14. Ceza Dairesi 2016/1966 E. , 2020/442 K. "" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü: Soruşturma evresinde kollukça ifadesi alınan mağdurenin, 2008 yılı Nisan ayında suça sürüklenen çocukla, ağabeyinin evinde gayri resmi birlikte yaşa…
**14. Ceza Dairesi 2016/1966 E. , 2020/442 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü: Soruşturma evresinde kollukça ifadesi alınan mağdurenin, 2008 yılı Nisan ayında suça sürüklenen çocukla, ağabeyinin evinde gayri resmi birlikte yaşamaya başlamasının ardından burada kaldığı on gün içinde birden ziyade cinsel ilişkiye girdikten sonra babasının evinde de bir ay kalıp cinsel ilişkiye girmeye devam ettiklerini belirtmesi, suça sürüklenen çocuğun babasının Kartal Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/36817 Soruşturma numaralı dosyası kapsamında şüpheli sıfatıyla alınan 13.12.2009 tarihli kolluk beyanında oğlu olan suça sürüklenen çocukla mağdure arasında yaşanan dava konusu olayların 2008 yılı Mart ayı içerisinde gerçekleştiğini söylemesi ve suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki savunmalarında mağdure ile rızasıyla 2008 yılı Ekim ayında cinsel ilişkiye girdiklerini beyan etmesi karşısında, suça sürüklenen çocuk ile ağabeyi, babası ve mağdurenin temin edilip gerçekleşen cinsel ilişki tarihi sorularak suç tarihinin belirlenmesi ve bunun mümkün olmaması halinde bu husustaki tereddüt suça sürüklenen çocuk lehine değerlendirilip, 2008 yılı Ekim ayında suçun işlendiği kabul edilerek hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Mağdurenin 22.10.2008 tarihli kolluk ifadesinde psikolojisinin bozuk olmasından dolayı Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde tedavi gördüğünü ve ilaç kullandığını beyan etmesi, suça sürüklenen çocuğun mahkeme ifadesinde mağdurenin akıl sağlığının yerinde olmadığına ilişkin ailesi tarafından kendilerine rapor gösterildiğini ifade etmesi ve dosyada bulunan Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinin 04.12.2012 tarihli yazısında, mağdurenin 15.07.2008 tarihinde "aktivite ve dikkat bozukluğu" tanısıyla, 19.06.2008 ile 29.07.2008 tarihlerinde "hafif zeka geriliği, davranışta ilgi veya tedaviyi gerektirecek derecede anlamlı bozulma" tanılarıyla tedavi gördüğünün bildirilmesi karşısında, dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. ihtisas kuruluna sevk edilip, suç tarihinde akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, varsa bu durumun hekim olmayanlar ile kendisini tanıyanlar veya çevresinde yaşayanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği, tespit edilen zeka durumunun kendisine yönelik cinsel istismar eyleminin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğine etkisi bulunup bulunmadığı ve mağduru bulunduğu eyleme karşı beden veya ruh bakımından kendisini savunup savunamayacağı hususlarında açıklayıcı rapor aldırıldıktan sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,