; sanık ...'un eyleminin doğrudan kastla öldürme suçunu oluşturduğu gözetilemeden suç vasfında yanılgıya düşülerek olası kastla öldürme suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanıklar ... Ve ... Hakkında Katılanlar ..., ..., ... Ve ...'a Yönelik Kasten Yaralamaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kesin olduğundan, katılan ..., ..., ... ve ... vekillerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Katılan ...'e Karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) başlıklı paragrafında açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.02.2023 tarihli ve 2023/192 Esas ve 2023/317 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, C. Sanık ... Hakkında Maktule Karşı Olası Kastla Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (C) başlıklı paragrafında açıklanan nedenle katılan vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.02.2023 tarihli ve 2023/192 Esas ve 2023/317 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Bozma nedeni gözetilerek sanık ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sayın çoğunluğun kabulünde de belirtildiği üzere, sanıklar ..., ... ve ...'un hasım ...'e yönelik ateş ettikleri sırada, maktulün dışında başka şahısların da belirtilen sokakta bulundukları, maktule isabet mutlak ve kaçınılmaz olsaydı, aynı sokakta ve maktulle aynı durumda olan diğer şahısların da isabet almalarının gerektiği, oysa sokakta çok sayıda bulunan insanlardan sadece ... aldığına göre, mutlak ve kaçınılmazın kabulünün mümkün bulunmadığı görüş ve kanaatinde olduğumdan, sanık ...'un maktule karşı öldürme suçundan verilen hükmün bozulması ile olası kastla insan öldürme ..., ..., ... ve ...'in müşterek failliği mümkün bulunmadığından bu yöndeki suç duyurularına ilişkin sayın çoğunluğun kararına katılmamaktayım. KARŞI OY Suça iştiraki için öncelikle faillerin bir suçu işlemek konusunda iştirak iradelerini ortaya koymaları ve anlaşmaları gerekir. İştirak iradesi suç işlenmeden önce veya en geç suçun işlenmesi sırasında ortaya çıkmış olmalıdır. İştirak iradesinin mevcudiyeti için, her şerikin diğer faillerle birlikte belirli bir suçun işlenmesine katıldığını bilmesi gerekir. İştirakin kabulü için failde, suça iştirak iradesi olmalıdır. Yani suça katılanlar önceden, belli bir suçu işleme konusunda aralarında anlaşmalı, irade birliğine varmalıdırlar. Kararlaştırılan bir suç işlenirken, faillerden birisinin diğerlerinden habersiz bir başka suçu daha işlemesi halinde ise önceden anlaşma olmadığı için, ikinci failin icrasına yardım etmeyen diğer failler, bu suçtan sorumlu tutulmazlar.Herhalde failin başkasının fiiline katıldığını bilmesi ve bunu istemiş olması lazımdır. İstenmemiş olan neticenin husulünde her failin sadece tesadüfî olarak fiillerinin birleşmiş olması iştirake yeterli değildir. Bir suça iştirak ettiğini bilmeyen kimsenin bu cehaleti kastı ortadan kaldırır. İştirak halinde suç işlenmesi halinde, iştirakin nevini saptamak için faillerin karar verme ve icra safhalarındaki tüm hareketlerinin nazara alınması ve topluca değerlendirme yapılması gerekmektedir. Kast insanın iç dünyası ile ilgili bir kavram olup, kastın açıkça ifade edilmediği durumlarda, iç dünyaya ait bu olgunun dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak belirlenmesi yoluna gidilmektedir. Kişinin eyleminin, bir suça katılma aşamasına ulaşıp ulaşmadığı, ulaşmışsa da suça katılma düzeyinin saptanması için, eylemin bir evresindeki durumun değil, eylemin yapılması için verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, sırası ve sonraki davranışların da dikkate alınıp, tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Suç işleme kararının aynı suç konusunda alınması gerekir.Yeni ceza yasası kusur teorisini benimsediğini ileri sürmesine rağmen, iştirak konusunda irade teorisini esas almış gözükmektedir. Zira kusur teorisi nedensellik bağından sarfı nazar edemez. İştirak anlaşmasına konu hareket işlenirken kastı aşan bir netice meydana gelmişse, bundan tüm ortaklar kusurları derecesinde sorumlu olurlar. İştirak anlaşmasına konu suç dışında bir suç işlenmişse, ortakların sorumluluğu bu suça iştirak etmiş sayılıp sayılmayacakları hususunun tespitinden sonra tayin edilmelidir. Bu açıklamalar ışığında Dairemizin çoğunluk görüşüne göre; Sanık ...'in gizli ortağı olduğu otelin yanındaki arazinin kiralanması görüşmesinin tartışmayla bitmesinden birkaç saat sonra katılan ...'e karşı silahla saldırıda bulunmak üzere sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in bir araya geldikleri, aralarındaki iş bölümü gereği motosikleti ...'ın kullanıp arkasında tam otomatik silah ile ...'un konumlandığı, sanık ...'in sürücülüğünü yaptığı ön plakası olmayan ve arka plakası da siyah naylonla kaplı araçta ise ... ve ...'ın tabanca ile bulundukları, olay yerine geldiklerinde ... ve ...'un sürekli hareket halinde ...'in iş yerinin önünden ve çevre sokaklarda gezerek ... ve çevresindekilerin hareketlerini takip ettikleri, sanıklar ... ve ...'ın da ...'in iş yerini görecek şekilde pozisyon alıp izlemeye koyuldukları, ...'in ise aracı yol ortasında sokağı kapatacak şekilde kaçışa hazır halde bekletip sokağa girmek isteyen araçları eliyle gelmeyin şeklinde işaretler yaparak sokmadığı, bu şekilde sanıkların kendi üzerlerine düşen iş bölümü kapsamında hareket ederek fikir eylem birliği içerisinde "asli fail" olarak hareket ettiklerinin anlaşıldığı, Sanıkların bu hareketleri sırasında maktul ...'ın sanıkların yanından elinde bebek puseti bulunur vaziyette geçerek katılanın iş yerine doğru yürüdüğü, bu sırada sokakta yürüyüş halinde olan başka insanlarında bulunduğu ve sanıklar tarafından bunun açık şekilde gözlemlendiği, maktul ...'ın ...'in iş yerini geçtikten sonra ... ve ...'ın tabanca, ...'un ise tam otomatik silahla maktulün ve ...'in iş yerinin bulunduğu tarafa doğru ateş etmeye başladıkları, ...'ın en az 12 el, ...'in en az 6 el, ...'un ise en az 17 el ateş ettiği, ...'un silahından çıkan mermilerden birinin maktule isabet etmesi sonucu ölümüne neden olduğu, Olayın gerçekleştiği yerdeki sokağın darlığı, sanıkların ve özellikle ...'un kullandığı tam otomatik silahın özellikleri, atış adetleri, sanıkların ateş ettikleri yerde başka insanların da oluşu ve bu durumun sanıklar tarafından açıkça gözlemlendiği halde sakınma ve tereddüt göstermeden eylemlerine devam etmeleri bir arada değerlendirildiğinde çatışma sonucunda olayla ilgisiz insanların yaralanabileceklerinin mutlak ve kaçınılmaz olduğu gözetilerek; Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında maktul ...'a karşı iştirak halinde kasten öldürme suçundan suç duyurusunda bulunularak kamu davası açılmasının sağlanması, açılan dava ile sanık ...'un maktule karşı olan eylemi nedeniyle açılan davanın birleştirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de; Sanıkların olay yerine katılan ...'e karşı suç işlemek amacıyla geldikleri, ancak katılan ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçu işlenirken bu arada hedef dışı olan ve hiç düşünülmeyen maktul ...'in sokaktan geçmesi sırasında sanık ...'ın kontrolsüz atışları sonucunda vurularak öldüğü ve bu eylemden dolayı sanık ...'un mahkumiyetine karar verildiği, yine sanık ... kontrolsüz atışları sırasında mağdur ...'yı olası kastla BTM ile giderilemeyecek şekilde yaralamasından dolayı TCK'nın 86/1, 86/3- e, 21/2 ve 62/1. Maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına CMK'nın 231/5. Maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu eylemden dolayı diğer sanıklar hakkında da dava açılmadığı, sanık ... yapmış olduğu 12 atıştan ise yaralanan olmadığı, bu itibarla yukarıda bahsedildiği gibi sanık ...'ın diğer sanıkların hedeflemediği maktulü öldürmesinden dolayı Sanıklar , ..., ve ... sorumlu tutulamayacaklarından haklarında maktul ...'a karşı iştirak halinde kasten öldürme suçundan suç duyurusunda bulunularak kamu davası açılmasının sağlanması gerekmediği, Ayrıca Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair karar onanmış ise de; sanık ...'ın olay sırasında herhangi bir silah kullanmadığı, üzerinde silah olup olmadığı hususunda aleyhine bir delil de bulunmadığı için silah kullanmak maksadıyla orada bulunduğunun da kabul edilemeyeceği, sanığın olay yerine sanık ...'u kullandığı motosiklet ile getirip, olay akabinde onu motosikleti ile götürerek bu eyleme katıldığı, ancak sanık ...'ın sanık ...'u olay yerine getirip götürmesinin zorunlu bir hareket olmadığı, zira sanık ...'un kendi başına yaya veya başka bir araçla veya sanık ...'in sürücülüğünü yaptığı araçla olay yerine gelip gitmesinin mümkün olduğu, Bu itibarla sanık ...'ın bu suça TCK'nın 39/2-c suçun işlenmesinden önce ve suçun işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak şeklindeki unsurla katılmış olduğunun, sonuç itibariyle sanık ...'ın kasten öldürmeye teşebbüs suçuna TCK'nın 37. Maddesi kapsamında fail olarak değil, TCK'nın 39/2-c maddesi kapsamında yardım eden sıfatıyla katıldığının kabulü gerektiği görüşündeyim. 13.03.2024